Bitkiörtüsünün devreye girmiş olduğu doğal işlemler, karmaşık yapıdaki biyolojik çeşitlilik tarafından desteklenen sağlıklı bir ekosistem döngüsünü ortaya koyar. Bu nedenle doğal bitki örtüsü bulunduğu alanlardaki tüm fiziksel ve biotik faktörlerle karşılıklı ve sürekli bir etkileşim içerisindedir. Kadınlarneden çene kılı yetiştirir: hirsutizm tedavisi. Kadınlarda çenedeki saçlar çok fazla rahatsızlık verir, psikolojik komplekslerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Gereksiz bitki örtüsünün ortaya çıkması genellikle sadece estetik problemlerle sınırlı değildir. Bu fenomen, vücutta meydana gelen patolojik KİMYASAL İŞLEM :Zehirli, kokulu yada aşındırıcı nitelikteki gazların ve emisyonların arıtılmasında kullanılan kimyasal yöntemler. KİMYASAL KİRLİLİK: Gaz, katı yâda sıvı haldeki kimyasal maddelerin etkisiyle havada, suda ve toprakta oluşan kirlilik. HaydarpaşaErkek Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’ni bitiren Prof. Dr. Kerim Güler, 1981 - 1986 yılları arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda asistan olarak görev yaptı. 1987 - 1988 yıllarında Balıkesir Askeri Hastanesi’nde uzman olarak çalışan Güler, 1988 - 1989 yıllarında Sinop AGrubu: Kimyasal maddelerle olan meslek hastalıkları. 25 alt grupta 67 hastalık. B Grubu: Mesleki cilt hastalıkları. 2 alt grupta Deri Kanseri & Kanser dışı deri hastalıkları. C Grubu: Pnömokonyozlar ve diğer mesleki solunum sistemi hastalıkları. 6 alt grupta 9 hastalık. D Grubu: Mesleki Bulaşıcı Hastalıkları. cash. 1-Akdeniz İklimi Bütün güney ve batı kıyılarımızda görülür. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır. Sıcaklık Akdeniz kıyılarında sıfırın altına düşmez, don olayı ender görülür. Marmara ve Batı Karadeniz kıyılarında aynı iklim görülmesine rağmen, kışın ısı sıfırın altına düşer, kar yağışı görülür. Yaz kuraklığı da Akdeniz kıyılarındaki kadar belirgin değildir. 2-Karadeniz İklimi Bölgenin iklimi Karadeniz'in etkisindedir. Kıyıda nem oranı fazla olduğundan yıllık sıcaklık farkları az, yağış fazladır. Yaz sıcaklığı matematiksel konumun etkisiyle Akdeniz kadar yükselmez; kışlar ise güney kıyılarımız kadar olmamakla beraber, ılık geçer. Maksimum yağış sonbahar mevsimine raslar. Yağışlar hemen hemen her mevsimde görülür. Bunu nedeni Karadeniz üzerinden gelen nemli hava kütlelerinin, dağların denize bakan yamaçlarında yükselerek soğumasıdır. Bu bölge sık ormanlarla kaplıdır. Bu özelliği ile diğer bölgelerden ayrılır. Bölge içerisinde yağış miktarı dağların yükselti ve doğrultusuna göre değişir. Doğu Karadeniz'e doğru yağış miktarı artar. Yurdumuzun en fazla yağış alan yeri Rize'dir. 2,5m3 3-Kara İklimi Yurdumuzun deniz etkisine kapalı iç kısımlarda görülür. Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile İç Anadolu karasal iklim etkisindedir. Karasal iklimde yazlar kısa ve sıcak, kışlar uzun ve karlıdır. Yıllık ve günlük sıcaklık farkları fazla, yağışlar genellikle azdır. Doğu Anadolu'da yükselti fazla olduğundan, yurdumuzun en soğuk, kışı en uzun, yazı en kısa bölgesidir. İç Anadolu Bölgesi'nden yüksekte olduğu için yağış miktarı bu bölgeden fazladır. En çok yağış, İç Anadolu'da ilkbahar, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kış mevsimine raslar. İç Anadolu Bölgesi, dağlarla çevrili olduğundan diğer karasal iklim bölgelerinden daha az yağış alır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi İç Anadolu'dan daha fazla yağış aldığı halde, buharlaşma şiddetli olduğundan yurdumuzun en kurak bölgelerindendir. Güneydoğu ve iç Anadolu bölgelerinde kuralık en önemli sorunlardandır. Kuraklık nedeninedeniyle bitki örtüsü bu bölgede steplerden oluşur. KARADENİZ BÖLGESİ Bölge, Anadolu'nun kuzeyinde ve adını aldığı deniz boyunca uzanan bir şerit biçimindedir. Doğuda, Türkiye - Gürcistan sınırından başlar; batıda Adapazarı Ovası'nın doğusunda Sakarya Nehri'nin doğusunda sona erer. Bölge, doğu batı yönünde 1000 km, kuzey güney yönünde, doğuda 100 km, orta bölümde 200, batıda ise 150 km genişliğindedir. Bölgenin güney sınırı ise Kuzey Anadolu dağlarının iç sıralarının doruk noktalarından geçer. İnsan, bitki ve hayvanların doğal yaşamını olumsuz yönde etkileyen erozyon, her şeyden önce toprak ve su dengesi üzerinde değişiklikler yaratmaktadır. Bu değişiklikler beslenme ve yerleşme sistemine kadar etki etmekte, yaşam standartlarını maddi ve manevi kayıplarla düşürmektedir. Toprak ve arazi kaybına sebep olan erozyon, bunun yanında çölleşmeye neden olarak su kaybı doğurur. Toprağın su depolama oranını düşürmesi ise verimin en aza inmesi demektir. Toprak üzerinde bitki örtüsünün kaybolmasına neden olan erozyon, arkasından muhakkak taşkın ve çığ gibi felaketler doğurmaktadır. Arka arkaya meydana gelen bu felaketler, bitki örtüsünün yok olmasını sağlar. Haliyle insanı en çok etkileyen iklim değişikliği de bu süreçte ortaya çıkar. Uzun vadede iklim değişikliği, göç ve ekonomik sorunları da beraberinde getirir. Erozyon Nedir? Toprağın dış kuvvetler adı verilen; sel suları, akarsular ya da birikintiler ile sürüklenmesi taşınması adını alan erozyon, kısaca toprağın aşınması olarak da tanımlanabilir. Bir nevi yeryüzü yüzeyinin taşınması ve dış kuvvetlerce aşınması durumudur. En basit izahı ile toprağın bilhassa rüzgar ve su gibi doğal dış etkenlerce hasarlara neden olarak hareket ettirilmesine erozyon adı verilmektedir. Çevrede meydana gelen bu olay, çeşitleri farklılık göstermekle beraber temel olarak doğal erozyon şeklinde ortaya çıkar. Diğer türüne oranla doğal erozyon daha az zarar verir. Bu nedenle doğal erozyonun ortaya çıkması toprak açısından çok büyük bir sorun değildir. Çölleşme, kuraklık, verimsizlik ve toprak kaybına neden olan erozyon, insan faktörü ile ortaya çıkarsa ciddi sorunlar teşkil etmektedir. Erozyonun Nedenleri Nelerdir? Doğal erozyon olarak nitelendirilen erozyon türü, dünyanın hareketlerine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Gece ve gündüzün arasında meydana gelen ısı farklılığı kaya ve topraklarda aşınmalar doğurur. Bu da toprak aşınması olarak tanımlanan erozyonun en masum halidir. Erozyonun doğal olarak ortaya çıkma sebeplerine göz atıldığında; iklimin kuraklığı, dengesiz yağış tarzı ve engebeli arazi yapısı dikkat çekmektedir. Erozyonun nedenlerine göz atıldığında en büyük felaketlerin temelinde insan görülmektedir. Bitki örtüsünün tarım gerekçesi ile tahrip edilmesi, düzensiz şehirleşme ve yerleşme, meralarda aşırı otlatmaya gidilmesi erozyonun sebeplerinin temelidir. Toprağın aşırı sürülmesi, nadas sorunu, hızlı nüfus artışı da yine insan kaynaklı nedenler arasındadır. Erozyonu meydana getiren faktörleri daha ayrıntılı bir şekilde başlıklar altında inceleyelim İklim Bu başlık altında; yağış rejimi, sıcaklık ve rüzgar gibi doğal olaylarda girmektedir. Aralarında toprak kaymasını en fazla etkileyen yağıştır. Yağışın rejimi ve ne kadar sürdüğü kadar çeşidi de erozyona yol açan en temel sebepler arasında yer almaktadır. Sıcaklığın birden yükselmesi veya düşmesi toprağın gevşemesine yol açar. Bunun ardından gelen şiddetli rüzgar veya yağışlar, üst tabakasının sürüklenmesine yol açmaktadır. Bu nedenle önlem olarak ağaçlandırma yapılmalıdır. Özellikle bitki örtüsü zayıf olan bölgelerde, erozyondan daha az etkilenmek için ağaçlandırma önerilir. Topografya Bu terim bir arazinin eğimi, uzunluğu, şekli ve yüzeysel özellikleri hakkında bilgi verir. Dolayısıyla bir bölgenin topografik yapısı da önemli bir erozyon sebebidir. Eğimli olan yerlerde toprak daha kolay kaymaktadır. Ülkemiz de dağlık bir coğrafi özelliğe sahip olduğundan, erozyon sıklıkla yaşanmaktadır. Jeolojik Yapı Bu madde içerisinde toprak yapısı da girmektedir. Zaten jeolojik yapı ile toprak arasında ayrılmayan bir ilişki bulunmaktadır. Gevşek yapıda olan, ayrışmaya çok müsait olan topraklarda erozyon daha kolay meydana gelmektedir. Türkiye'nin jeolojik ve toprak yapısı da ayrışma ve değişme karşısında çok fazla dirençli olmayan, tortul yapıda zayıf topraklardır. Bitki Örtüsü En az yağış kadar önemli bir sebep olan bitki örtüsü de üzerinde durulması gereken bir madde. Bitki örtüsünden yoksun, çıplak arazilerde erozyon daha çok meydana gelmektedir. Ekilen bitkinin türüne göre toprağa kök salma mesafesi değişir. Fakat ne olursa olsun, toprak aşınımını ve kayma oranını azaltır. Toprakları en fazla koruyan bitki çeşitleri ise şunlardır; ormanlar, meralar, çayırlar, baklagiller, buğday, arpa ve yulaf benzeri tahıllar ile mısır ve sıya gibi çapa bitkileridir. Ormanların Farklı Nedenlerle Tahrip Edilmesi Özellikle yaz aylarında binlerce metrekare ormanların yanarak yok olduğuna tanık oluyoruz. Her yıl meydana gelen bu üzücü olayların esas kaynadığı da genellikle insanların ihmalleri oluyor. Bunun yanında ağaçların endüstriyel kullanım için kesilmesi de bir başka olumsuz etken. Doğaya hiç düşünmeden, kendi çıkarları için zarar veren insanoğlu, ağaçları keserek, ihmaller sonucu ormanların yanmasına sebep olarak veya hayvanlarını otlatarak ağaçların yok olmasını sağlıyor. Tarım Alanlarının Yanlış Kullanımı Son yıllarda hükümet tarım alanlarının amacının dışında kullanılmasını engellemek için birçok yeni yasa ve kanunu yürürlüğe koydu. Türkiye tarım açısından çok zengin ve verimli topraklara sahip bir ülke. Fakat bu alanların amacı dışında kullanılması da erozyona sebep olan bir başka etken. Düzensiz Yerleşme İnsanların tarımsal ve ekonomik ihtiyaçlarımızı karşılayan toprağı amacı dışında kullanarak, bu alanlara yerleşim yerleri kurması da bir başka sebep. Toprağın bitki örtüsü kaldırılarak evler inşa etmek erozyonun daha kolay bir şekilde oluşmasına sebep olmaktadır. Erozyon Çeşitleri Nelerdir? Erozyona göz atıldığında dört çeşidinin bulunduğu görülmektedir. Su erozyonu; en yaygın görülen erozyon tarzıdır. Bilhassa eğimli arazilerde bitki örtüsünün zayıfladığı noktalarda su etkisi ile ortaya çıkan bu erozyon çeşidi, akış halindeki sulara bağlıdır. Su erozyonu hem maddi hem de manevi olarak en ağır kayıplar verilen erozyon türüdür. Rüzgar erozyonu; su erozyonundan sonra en sık karşılaşılan erozyondur. Rüzgarın hareketlerine bağlı olarak toprak hareketlerinin görülmesine rüzgar erozyonu adı verilir. Daha çok kurak iklimin hakim olduğu bölgelerde görülen rüzgar erozyonu verimsiz bir toprak düzeni sağlamaktadır. Çığ erozyonu; buz ve buzul etkisi ile kendini gösteren erozyondur. Tehlikeli olduğu kadar olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Yer çekimi erozyonu; bu tip erozyon ise kitle hareketlerine bağlı olarak ortaya çıkan erozyon çeşididir. Erozyonu Önlemenin Yolları Nelerdir Erozyon Nasıl Önlenir? Doğal bitki örtüsünün yok edilmesi, aşırı otlatma, yangınlar, yağmur, rüzgar ve toprağı eğimle aynı yönde sürmek erozyonun sebepleri arasında sıralanmaktadır. Bunlardan insan faktörlü olanları ortadan kaldırılırsa, erozyon önlenebilir veya azaltılabilir. Erozyonu önlemenin ilk kuralı, çıplak arazilerin ağaçlandırılmasıdır. Bilhassa tarla açma gibi bahaneler ile ormanlar katledilmemelidir. Nadas alanları dengede tutulmalı, ekim işleri düzene sokulmalıdır. Mera otlatılması belli bir düzen içinde gerçekleştirilmeli, asla aşırıya kaçılmamalıdır. Şiddetli rüzgar olan bölgelerde, rüzgarın hızını kesecek önlemler alınmalıdır. Eğimli olan araziler fazla işlenmemeli, taraçalanmalıdır. Araziler, eğime dik bir şekilde sürülmelidir. Su erozyonuna temel olan akarsular, ıslah edilmelidir. Erozyonun Sonuçları Tehlikeleri Nelerdir? Doğa muazzam bir denge halindedir. Bu dengeyi bozan şey her ne olursa olsun, sonuçları büyük veya küçük tüm ekosistemi etkileyecek niteliktedir. Erozyon için de aynı durum geçerli. Eğer toprağın verimli olan üst tabakası, yukarıda saydığımız sebeplerden dolayı aşınırsa; Çölleşme başlar. Tarımda yetiştirilen ürünlerin kalitesi düşer. Toprağın su depolama gücü azalır. Sular kirlenir. Bitki örtüsü yok olduğundan heyelan, çığ gibi felaketler daha kolay gerçekleşir. Tarım alanları verimsizleştiğinden kırsaldan kente göç başlar. Bu da beraberinde çarpık kentleşmeyi ve toplumsal sorunları getirir. Göç ve sebepleri hakkında detaylı bir yazıyı daha önce sizlerle paylaşmıştık. Yine toprağın verimli üst tabakası yok olduğundan kuraklık gibi ciddi sorunlar ortaya çıkar. Eğitim Öğretim İle İlgili Yazılar, Araştırmalar, Belgeler > Konu Anlatımlı Dersler > Coğrafya Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar BİTKİ ÖRTÜSÜ NEDİR ÇEŞİTLERİ ÖZELLİKLERİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER ETKENLER BİTKİ TOPLULUKLARI COĞRAFYA KONU ANLATIM Bir yerde doğal olarak yetişen bitkilerin oluşturduğu topluluklara bitki örtüsü denir. Orman, bozkır, çayır, maki gibi. Herhangi bir bölgede, o bölgenin doğal koşullarına uygun olarak yetişen bitkiler topluluğu. Hayvanların yararlanıp, yararlanamadıklarına bakılmaksızın, bir arazi parçasını kaplayan canlı veya ölü bitki ve bitki parçalarıdır. Bitkiler yetişebilmek için besin maddesi, su ve sıcaklığa ihtiyaç duyar. Bu özellikler bakımından yeryüzündeki ortam şartları, büyük farklılıklar gösterir. Bazı yerlerde çok uygun özellikler bulunurken bazı yerler son derece olumsuz şartlara sahiptir. Onun için yeryüzünde, bitki örtüsü yönünden çok fakir alanlar olduğu gibi son derece zengin bölgeler de bulunmaktadır. BİTKİLERİN ÖZELLİKLERİ 1-Bitkiler hayvanların besin kaynağıdır. 2-Bitkiler toprakların aşınmasını ve sellerin oluşumunu sağlar. 3- Bitkilerden ilaç yapılır. 4-Canlıların beslenmesinde ve kullandığımız bazı mal ve eşyaların üretiminde yer tutar. 5-Bitkiler çeşitli topluluklar halinde bulunur Orman ,Çalı, ot gibi BİTKİ ÖRTÜSÜNÜ ETKİLEYEN FAKTÖRLER, ETKENLER 1. İklim Faktörü Etkisi Yeryüzünde bitkilerin dağılışında en önemli faktör iklim koşullarıdır. iklim elemanlarından sıcaklık ve yağış bitkilerin yetişmesinde ve farklılık göstermesinde belirleyicidir. Her bitki türünün yetişmesi belli bir sıcaklığa bağlıdır. Bu sıcaklık değerinin bitkinin ihtiyacından düşük yada yüksek olması bitkinin yetişmesini engeller. Ekvator’a yakın yerlerde sıcaklıkların yüksek olması geniş yapraklı ormanları oluştururken, orta enlemler de karışık ormanların, kutuplara yakın yerlerde ise iğne yapraklı ormanların görülmesi sıcaklığın bitki dağılışı üzerindeki etkisine örnektir. Sıcaklık bitki örtüsünün yetişebileceği üst sınırı da belirler. Ekvatordan kutuplara doğru sıcaklığın azalması, ormanların yetişebileceği üst sınırın farklılaşmasına yol açar. Sonuç olarak sıcaklığın ve yağışın çok olduğu bölgelerde bitki örtüsü gürleşirken, soğuk ve kurak bölgelerde bitki örtüsü seyrek ve cılız olur orman örtüsü yerinin otsu bitkilere bırakır. 2. Yer Şekilleri Faktörü Etkisi Bitki örtüsünün yetişmesinde yükseklik ve bakı özellikleri de etkili olmaktadır. Yükselti arttıkça sıcaklık azalmakta, belli bir yükseltiden sonra yağış miktarı da düşmektedir. Bu yüzden bir dağ yamacı boyunca farklı özellikte olan ormanlar kuşaklar halinde yükselir. Doğal olarak ülkemizin % 70’inin ormanlarla kaplı olması insanların çeşitli amaçlarla ormanları tahrip etmeleri sonucu, ormanlarımız günümüzde ülkenin ancak % 25’ini kaplamaktadır. Ülkemiz, bitki türü bakımından Dünya’nın en zengin ülkeleri arasındadır. Ancak bitki örtüsü bakımından zengin sayılmaz. Çünkü ülkemizin doğal bitki örtüsü uzun zamandan beri tahrip edilmektedir. Bitkilerin toprak, su ve sıcaklık ihtiyaçları birbirinden farklıdır. Onun için yetişme şartları aynı olan bitkiler, belirli yerlerde toplanmışlardır. Böylece bitki toplulukları ortaya çıkmıştır. Bitki dağılışında yer şekillerinin etkisini 3 başlık altında ele alabiliriz. Yükselti Sıcaklık yükseldikçe her 200 metrede 1 derece azalmaktadır. Yani yükseklere çıkıldıkça sıcaklık azalır. Sıcaklığın azalmasına bağlı olarak bir dağ yamacı boyunca bitki örtüsünün dağılışı da değişecektir. Yükselti arttıkça sırasıyla; geniş yapraklı, karışık yapraklı, iğne yapraklı ormanlar ve dağ çayırlarına rastlanır. Yüksek dağların zirvelerine doğru bitki örtüsü tamamen ortadan kalkabilir. Sadece sıcaklık değil nem ve yağış koşulları da yükseltiye göre farklılık gösterir. Bakı Bakı dağların güneşe bakan yamaçlarına verilen isimdir. Dönenceler içinde çok önemli olmasa da Türkiye gibi dönenceler dışında olan ülkeler için bakı koşulları bitki dağılışını etkileyen faktörlerden biridir. KYK’de güneye, GYK’de kuzeye bakan yamaçlar bakı yönüdür. Türkiye’nin Kuzey Yarım Kürede oluşu dağların güneye bakan yamaçlarının daha sıcak olmasına sebep olur. Doğal olarak dağların güneye bakan yamaçları ile kuzeye bakan yamaçlarında yetişen bitkiler, bu bitkilerin yetiştiği yükselti değerleri de farklılık gösterir. Dağların Uzanışı Dağların denize paralel veya dik uzanması bitki dağılışını etkiler. Paralel uzanması durumunda dağın denize bakan yamacı daha fazla yağış alırken, iç kesimlere bakan tarafları daha kurak olur. Yağışın fazla olduğu kıyı tarafında orman örtüsü gelişebilirken, iç kesimlere bakan yamaçların daha kurak olması ancak otsu bitkilerin gelişebilmesine neden olur. Dağların denizlere dik uzanması durumunda denizin ılımanlaştırıcı etkisi ile yağış ve nemi karalara daha fazla sokulma imkanı bulur. Buda bitki dağılışını etkileyecek başka bir nedendir. 3. Toprak Faktörü Etkisi Bitkiler besin ve su ihtiyaçlarını topraktan karşılarlar. Toprağın verimli ya da verimsiz olması, Toprak yapısının gevşek veya sıkı olması, Toprak türünün kireçli, killi, kumlu olması bitki dağılışını etkileyecektir. Çünkü her bitkinin yetişme koşulları, sıcaklık ve yağış istekleri farklı olduğu gibi toprak türüde bitkiden bitkiye farklılık gösterir. Kimi bitki sert topraklarda yetişirken kimi yumuşak topraklarda görülür. Kimisi killi toprakta, kimisi volkanik topraklarda yaşam alanı bulur. 4. Beşeri Faktörler İnsan Etkisi İnsanların bitki örtüsünün dağılışı üzerindeki etkisi her geçen gün artmaktadır. İnsan ihtiyaçları arttıkça doğal kaynaklar daha fazla tüketilmektedir. Bitkilerde doğal kaynaklardan biri olup insanların sınırsız ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışır. İnsanlar bitki türlerinin dağılışını neredeyse tamamen olumsuz yönde etkiler. Tarih boyunca insanlar; savaşlar, tarım alanları açma, yakacak ihtiyacı, orman yangınları, hayvan otlatma, orman alanlarını imar ve iskana açma, yol yapımı, sanayileşme gibi nedenlerle bitki örtüsünü yok etmişlerdir. BİTKİ TOPLULUKLARI Doğal koşulların benzer olduğu alanlarda benzer bitki toplulukları yetişir. Örneğin; Kanada ve Rusya'da sıcaklık ve yağış koşulları benzer olduğundan bitki türleri de benzerdir. İki alanda da tayga ormanlarına rastlanır. Ot Toplulukları Doğal koşulların ağaç yetişmesine uygun ol­madığı alanlarda bulunurlar. Bu ot toplulukları belirli dönemlerde yağan yağmurlarla yeşeren bitkilerdir. Örneğin; Sudan, Nijerya gibi ülkelerde görülen yaz yağışlarıyla yeşeren uzun boylu ot toplulukları gibi. Orman Toplulukları Uzun boylu, sık, gür ağaçların oluşturduğu, kendine özgü iklim koşulları olan topluluklardır. Örneğin; Endo­nezya ve Malezya'da bulunan tropikal ormanlar gibi. Çalı Toplulukları Ormanların tahribi sonucunda oluşan topluluk­lardır. Örneğin; İtalya'da kızılçamların tahribi sonucu meydana gelen makiler gibi. DÜNYADA BULUNAN BİTKİ ÖRTÜSÜ DAĞILIŞLARI DAĞILIMLARI ÇEŞİTLERİ ÖZELLİKLERİ Ekvatoral Yağmur Ormanları Sıcaklık ve nem koşullarından dolayı sık ormanlar gelişmiştir ve ormanlar her zaman yeşildir. Orman ağaçları çok gürdür50-60 m. Balta girmemiş ormanlar olarak adlandırılır. İklime uyum sağlamak için terleme yüzeyleri geniş ve gözeneklidir. Ağaçlardan düşen dal ve yaprakların sıcak bilgi yelpazesi. com nemli ortamda çürümesi sonucu hoş olmayan bir koku etrafa yayılır. Bu ormanların görüldüğü yerler her mevsim yağışlı özellikte ve yıllık yağış miktarı 2000 mm'nin üstündedir. Bitkiler yayvan yapraklı ve yapraklarını dökmeyen ağaçlardır. Bitki çeşitliliği çok fazladır. Orman altı sarmaşık ve otsu bitkilerleLiyan, Epifit altı florası da çok zengindir. Yeryüzündeki Dağılışı *Ekvatorun 10 kuzey 10 güney enlemleri arasında 1000 m kadar yükseltiye kadar etkilidir, *Güney Amerika'da Amazon Havzası'nda Brezilya,*Afrika'da Kongo Havzası'nda ve Gine Körfezi kıyılarında, *Güney Doğu Asya Adaları Endonezya belirgin olarak görüldüğü yerlerdir. *Malezya, Endonezya, Filipinler, Papua Yeni Gine'de etkilidir. *Avustralya'nın kuzeyinde görülür. Muson Ormanları Muson iklim bölgesinde bulunan ormanlardır. Bunlar Ekvatoral ormanlar gibi gür ve sık ormanlardır. Ancak içinde yer alan tür sayısı bakımından ekvatoral ormanlardan fakirdir. Yıllık yağış miktarı 2000 mm civarındadır. Yaz ayları yağışlı, kış ayları kurak geçer. Yıllık yağışın % 85 'i yaz aylarında olduğu için yazın yeşil, kışın yaprak döken ormanlardır. Muson ormanlarının ağacı teak ağacıdır. Bitki örtüsü yağışların bol olduğu alanlarda kışın yaprağını döken muson ormanları, etrafında çalılar ve az yağış alan yerlerde ise savanlar yaygındır. Yeryüzündeki Dağılışı *Güneydoğu ve Doğu Asya da Hindistan, Japonya, Tayland, Vietnam, Endonezya, Doğu Çin, Kore, Filipinler, *Avustralya'nın kuzeybatısı, *Güneydoğu Afrika da görülür. Madagaskar'ın doğusunda, *Kuzey Amerika'nın güneydoğu kıyılarında görülür. Orta Kuşağın Karışık Ormanları Orta kuşak okyanusal İklim bölgesinde görülen bitki örtüsüdür. Bu ormanlar geniş yapraklı ve iğne yapraklı ağaçların bir arada bulunduğu bitkilerdir. Yıllık yağış miktarı 1000- 1500 mm civarındadır. Ağaç türü, sayısı ve ağaçların büyüklükleri bakımından da ekvatoral ve muson ormanları kadar zengin ve büyük değildirler. Yeryüzündeki Dağılışı *Batı Rüzgârları sebebiyle Ilıman Kuşak karalar& 305;nın batısında, *Batı Avrupa'nın Atlas Okyanusu kıyılarında, *Yurdumuzda ise Karadeniz kıyılarında etkilidir, *Kuzey Amerika'nın batı ve güneydoğu kıyılarında, Güney Amerika'nın güneybatı kıyılarında, *Avustralya'nın doğusunda, Yeni Zelanda'da, *Afrika'nın güneyinde. Tayga Ormanları Orta kuşakta karasal iklimin sert özellikte görüldüğü ve yağışın bol olduğu nemli alanlarında görülenormanlardır. Bu iklimde kışlar çok sert geçtiği için ağaçlar soğuğa dayanıklı yaprak dökmeyen iğne yapraklı ağaçlardır. Yağışın çoğu yazın düşer. En az yağış kışın düşmektedir ve kar şeklindedir. Kışların aşırı soğuk olmasınedeniyle havadaki nem miktarının azalması ve yüksek basıncın etkisi yağışları azaltır. Yaz mevsimindehavanın ısınması nedeniyle oluşan termik kaynaklı alçak basınçlar konveksiyonel karakterde yağışların oluşmasını sağlar. Yıllık yağış ortalaması 500-600 mm civarındadır. Yeryüzündeki Dağılışı *Deniz etkisinden uzak kara içlerinde ve ılıman kuşak karalarının doğu kıyılarında soğuk su akıntısından dolayı görülür. *Orta ve doğu Avrupa, Asya'nın kuzeyi Kuzey Çin'de, Mançurya'da, Rusya'da, Orta Sibirya'da görülür. *ABD nin kuzeyinde ve Kanada'da. Makiler Makiler yaz kuraklığına dayanıklı kısa boylu bodur ağaç ve çalılardan oluşan yabani zeytin, defne, kocayemiş, mersin, keçiboynuzu, sandal, zakkum, akçakesme, kermez meşesi, Süpürge çalısı, taş meşesi, bodur ardıç vb. Akdeniz iklimin doğal bitki örtüsüdür. Maki yaz kuraklığına dayanıklı bitkiler olup kış soğuklarına fazla dayanıklı değildir. Yaprakları kalın, güneşe dönük yüzleri parlak, terlemeyi sağlayan stomaları az ve küçük olması ile suyu iktisatlı kullanarak yaz kuraklığına dayanır. Makiler genelde kızılçam ormanlarının yok edildiği yerlerde oluşurlar ve genelde kıyıda 500-800 m yukarılara kadar çıkabilir. Yeryüzündeki Dağılışı *Akdeniz'e kıyısı olan ülkeler Libya, Mısır ve Lübnan hariç. Buralarda görülmeme sebebi yer şekillerinin engebesiz olmasıdır., *Avustralya'nın güneybatısı,Güney Afrika Cumhuriyetinde Kap bölgesi,Şili'nin orta kesimleri, *Kuzey Amerika'da Kaliforniya çevresinde, *En geniş anlamıyla 30-40 derece enlemleri arasında kıtaların özellikle batı kıyılarında görülür. Savanlar Tropikal iklim bölgesinin bitki örtüsüdür. Savanlar uzun süre yeşil kalan, gür ve uzun boylu ot topluluklarıdır. Savan bitki örtüsü içinde ağaçlar ve ağaç kümeleri görülür. Genelde buralarda ki ağaçlar kurakçılveya kuraklığa dayanıklı türlerdir. Yeryüzündeki Dağılışı *Akarsu boylarında görülür. Galeri Ormanları Savanlardaki, küçük akarsu boylarında görülen, çoğunlukla 50-100 m genişliğinde, bir akarsu ağı biçiminde uzanan ve sürekli yeşil kalabilen nemli ormanlardır. Galeri ormanları olarak adlandırılmalarının nedeni, ağaçların, akarsuyun üstünü bir galeri geçen dönemlerde ağaçlar yapraklarını döker. Güneş ışınlarının dik geldiği yaz döneminde konveksiyonel yağışlar görülür, Kış aylarında Subtropikal yüksekbasıncın DYB etkisinde kaldığından kış kuraklığı belirgindir. Bu nedenle yazı yağışlı kışı kuraktır. Yıllık yağış miktarı 1000-1500 mm arasındadır. Yağış grafiği birbirinin tersidir. Yağışlar güneş ışınlarının dik olarak geldiği dönemde daha fazladır KYK de Haziran, GYK de Aralık ayında yağış daha fazladır. Yeryüzündeki Dağılışı *Ekvatoral iklim ile çöl iklimi arasında görülür 10-20° kuzey ve güney enlemleri arasında görülür *Güney ve Orta Afrika, Sahra Çölü ile Ekvatoral Afrika arasında Sudan, *Güney Amerika'da Brezilya'da, Venezuella, Kolombiya, Peru ve Bolivya'da etkilidir. *Orta Amerika'da, *Madagaskar'ın batısında görülür. Bozkır Step Bitki örtüsü ilkbahar yağışlarıyla yeşeren, yaz başlarında kuruyan küçük boylu ot topluluğudur. Buna stepbozkır bitki örtüsü denir. Steplere Kuzey Amerika'da preri, Güney Amerika'da pampa adı bitki örtüsü içinde geven, deve dikeni, gelincik, çoban yastığı gibi bitkiler yer ikliminde yağış miktarı orman gelişimi için yeterli değildir. Bu iklimin etki alanlarından akarsu boylarında şeritler halinde kavak ve söğütler kuşak tipinde kar yağışları ve don olayı görülür nem oranı düşüktür yağış rejimi düzensizdir. İnsanlar tarafından ağaç kesilerek, yakılarak ormanların ortadan kaldırılması sonucunda oluşan bozkırlara ANTROPOJEN BOZKIR denir. Bu tür bozkırlar, ormanların tahrip edilmesi sonucunda ortaya çıktığından-böyle alanlarda-yer yer orman ağacı topluluklarına rastlanır. Yeryüzündeki Dağılışı *Deniz etkisinden uzak kara içlerinde ve ılıman kuşak karalarının doğu kıyılarında soğuk su akıntısından dolayı görülür. *Orta ve doğu Avrupa Asya'nın kuzeyiSibirya Kanada ve ABD nin kuzeyinde görülür. *Yurdumuzda ise Doğu Anadolu Bölgesinde Erzurum -Kars Bölümünde görülür. *Gece ile gündüz yaz ile kış arasında büyük sıcaklık farkının görüldüğü kara içlerine gidildikçe bu farkşiddetlenerek artar. Çayırlar Orta kuşakta karasal iklim bölgesinin yarı nemli sahalarında ve yüksek dağlarda orman ve ağaçyetişme üst sınırının üstende görülen ve yaz boyu yeşil kalan ve bozkırlardan daha uzun boylu bitkiörtülerine çayır denir. Yazları serin ve yağışlı geçmesi otların kurumasını önleyerek yeşil kalmalarını ve uzun boyluolmalarını sağlamaktadır. Bunların orman üst sınırından sonra görülenlere dağ çayırları denir. Yeryüzündeki Dağılışı *Bu bitkiler Sıcak ve ılıman bölgelerde yüksek dağlık sahalarda sıcakların ağaç yetişmeye yetmediği yüksek kesimlerinde, Ayrıca yazı yağışlı karasal alanlarda görülmektedir. *Ayrıca soğuk karasal iklimde yazı yağışlı alanlarda yağışın nispeten az olduğu sahalarda, *ABD'nin KD. Kanada'da, Kuzey Çin'de, Rusya'da, Orta Sibirya'da görülür. Tundra Tundra iklim bölgesinde düşük sıcaklığa ve kuraklığa uyum sağlamış olan kısa boylu çalılar, otlar veyosunlardan oluşan bitki topluluğudur. Yıllık yağış miktarı 200-250 mm civarındadır. Kışlar çok soğuk ve uzun geçer. Toprak kış aylarında donmuş haldedir. Yaz aylarında toprağın üst kısımlarında çözülmeler görülür ve oluşan bataklıklarda tundra adı verilen sezonluk ot ve çayır türü bitkiler yetişir. Tundra kutba en yakın bitki örtüsüdür. Yeryüzündeki Dağılışı *Yaklaşık olarak 70-80 enlemleri çevresinde görülür. *Asya'da, Sibirya,Avrupa'da, İskandinavya Yarımadasının kuzeyinde, *Kuzey Amerika'da Kanada'nın kuzey kısımlarında,Güney Amerika'nın güney kısımlarında görülür. *Güney yarımküredeki etki alanı KYK dekine oranla çok azdır bunun nedeni GYK de okyanusların geniş alan kaplamasıdır. Çöl Bitkileri Kum örtüleri altında veya kayalıklardan oluşan bu bölgelerde yıllık yağışlar yok denecek kadar azdır. 200mm nin altında Buralarda bitkiler çok seyrektir. Kuraklığa uyum sağlamış olan kurakçıl kaktüsler, otlar ve çalılardan oluşur. Bu bölgelerde kuraklığa en iyi uyum sağlamış bitkiler, gövdesinde çok miktarda su biriktirebilen kaktüslerdir. Üzerlerindeki küçük dikenler, bitkinin ısı kaybını azaltmaktadır. Ayrıca yeraltı sularının yüzeye çıktığı yerlerde vahalar oluşmuştur. Yeryüzündeki Dağılışı *Afrika'nın kuzeyi Büyük sahra, Kalahari, Namib çölleri, Afrika'nın güney batısındaki Namib ve Kalahari çölleri, *Ortadoğu'da Necef Çölü, Suriye çölü, Arabistan yarım adası, Basra körfezi çevresi, *Hindistan'ın kuzeybatısı Tar çölü, *Orta Asya'da Gobi, Taklamakan, Kara kum, Kızıl kum Çölleri, *Avustralya'nın iç kısımları ve batısı, Gobbon ve Gibson, Büyük kum, Victoria çölleri *Güney Amerika'daki Patagonya Atacama, Peru çölleri K. Amerika'daki Arizona, Gila, Meksika, Sanaron çölleridir. TÜRKİYE’DE BULUNAN BİTKİ ÇEŞİTLERİ VE ÖZELLİKLERİ Türkiye’de fazla bitki türü yüzden dünyada ekvatoral bölgeden sonra oldukça zengin bir ülkedir. Ülkemizde farklı iklim bölgelerine ait, bitkilerde barındırır. Relik kalıntı bitkilerÜlkemizde dördüncü jeolojik zamanda görülen iklim değişiklikleri bitki topluluklarının dağılışı üzerinde etkili iklim bölgesine ait bitkilerin Akdeniz iklim bölgesinde, Akdeniz iklim bölgesinde yer alan bitkilerinde Karadeniz iklim bölgesinde yer alması bu şekildedir. Akdeniz bölgesinde yer alan kayın, porsuk, fındık ve gürgen gibi ağaçlar relik topluluklardır. Ülkemizde yer alan bitkilerin yaklaşık üçte biri günümüz iklim şartlarının ortaya çıkmasından daha önce oluşmuş kalıntı bitkilerdir. Endemik bitkilerYeryüzünde sadece belirli bir bölgede yetişen bitki topluluklarına denir. Ülkemizin yer şekillerinin çok çeşitlilik göstermesi ve geçmişte sık sık önemli iklim değişimlerinin yaşanması endemik türler bakımından zenginleşmesini sağlamıştır. Üçüncü zamanda geniş alanlar kaplayan bazı bitkiler geçen süre içinde iklim şartlarının değişmesi ve yer bilgi yelpazesi. com şekillerinin de etkisiyle bazı bölgelerde günümüze kadar kalabilmiştir. *Kasnak meşesi Dedegöl ve Davras dağlarında yar alan karstik çukurlarda, *Sığla ağaçları Köyceğiz gölü çevresinde, *Datça hurması Teke ve Datça yarımadalarında, *Kazdağı köknarı Kaz dağında, *İspir meşesi Kastamonu ve Yozgat çevresinde. Ülkemizde 3000-4000 civarında endemik bitki görülür. Kozmopolit bitkiÜlkemizde geniş sahalara yayılmış ve meşe türleri böyledir. Anıt ağaçlarÜlkemizde yer alan büyük ve yaşlı ağaçlardır. Ülkemizde Bitki Örtüsünün Zengin Olması Şu Faktörlere Bağlıdır; a. İklim etkisi Karadeniz’de dağların eteklerinde-geniş yapraklı orman görülürken, Karadeniz’de dağların yükseklerinde iğne yapraklı orman görülür. Akdeniz’de kuraklığa dayanıklı bitkiler, iç kesimlerde bozkırlar vardır. b. Yüzey şekillerinin etkisi Dağ kuşaklarının kuzey ve güney yamaçlarında ormanlar birbirinden farklıdır. Örnek Dağlarının kuzeyinde aşağıda nemli ve ılıman geniş yapraklı, yukarıda ise iğne yapraklı orman görülür. Aynı dağın güneyinde ise kuraklığa dayanıklı fazla güneş ışığı isteyen kurakçıl bitkiler yetişir. Yine yükseltinin artmasına bağlı olarak da, bitki örtüsü farklılık gösterir. Örnek Toroslarda 1000m’ye kadar, kuraklık isteyen Kızılçam ormanları yetişirken, daha sonra soğuğa dayanıklı sedir ormanları görülür. c. Toprak ve Ana Materyalin Etkisi Bitkilerin besin maddesi isteği ve kök gelişim özellikleri farklıdır. Bazı bitkiler kireçli arazileri, bazı bitkiler yumuşak ve kumlu ana materyalleri tercih eder. Tuzlu topraklarda Fıstık çamı, ve sarıçam yetişmez, bunlar kumlu topraklarda yetişir. d. İnsan etkisi Ülkemizde medeniyetler eskiden beri geliştiği için, bitki örtüsü çok tahrip edilmiştir. Akdeniz’de kızılçam ormanlarının yerini çalı toplulukları almış, İç ve ormanlarının yerini bozkırlar almıştır. e. İklim değişmeleri 4. Jeolojik zamanda, soğuk ve az yağışlı devirde Avrupa ve Sibirya’da yetişen bitkiler Anadolu’da yayılmıştır. Sıcak ve nemli devirde Akdeniz iklim bölgesinde yetişen bitkiler Anadolu’nun kuzeyine kadar ilerlemiştir. Yurdumuzda geçmişteki iklim şartlarına göre yetişmiş bazı bitkilerde bulunmaktadır. Ülkemizin bu özelliği, daha önceden yetişmiş olan bitkilerin tamamen ortadan kalkmasını engellemiştir. Bu nedenle ülkemizdeki bitkilerin üçte biri kalıntı bitkilere aittir. Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen bitkilere Endemik bitkiler denmektedir. “COĞRAFYA DERSİ İLE İLGİLİ KONU ANLATIMLAR” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN >>>TIKLAYIN >>TIKLAYIN >>TIKLAYIN >>TIKLAYINYorumu Baya ayrıntılı ve bilgi içerikli... ->Yazan Dilayyyy 10. **Yorum** ->Yorumu Güzel bir uygulama tesekkur ederiz ->Yazan Zehra 9. **Yorum** ->Yorumu şahane bir site burayı sevdimm ->Yazan Buse. Er 8. **Yorum** ->Yorumu SIZIN SAYENIZDE YÜKSEK BIR NOT ALDIM SIZE TESSEKÜR EDIYORUM... ->Yazan sıla 7. **Yorum** ->Yorumu valla bu site çok süper .Bu siteyi kuran herkimse Allah razi olsun tüm ödevlerimi bu siteden mugladan sevgiler.... ->Yazan kara48500.. 6. **Yorum** ->Yorumu çok güzel bir site. kurucularına çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim. ->Yazan Tuncay. 5. **Yorum** ->Yorumu ilk defa böyle bi site buldum gerçekten çok beğendim yapanların eline sağlık. ->Yazan efe . 4. **Yorum** ->Yorumu ya valla çok güzel bisi yapmışınız. Çok yararlı şeyler bunlar çok sagolun ->Yazan rabia.. 3. **Yorum** ->Yorumu Çok ii bilgiler var teşekkür ederim. Çok süper... Ya bu siteyi kurandan Allah razı olsun ..... süperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr. Çok iyiydi. isime yaradı. Her kimse bu sayfayı kurduğu için teşekkür ederim ->Yazan pınar.. 2. **Yorum** ->Yorumu çok güzel site canım ben hep her konuda bu siteyi kullanıyorum özellikle kullanıcı olmak zorunlu değil ve indirmek gerekmiyor ->Yazan ESRA.. 1. **Yorum** ->Yorumu Burada muhteşem bilgiler var hepsi birbirinden güzel size de tavsiyeederim. ->Yazan Hasan Öğüt. >>>YORUM YAZ<<< Adınız YorumunuzYorumunuzda Silmek istediğiniz kelime veya cümle varsa kelimeyi fare ile seçinve delete tuşuna basın... E MailZorunlu Değil İşitme Kaybı Türleri Ve Nedenleri İşitme kaybının pek çok sebebi bulunmaktadır. İşitme kaybı, geliştiği yaşa göre konjenital ve akkiz olarak sınıflandırılabileceği gibi, işitme yollarında patolojinin lokalizasyonuna göre de sınıflandırılabilir. Örneğin; özellikle çocukluk çağında sıkça görülen orta kulak iltihabı, hastalık boyunca çok hafif ya da hafif derecede bir işitme kaybına neden olur. Kulak Burun Boğaz Hekiminin tedavisi sonucu hastalık iyileştiğinde işitme kaybı da iyileşebilmektedir. Buna karşılık iç kulak ve daha ötesi işitme yollarında meydana gelebilecek işitme kayıplarının iyileşme şansı yoktur ve önlem olarak yapılacak ilk şey işitme cihazı ile duymakta zorlanan kulağa destek olmaktır. O nedenle işitme kaybının türünü, derecesini ve tedavisini Kulak Burun Boğaz Hekimlerine veya Odyoloji Uzmanlarına sormak gereklidir. Question doÄźal bitki örtĂĽsĂĽnĂĽn dĂĽnya ĂĽzerinde görĂĽldüğü yerler nelerdir nedenleri ve bu bölgelerde hangi toprak tĂĽrĂĽ görĂĽlmektedir? CoÄźrafya

doğadaki bitki örtüsünün kaybı nedenleri sonuçları ve önleme yolları