cash. Tüm öğretmenler sınıfta iş birliği için öğrencileriyle birlikte kurallar koymalıdırlar. Beraberce üzerinde anlaşmaya varılan bu kurallarla, yalnızca öğretmenin değil çocukların çıkarlarına da saygı gösterilmiş çocukların arkadaş edindiği, derslere girdiği ve yeni değerleri öğrendiği bir yerdir. Sınıfta iş birliği, buna dahil olan tüm öğrenciler için olağanüstü düzeyde pozitif bir şey çocuklar okul arkadaşlarıyla sınıfta, aralarda dışarıda ve spor alanlarında eğlenceli vakit geçirirler. Bu aktivitelerin tümü değerlerin ve iş birliğinin kaybolmadığından emin olmak için bir öğretmenin gözetmenliği altında sınıfta iş birliğinin etkili olmasını sağlamaları, bir çocuğun karakterini pozitif bir şekilde etkileyen türden değerleri desteklemeleri açısından güvenilir. Huzurun egemen olduğu bir sınıf ideal bir öğrenme ortamı olarak görülmelidir ve öğrenciler bundan çok büyük ölçüde gereken bazı sorular şunlar olabilir Öğretmenler nasıl iş birliğinin hakim olduğu bir sınıf yaratmayı başarabilirler? Hangi stratejileri kullanmalılar? Öğretmenlerin çocukları motive etmede ustalaşmaları için neye ihtiyaçları var?Öğretmene, sınıfta ortaya çıkabilecek her durumda yardımcı olacak kuralların ve söz birliğinin olması önemlidir. Bu, sınıfı huzur, uyum ve sükunetin egemen olduğu bir yer haline getirmek için en çok kullanılan ve en etkili olan araçlardan öğretmenler sınıfta iş birliği için öğrencileriyle birlikte kurallar koymalıdırlar. Beraberce üzerinde anlaşmaya varılan bu kurallarla, yalnızca öğretmenin değil çocukların çıkarlarına da saygı gösterilmiş şeklinde bolca esneklik olmalı ve çocuklar iş birliğini bir oyunmuş, eğlenceli bir şeymiş gibi görmeliler. Doğru değerleri yavaş yavaş öğreterek, bir çocuğun eğlenme arzusu sağlıklı ve saygılı bir şekilde iş birliği Destekleyici 9 anahtarSınıfta iş birliği üzerine varılan anlaşmalar her zaman temel kurallarla başlamalı. Örneğin karşılıklı olarak üzerinde anlaşmaya varılan aktiviteler ve alışkanlıklar aşağıda tarif edilen iyi değerlere dayanmalı1. Konuşmak için izin istemekİş birliğinin kapsamının ötesinde, bu, temel bir iletişim kuralı olmalı. Bir sınıf arkadaşının sözlerine ve fikirlerine saygı duyulmasını desteklemek her zaman Sınıfta düzen ve temizlikSınıfı temiz ve düzenli tutmak, her gün bulduğunuzdan daha iyi bir şekilde bırakmak Söz dinleyinBu hem davranışlar hem de eğitim için geçerlidir. Öğrenciler öğrenmek için sınıfta bulunduklarını anlamalı ve bu amaçla çaba göstermeliler. Örneğin öğretmenlerini olabildiğince yanında planlanan aktivitelere öğrencileri dahil etmek de iyi bir fikirdir. Bu, onların kendilerini önemli hissetmelerini ve eğitim sürecinin değerli parçalarını görmelerini Hatalarınızı kabul edin ve onlardan ders alınBunu yapmak, hem öğrenciler hem de öğretmenler için zor olabilir. Ancak ne zaman hatalı olduklarını bilmeleri ve sorunu olabilecek en iyi şekilde çözmeleri için çok Her şeyden önce saygıÖğretmenler okula giderken her açıdan öğrencilerin birbirlerine saygı duymasını teşvik etmeliler. Buna sınıf arkadaşlarının eşyaları gibi materyal olarak önem taşıyan şeyler de dahildir.“Öğretmene, sınıfta ortaya çıkabilecek her durumda yardımcı olacak kuralların ve söz birliğinin olması önemlidir.”6. Zorbalığı yasaklayınBaşkalarına saygı göstermek sınıf hayatının temel kuralıdır. Alay etmeyi ve dalga geçmeyi yasaklamak kesinlikle çok büyük önem Şiddetin olmadığı bir alanİyi bir sınıf, huzur ve sükunetin egemen olduğu bir alan olmalıdır. Bu nedenle şiddete teşvik eden oyunları yasaklamak çok Düşünmeyi teşvik edinÇocuklar sınıf arkadaşlarına eşit bir şekilde yardımcı olmalı, ihtiyaçları olduğunda onlara el uzatmalı ve destek olmayı teklif etmelidirler. Gerçek arkadaşlığın temelinde bu Katılımcılığı destekleyinHem sınıfın içinde hem de dışında, katılımcılığı teşvik eden aktiviteler planlamak her zaman pozitif bir şeydir. Bu, sınıfta koyulan kuralların ve üzerinde hemfikir olunan anlaşmaların uygulanmasına yardımcı öğrencilerinin sağlıklı bir sınıf ortamında bulunmayı sürdürmeleri için, onları motive etmek üzere farklı stratejiler sorunları ve çatışmaları sınıfın dışında tutmak çok önemlidir. Öğrenciler sınıfı bir kaçış, güvenli bir alan olarak birlikçi bir ruh yaratmak çok zor olabilir ve herkesin bu süreçte üstüne düşen görevi yapması gerekebilir. Öğretmen, sınıfı olabilecek en iyi hale getirmek için motive edici olmalı, çocuklar ise öğretmenin bu çabasını kavrayabilmeli ve ona karşılık çekebilir ... Okul bütünlüğünde öğretmen, öğrenci ve sınıf var iken ara sınıfların birleştirilmesi işlemi; yeni norm fazlası öğretmen meydana getirmekte, personel boyutunda atıl kapasite yaratmaktadır. Halbuki ara sınıflarda mücbir sebep olmadıkça sınıf birleştirme işlemi yapılamaz ancak ve ancak eğitim öğretimin başında sınıf planlamalarını yapıldığı zamanlarda; 1. sınıf, 5. sınıf ve 9. sınıf oluşturuluyor iken öğrenci sayılarını ilgili mevzuatta yazan sınırlar içinde belirlenmesi gerekmekte fakat sınıf oluştuktan sonra ve yasal olarak sınıfta bulunması gereken öğrenci sayısının altına düşmedikçe ara sınıflar birleştiremez. MEB, sınıf oluşturmada üst sayılar belirlemelidirMilli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğünün tarih ve 13381884 sayılı ve "Sene Başı İş ve İşlemleri" konulu yazısının 2. maddesindeki; "Kayıtlarda bir sonraki eğitim ve öğretim yılında zorunlu eğitime başlayacak çocuklar ile okulun bulunduğu kayıt alanındaki çocuklara öncelik tanınması esastır. Okul müdürlüklerince e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi içerisinde aday kayıt listesinde öğrenci olup olmadığı kontrol edilecek, varsa bu öğrencilerin kesin kayıt işlemleri ivedilikle tamamlanacaktır. Şubeler oluşturulurken, öğrenci sayısı yönetmelikte belirtilen otuz sayısı dolmadan yeni şube açılarak gereksiz kontenjan ve norm oluşturulmayacak, buna rağmen kontenjan boşluğu olması ve kayıt alanı dışından kontenjan boşluğu için başvurunun mevcut kontenjandan fazla olması durumunda, e-okul Yönetim Bilgi Sistemi aracılığıyla kura çekimi yapılacaktır." açıklamasında yer alan "yeni şube açılarak gereksiz kontenjan ve norm oluşturulmayacak," açıklaması ara sınıfları ilgilendirmeyip birinci sınıfları ilgilendirmektedir. Bu yazıya atıfta bulunularak açılmış olan ara sınıfları birleştirme yoluyla kapatmak öğrencilerimizin öğretmenlerinden ayrılmalarına ve psikolojik sorunlara neden olmaktadır. Kısacası ara sınıfların pedegojik olarak kaptılmasında kamu yararı bulunmamaktadır. İlköğretimde sınıftaki öğrenci sayıları ne kadar olabilir?Bu uygulama zincirleme olarak okuldaki tüm sınıfların hizmet puanlarına bağlı olarak öğretmenlerinin değişmesine yol açacağından öğrencilerimizin öğretmenlerinden ayrılmalarına ve psikolojik sorunlara neden olmaktadır. Dolayısıyla pedagojik açıdan ara sınıfların birleştirilmesinde kamu yararı, öğrenci ve öğretmen yararı bulunmamaktadır. Hiç kimse normalde kendi çocuğunun öğretmenin değişmesini istemez. Bunun yanında mevcut sınıfların bölünerek yeni sınıflar oluşturulmasında da kamu yararı yoktur. Açılacak olan 1. sınıf, 5. sınıf ve 9. sınıfların hedeflenen 30 öğrenci sayısının üstünde ve 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun 50. maddesindeki; "Birleştirilmiş sınıflar da dahil olmak üzere bir öğretmene düşen öğrenci sayısı 40 dan fazla olamaz." hükmü gereği 40'ın altında olması gerekmektedir. MEB Bir sınıftaki öğrenci sayısı 40 öğrenciyi geçemezBoş sınıflarımız ve norm kadro fazlası sınıf öğretmenlerimiz var iken okullarımızda eğitim ve öğretim hizmetlerinin gerekli ve yeterli personelce yürütülmesi, personel boyutunda atıl kapasite yaratılmaması, var olan atıl kapasitenin ihtiyaç duyulan okul ve kurumlara yönlendirilmesi ve verimliliğe dönüştürülmesi için ara sınıfların birleştirilmemesi gerekmektedir. Ara sınıflar birleştirilerek öğretmenler norm fazlası yapılamazOkul bütünlüğünde öğretmen, öğrenci ve sınıf varsa ara sınıflar pedagojik açıdan kapatılamazlar veya birleştirilemezler. Ara sınıflarda sınıf birleştirme veya kapatma işlemi sadece mücbir sebeplere dayanılarak yapılabilir. Mücbir sebepler ise sınıf ihtiyacı, öğretmen yokluğu ile tarih ve 30106 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliğinin "Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarının açılması" başlıklı 6. maddesi 2. fıkrası b ve c bendindeki; "2 İlkokul açılabilmesi için; "b İlkokullarda en fazla 32 derslik, 1 inci sınıf için en az 10 öğrenci, görsel sanatlar atölyesi ve/veya, müzik dersliği, fen dersliği, spor veya drama salonu bulunması, gerekir. c Ulaşım şartlarının elverişsiz olması veya öğrenci velilerinin tamamının çocuklarının taşıma yoluyla eğitime erişim kapsamında öğrenim görmelerini istememeleri durumunda ilkokul 1-4 üncü sınıflarda öğrenci sayısının toplamda en az 8 olması ve valilikçe gerekli görülmesi halinde Bakanlıkça bu ilkokulların açık kalması sağlanabilir." hükümlerine göre öğrenci sayısının sınıf kapatma sayısı olan 10 ila 8'in altına düşmesiyle mümkündür. tarih ve 30106 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma Ve Ad Verme Yönetmeliğinin "Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarının açılması" başlıklı 6. maddesi 4. fıkrasındaki; "4 DeğişikRG-10/9/2018-30531 Ortaokul ve imam hatip ortaokulu açılabilmesi için en fazla 32 derslik, 5 inci sınıfta en az 20 ya da toplamda 40 öğrenci, fen dersliği, Değişik ibareRG-14/2/2019-30686 görsel sanatlar atölyesi ve/veya müzik dersliği, teknoloji ve tasarım atölyesi ile spor veya drama salonu bulunması gerekir." hükümlerine göre öğrenci sayısının ortaokul 5. sınıflarda en az 20 olması gerekmektedir. Tarihli ve 29072 Sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğin "Nakil" başlıklı 12. maddesi 10. fıkrasındaki; "10 DeğişikRG-16/6/2016-29744 İlköğretim kurumlarında sınıf mevcutları otuzun altında kalan okulların boş kontenjanları derslerin başladığı haftanın ilk iş gününde e-Okul sisteminde ilan edilir. Bu okullara kayıt alanı dışından öğrencisini nakil ettirmek isteyen velilerin başvuruları derslerin başladığı ilk hafta içerisinde e-Okul sistemi üzerinden alınır. İkinci haftanın ilk iş günü yapılan nakil başvurularının boş kontenjandan fazla olması durumunda, nakil ile gelecek olanlar e-Okul sistemi üzerinden kura çekilerek belirlenir ve ardından bu kişilerin nakilleri yapılır." hükümlerine göre sınıf mevcutlarının üst sınırının 30 olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu konuda ilkokullar hazırladığımız dilekçe örneğini bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız. Bu konuda Ortaokullar hazırladığımız dilekçe örneğini bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız. Ahmet KANDEMİR Instagram'dan takip etmek için tıklayınız “Bir öğretmen sınıfta telefonunuzu alabilir mi?” bir öğrenciye sorabileceğiniz en sinir bozucu sorulardan biridir. Can sıkıcı görünüyor çünkü çoğu öğrenci sıkıcı derslerde telefonlarıyla oynamayı seviyor. Cep telefonları, öğrencinin dikkatini dağıtarak dersin önemli bir bölümünü kaçırmalarına neden olabileceğinden sınıfta sıkıntı yaratabilir. Daha da kötüsü, öğrenciyseniz ve telefonunuzun sesini kapatmayı unutursanız, ders sırasında çalabilir ve herkesin dikkatini dağıtabilir. Bu nedenle bazı öğretmenler dersi bölmediğiniz sürece telefonunuzu gözünü kırpmadan kullanmanıza izin verecektir. Eğitmeninizin katılık derecesine bağlı olarak, telefonunuz sınıfın dikkatini dağıtırsa, telefonunuza el koyabilir ve ders bitene kadar tutabilir. Bununla birlikte, çoğu zaman, öğretmenin kararı okulun davranış kurallarına dayanmaktadır. Ve çoğu okulda, öğretmenlerin öğrencilerin telefonlarını almasına ilişkin kuralları gevşetmiştir. Bu nedenle, bu makale öğretmenlerin telefonunuzu alıp alamayacağını tartışacak ve sınıfta bir öğrenci olarak kendinizi nasıl yönetebileceğiniz konusunda bazı ipuçları sağlayacaktır. Bir Öğretmenin telefonunuzu almaya yasal hakkı var mı?Öğretmeniniz neden sınavdan önce telefonunuzu alsın?Öğretmenler el konulan bir telefonla ne yapabilir?Bir öğretmenden sonra telefonunuzu nasıl kurtarırsınızSınıfta Nasıl Düzgün Davranılır1. Dikkat edin2. Konuşmak istiyorsanız elinizi kaldırın3. Yapmanız gereken zamanlarda çalışın4. Eğitmeninize danışın5. Not alın6. Derse hazırlanın7. Sınıf sohbetinin bir parçası olun“Öğretmenler Telefonunuzu Alabilir mi?” Konusunda Sıkça Sorulan SorularSonuç Bir Öğretmenin telefonunuzu almaya yasal hakkı var mı? Öğretmenlerin telefonunuzu almaya yasal hakkı var ama suça dönüşeceği için uzun süre elinde tutamazlar. Çoğu öğretmen, el konulan bir telefonu tutmasına izin verilen zaman dilimiyle ilgili ayrıntılar için öğrenci el kitabına başvurur. Ancak, bazıları kuralları çiğniyor ve birkaç gün daha var. Bazı durumlarda, daha katı okullara giden öğrencilerin telefonları bir döneme kadar ellerinden alınabilir. Bu size olursa, öğretmeninize yaklaşımınıza dikkat etmelisiniz. Öğretmeniniz neden sınavdan önce telefonunuzu alsın? Bir sınavdan önce, bazı öğretmenler öğrencilerin cep telefonlarını vermelerini isteyecektir. Bu anlaşılabilir çünkü bazı öğrenciler telefonlarını kopya çekmek için kullanabilirler. Ancak telefonlar testten sonra sahiplerine iade edilecek. Bu nedenle, öğretmeniniz sizden telefonunuzu teslim etmenizi istediğinde, bunun test sonuçlarının doğru olduğunu doğrulamak için önleyici bir prosedür olduğunu anlamalısınız. Daha fazla oku 5+ Endüstriyel Makinelerde En Çok Kazandıran İşler SSS, İpuçlarıÜniversite Öğrencileri için En İyi 5 Banka SSS, UygunlukOkul öğrencilere başkalarına yardım etmeyi nasıl öğretir? Öğretmenler el konulan bir telefonla ne yapabilir? Dersleri aksatmak için kullanan öğrencilerin telefonları öğretmenler tarafından ellerinden alınabilir. Ancak, gizliliklerini ihlal edeceğinden hiçbir öğretmen bunu kullanamaz. Öğretmeniniz telefonunuzun şifresini isterse, vermeyi reddedin çünkü telefonunuzu kullanıyorlarsa yasaları çiğniyorlar. Ayrıca, bir öğretmen telefonunuzu alırsa ve ardından gelen aramalara veya mesajlara cevap verirse, derhal müdüre haber vermelisiniz. Bir öğretmenden sonra telefonunuzu nasıl kurtarırsınız Bazı öğretmenler telefonunuzu geri almaya çalışırken sizinle işbirliği yapmak istemeyebilir. Her durumda, öğretmeninizle yüz yüze görüşmek en iyisidir. Üzgün ​​olduğunuzu ve bir daha sınıfta telefonunuzu kullanmayacağınızı açıkça belirtin. Mücadeleci görünmüyorsanız, telefonunuzu genellikle öğretmeninizden geri alabilirsiniz. Bununla birlikte, argümanınızın size merhamet kazandırmayacağını bilmeniz de önemlidir. Bir hata yaparsanız, her zaman kabul edin ve tekrar etmeyeceğinizi söyleyin. Öte yandan öğretmeniniz özür diledikten sonra telefonunuzu geri vermezse müdüre gidebilirsiniz. Kendinizi savunmaya çalışmayın; bunun yerine, çok net bir şekilde öğretmenin okulun kurallarını çiğnediğini söyleyin. Ayrıca reşit olmadığınızda öğretmeninizi anne-babanızla görerek telefonu geri vermesi için ikna edebilirsiniz. Ne de olsa telefon onlarındır, çünkü öğrenciler mal varlığına sahip olmak için yasal kapasiteye sahip değildir. Ancak anne babanızı yanınıza almanın öğretmeninizle olan ilişkinizi zedeleyebileceğini anlamalısınız. Daha fazla oku Transfer Öğrencisi Olarak Nasıl Arkadaş Edinilir Sebepler, SSS, Adımlar Sınıfta Nasıl Düzgün Davranılır Derse bir telefon alıp derslerde kullanmak, sizi sürekli olarak sıcak suya sokabilecek şeylerden biridir. Ancak, iyi haber şu ki, pes etmenize gerek yok. akademik hedefler Sırf hareketsiz oturmakta veya sınıfta dikkatinizi vermekte zorlandığınız için. Gittiğiniz okula rağmen, aşağıdakileri yaparak harika bir öğrenme deneyimi yaşayabilirsiniz 1. Dikkat edin Derse tam olarak katılmalı ve diğer öğrencileri çalışmalarını yapmaya ve etkili bir şekilde öğrenmeye teşvik etmelisiniz. Zeki bir çocuk sınıfa hazırlıklı gelir, proaktiftir, rahattır ve sohbet etmeye ve yardım teklif etmeye isteklidir. Okulun ilk birkaç gününde, bir müfredatta veya resmi bir sözleşmede taleplerin yazılı veya sözlü olarak ortaya konması yaygındır. Genel bir kural olarak, öğretmeninize bağlı kalın ve tavsiyelerine uyun. Ayrıca çeneni kapalı tut, zamanında okulda ol ve başını belaya sokacak arkadaşlarınla ​​oturmaktan kaçın. 2. Konuşmak istiyorsanız elinizi kaldırın Bir soru sormak veya bir şey iletmek istediğinizde iş arkadaşlarınıza sadece bağırmayın. Her şey açıklığa kavuştuğunda, elinizi kaldırın ve konuşmaya başlayın. 3. Yapmanız gereken zamanlarda çalışın Okuldayken, çalışkan olmalısın. Size fırsat verildiyse, okul çalışmalarınızı rahatlama zamanı olarak kullanmak yerine okulda yapın. 4. Eğitmeninize danışın Öğretmenlerin, ne yapmaları gerektiğine dair açık talimatlar vermek veya onları harekete geçirebilecek durumlardan kaçınmak gibi, öğrencilerin sınıfta daha iyi davranmalarına yardımcı olabilecek birkaç yolu vardır. Bu yüzden okulda zorlanıyorsanız öğretmeninizle görüşmekten korkmayın. 5. Not alın Tartışılan konuların izini kaybetmemek için sınıfta not almak önemlidir. Konsantre olmakta güçlük çekiyorsanız, ders sırasında en alakalı noktaları yazın. Testi bilmeniz gerekmese bile, her şeyi not almayı ihmal etmeyin. Gerekirse, kendinizi yolunda tutmak için onlara geri başvurabilirsiniz. 6. Derse hazırlanın Gerekli malzemelerle hazırlanmazsanız ve planlanan zamanda size verilen koltuğa oturmazsanız, konsantre olmanız imkansızdır. Kendinizinkini unuttuğunuz için bir kalem veya bir kağıt istemek zorunda kalmanız, sınıf itibarınızın başına gelebilecek en kötü şeydir. Ayrıca, söz konusu ders kitabı veya kitaplara sahip olmak normalde her sınıf için gereklidir. Bu nedenle, sınıf dışına gönderilmemek için kendinizinkini evde unutmayın. 7. Sınıf sohbetinin bir parçası olun Sınıf tartışmalarına katılmaya alışkın değilseniz, davranışınızı değiştirmeyi düşünebilirsiniz. Bir soruya cevabınız varsa elinizi kaldırın ve sınıf tartışmalarına katılın. Her zaman sorunla ve diğer öğrencilerinizle etkileşim kurmanın bir yolunu bulmaya çalışın. “Öğretmenler Telefonunuzu Alabilir mi?” Konusunda Sıkça Sorulan Sorular Sınıfta telefona izin verilmeli mi?Sınıfta cep telefonlarına izin verilirse, öğrenciler daha fazla materyale erişebilecekleri için sınıf tartışmalarına daha fazla dahil olacaklardır. Bilgiyi saniyeler içinde bulabilmek gibi teknolojiyi kullanmanın çeşitli avantajları vardır. Telefonlar sınıfta dikkat dağıtıcı mı?Öğrencilerin sınıftaki cep telefonları ve diğer cihazlar tarafından dikkatlerinin dağıldığına dair çok az şüphe var, ancak yeni araştırmalar, sınıfta elektronik cihazların kullanılmasının öğrencilerin notlarını daha da kötüleştirebileceğini gösteriyor. Bazı öğrenciler için bu not geçme ve kalma arasındaki farkı temsil edebilir. Telefonlar sosyal becerileri nasıl etkiler?Cep telefonları sosyal etkileşimleri iki şekilde bozar Birincisi, sözünün kesilmesine aldırmayacağın şeyler hakkında konuştuğun için konuştuklarının kalitesini düşürür ve ikincisi, insanların birbirlerine karşı hissettikleri empatiyi düşürür çünkü senin konuşmanı bölerler. konuşma. Öğretmenler telefonunuzu alabilir mi?Öğretmenlerin telefonunuzu ellerinden almaları tamamen yasaldır, ancak siz onlara izin vermediğiniz sürece içeriğini karıştırmaya yetkileri yoktur. Bir öğretmenin izniniz olmadan cep telefonunuzdaki kişisel bilgilerinizi araması yasalara aykırı olduğu gibi, size bunu yaptırmaları da yasalara aykırıdır. Sonuç Telefonunuzu sınıfta kullanıyorsanız, öğretmenler telefonunuza el koyabilir. Uzun vadede, senden saklayamazlar. Çoğu zaman, bir seferde sadece birkaç gün tutabilirler. Ancak, bu okulun davranış kurallarına dayanmaktadır. Aksine sınıfta telefonunuz sizden alınırsa özür dilemeli ve kibarca öğretmenden telefonunuzu geri vermesini talep etmelisiniz. Samimi ve pişman görünürseniz, öğretmen size memnuniyetle geri verecektir. Telefonu geri almak için öğretmeninize hakaret etmeye çalışmayın; sizi sadece çok daha büyük bir problemin içine sokar. Her şeyden önce, telefonunuzu sınıfa getirmekten kaçınmanın çalınmasına karşı en iyi savunma olduğunu unutmayın. Harika olan; Umarım bu makale sorunuza cevap olmuştur. Editörün Tavsiyeleri Diploma Olmadan İyi Para Kazanan 10 Düşük Stresli İş Anlamı, SSSAnesteziyoloji için En İyi 10 Okul Adımlar, Faydalar, SSSNijerya'daki En İyi 8 Tıp Okulu Süre, Gereksinimler, SSSLetonya'daki En İyi Hukuk Okulları Süre, Hukuk Sistemi, SSSÇevrimiçi Kız Arkadaş Olmak İçin Nasıl Para Alınır Web Siteleri, İpuçları, SSS Bu makaleyi iyi bulursanız, lütfen bir arkadaşınızla paylaşın. Okulların açılmasına az kaldı. Her zaman olduğu gibi, okullar başlayacak ve kimi zaman mutluluk verici kimi zaman da sıkıntı verici bir çok şey yaşayacak. Yaşanan birçok olumlu ya da olumsuzluğun odak noktalarından biri de öğretmenler olacak. Bazıları yüceltilirken, bazı öğretmenler de birçok eleştiri ve şikayete maruz öğretmen, iyi öğretmen gibi bir tanımlama yapmak çoğu zaman pek gerçekçi değildir. Ayrıca, bir öğretmenin iyi olup olmadığını belirleyen çok sayıda faktör var. Sınıftaki öğrencilerin yapısı, velilerin özellikleri ve beklentileri ideal öğretmen tanımlamasını değiştirir. Hareketli çocukların olduğu bir sınıf için ideal öğretmen ile daha az hareketli sınıf için ideal öğretmen farklıdır. Benzer özelliklere sahip çocukların olduğu bir sınıf ile farklı özelliklere sahip çocukların olduğu sınıf için ideal öğretmen yapıları farklıdır. Dolayısıyla böyle bir tanımlama yapmak çoğu zaman zor ve hatta belki de anlamsız. Ancak, yine de hangi tür sınıf, öğrenci ve veli özellikleri olursa olsun belirli çerçeveler çizmek de mümkün. Sonuçta, eğitim alanında yapılan araştırmalar, bazı öğretmen özelliklerinin eğitim süreçlerini yönetmede daha etkili olduğunu ortaya her çocuk iyi bir öğretmeni hak eder. O halde, iyi ya da etkili bir öğretmenin hangi temel özellikleri taşıdığını bilmek önemli. Buna bağlı olarak, genel çerçevede tanımlanabilecek ideal ve etkili öğretmenin 7 temel özelliğini şöyle bilgisi güçlü olmalıÖğretmenin, öğretmek durumunda olduğu konularla ilgili bilgi birikiminin zengin olması gerekir. Öğrencilerine öğreteceğinden çok daha fazlasını bilmeli. Günümüzde, öğrencilerin konuları öğrenebileceği pek çok farklı kaynak bulunuyor. Öğretmenin öğretebileceğinden çok daha fazlasını bu kaynaklardan öğrenme imkanına sahip. Bu kaynaklardan yararlanan bazı öğrenciler, ilgi alanına giren konularda öylesine derinleşmiş bilgiye sahip oluyor ki, sorduğu sorularla öğretmenini şaşırtabiliyor. Öğretmen, bilgi derinliği ve zenginliği ile öğrencisini heyecanlandırıp meraklandıramazsa o sınıfta kaliteli bir öğrenme ortamı sağlaması mümkün düşündürme becerisi olmalıBeyin, kendisini düşünmeye zorlayan şeyleri sever. Cevabı bilinmeyen, çelişkili görünen, o güne kadar hiç akla gelmeyen türden bilgilendirmeler ve sorular beyin açısından ilgi çekicidir. Buna bağlı olarak, öğretmenin gerek aktardığı şaşırtıcı bilgiler gerek sorduğu ilginç sorular öğrencilerin o konuya dikkatini yöneltmesi ve ilgi duymasını sağlar. Öğretmenler, hangi konuyu öğrencilerine aktarıyorsa, o konunun ilgi çekici, şaşırtıcı ve az bilinen yönlerini ortaya koymalı. Soracağı sorularla da gerçekten öğrencinin merak duygusunu ve düşünme ihtiyacını harekete geçirebilmeli. Bu tür uygulamalar, öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini de daha fazla ve motive edici bir enerjisi olmalıBir öğrencinin kendini ortaya koyabilmesi için olumlu bir duygusal ortama, cesaretlendirilmeye, heyecan duymaya ihtiyacı vardır. Öğretmenler, tüm öğrencilerine mutlaka başarı duygusu tattırmalı. Onların yapamayacaklarından çok yapabileceklerine odaklanmalı. Yaptıklarına mutlaka olumlu geribildirimler vermeli. En küçük bir başarısını bile görmezden gelmemeli, hatta arkadaşlarının da görmesini algılama ve yapma yeteneği olmalıSınıf, yoğun ilişki ve iletişimlerden oluşan sosyal bir ortamdır. Bu ortamda bir yanıyla düzeni sağlamak, diğer yanıyla da iyi bir öğrenme ortamı sağlamak kolay değil. Öğretmenler çoğu zaman, bu iki sosyal dinamiğin arasında sıkışıp kalır. Gerçekten de oldukça ince bir sınır ve dengeyi korumak zorundadırlar. Bu zorluk, bazen öğretmenlerin otorite kaygısı taşımasına neden olmakta ve özellikle sınıf ortamındaki çok keyifli ve eğlenceli olabilecek esprili anlar kaçırılmaktadır. Öğretmenlerin espri algısının sınırları daraldıkça ilişkiler doğallığını ve insaniliğini de kaybeder. Mekanikleşmiş ilişkilerin ise kimseye bir yararı yoktur. Öğretmenler, yeri geldiğinde espri yapmaktan kaçınmamalı ya da öğrencinin yaptığı güzel bir espriyi kaçırmamalı. Gülümseyen öğretmen ve öğrencilerin olduğu ortamlarda gülümseyen ilişkiler yaşanacaktır. Hatta iyi bir espri anlayışına sahip öğretmenlerin sınıf içi otorite sorunları da daha az değerleri yüksek olmalı- Öğretmenlerin en hassas olmaları gereken konulardan biri de insan ilişkilerine hakim değerlerle ilgili. Öğrenciler, öğretmenlerinin dürüst, açık, adil, saygılı ve eşitlikçi olduğunu hissetmeli. Bu nedenle, sınıfa giren bir eğitimcinin belki de ilk yapması gereken şeylerden biri hakim değerleri öğrencilerine en kısa sürede fark ettirmektir. Bunu yapmanın en iyi yolu da, sınıf içi uygulamalarını hangi ilke ve değere dayandırdığını öğrencilerine söylemek olabilir. Bu açıklamalar bazı öğrencilerin aklına yatmasa da, öğretmenin kendine göre belirli bir değerler ve ilkelerle hareket ettiğini anlaması ona duyduğu saygıyı da algılama ve yapma yeteneği olmalıSınıf, yoğun ilişki ve iletişimlerden oluşan sosyal bir ortamdır. Bu ortamda bir yanıyla düzeni sağlamak, diğer yanıyla da iyi bir öğrenme ortamı sağlamak kolay değil. Öğretmenler çoğu zaman, bu iki sosyal dinamiğin arasında sıkışıp kalır. Gerçekten de oldukça ince bir sınır ve dengeyi korumak zorundadırlar. Bu zorluk, bazen öğretmenlerin otorite kaygısı taşımasına neden olmakta ve özellikle sınıf ortamındaki çok keyifli ve eğlenceli olabilecek esprili anlar kaçırılmaktadır. Öğretmenlerin espri algısının sınırları daraldıkça ilişkiler doğallığını ve insaniliğini de kaybeder. Mekanikleşmiş ilişkilerin ise kimseye bir yararı yoktur. Öğretmenler, yeri geldiğinde espri yapmaktan kaçınmamalı ya da öğrencinin yaptığı güzel bir espriyi kaçırmamalı. Gülümseyen öğretmen ve öğrencilerin olduğu ortamlarda gülümseyen ilişkiler yaşanacaktır. Hatta iyi bir espri anlayışına sahip öğretmenlerin sınıf içi otorite sorunları da daha az kontrolü güçlü olmalıÖfke, doğal bir insan tepkisidir. Elbette, hayatımızda öfkelendiğimiz durumlar ve anlar olur. Ancak, bir insan, birçok kişinin öfkelenmeyeceği durumlara da öfkeleniyor ve bunu sık sık yaşıyorsa, bu bir sorundur. Öğretmenler, çocuklarla ve onların anne-babalarıyla ilişkilerini yönetmek durumunda. Bu süreçte, öfkelenmelerine neden olabilecek çok şey yaşayabilirler. Ancak, eğitimin profesyoneli olan öğretmenlerden beklenen, bu öfkelendirici durumlar karşısında serinkanlı davranmaktır. En zor anlarda bile sakin olmayı başarabilenler, emin olmalıdır ki, kısa süre içerisinde olup biteni kontrol altına alabilirler. Eğer bu konuda gerçekten zorluk yaşanıyorsa, bir uzman desteği de zekaya sahip olmalı- Sınıflar dinamik ortamlardır. Dolayısıyla, hem faaliyetlerde hem de ilişkilerde her an her şey olabilir. Öğretmenin bu tür durumlarda hızlı ve doğru çözümler üretebilmesi çok büyük bir güçtür. Böylece, riskli bir durum soruna dönüşmeden ortadan kalkar ya da en azından küçük bir sorun büyümemiş olur. Pratik zeka, anı yönetmede etkili güçtür. Download Free PDFDownload Free PDFDownload Free PDFErciyes Üniversitesi Sosyal …, 2005Mustafa ŞanalThis PaperA short summary of this paper37 Full PDFs related to this paperDownloadPDF Pack

sınıftaki bir öğretmenin elinde olabilecek şeyler