cash. Ne güzel ve etkileyici bir deyim Sudan çıkmış balığa dönmek.’ Hayatlarımızın denk geldiği tarihin bu döneminde başımıza gelenlere karşı, şaşkınlığımızı ve çektiğimiz zorlukları o kadar güzel özetliyor ki… Bir tarafta dış dünyada artan şekilde karşılaştığımız krizler, savaşlar, kıtlıklar vb. zorluklar; diğer tarafta ise iç dünyamızda peşimizi bırakmayan huzursuzluk, kaygı, yalnızlık, mutsuzluk vb. duygular. Ve nihayetinde ne yapacağını bilmeyen “sudan çıkmış balığa dönmüş” insanlar…Peki neden sudan çıkmış balıklar gibi hissediyoruz? Neden şaşkınız, ne yapacağımızı bilmiyoruz ve korkuyoruz? Bunun cevabı basit aslında. Bizler, doğanın bizi nasıl ustaca yönlendirdiğini ve evrimleştirdiğini farketmiyoruz. Doğanın mutlak yasalarına tabi olduğumuzu ve gelişimimizi onun sağladığını unutuyoruz. Evrimimizin hızlanarak devam ettiğini ve artan evrim baskısının doğa tarafından bize dayatıldığını farketmiyoruz. Doğanın, canlıların evrimini, onları zorlayarak ilerlettiğini doğayı kaotik, akılsız ve duygusuz bir mekanizma olarak farz ediyoruz ki yaptığımız en büyük hata da bu… Doğa, akılsız değil, hele duygusuz hiç değil…Biz insanoğlunu evrimleştiren ve kendi içinde yaşatan doğa, bizden çok daha akıllı ve duygulu… Kendine ait aklı ve duygusu olmasa idi, kendi içinde geliştirdiği insanoğlunu nasıl duygu ve akıl sahibi yapacak şekilde evrimleştirebilirdi ki?İşte bu soruların cevabı kritik öneme sahip ve cevabını şu anda apaçık ortaya koyamasak da anlamamız gereken şey şu ki; canlıların evriminin nihai safhası olan “duygusal evrim” safhasına geçiş başladı ve insan organizması bunu başarmak zorunda…Doğanın bakış açısından insanlık tek bir organizma ve her birimiz bu koşulu içselliğimizde hissedene kadar, doğa bizim üzerimizde baskı uygulamaya devam edecek… O, bizi kendisi kadar akıllı ve duygulu yapıp bizi kendisine benzetinceye ve “bütünlüğe” ulaştırıncaya dek durmayacak..

sudan çıkmış balığa ne denir