Roman, öykü, tiyatro, ve gazete yazıları gibi türlerin ilk örnekleri bu dönemde verilmiştir. III. Sanatçılar, bu dönemde vatan, ulus, hürriyet gibi toplumsal kavramlara eserlerinde yer vermiştir. IV. Bu dönemdeki şiirler,biçim olarak yenidir; ancak içerik olarak Divan edebiyatı şiirinin özelliklerini taşır. V.
C Cengiz Çevik, Istanbul University, Latin Language and Literature Department, Graduate Student. Studies Cicero, Roman Philosophy, and Seneca. Dr. Klasik Filolog Latin Dili ve Edebiyatı, İstanbul Üniversitesi Doktora tezi: "Roma'nın
RECAİZADE MAHMUT EKREM: Nağme-i Seher, Yadigar-ı Şebab, Zemzeme, Nejad Ekrem, Çok Bilen Çok Yanılır, Afife Anjelik, Araba Sevdası(bazı kaynaklar da bu romanı ilk realist eserimiz olarak kabul eder) ABDÜLHAK HAMİT TARHAN: Makber, Eşber, Sahra(ilk pastoral şiirimiz), İçli Kız, Macera-yı Aşk, Duhter-i Hindu,
Montaigne gibi deneme türünde başarılı ürünler veren Bacon (1561-1626)’un en önemli eseri ise Denemeler’dir. gibi sanatçılar, ayrıca Lord Byron
Türkedebiyatında roman, 19. yüzyılda ortaya çıkan bir yazım türüdür. Roman, Tanzimat 'la başlayan batılılaşma sürecinin bir parçası olarak Türk edebiyatına girmiş olup, Fransız edebiyatından eserler başta olmak üzere ilk Türkçe örnekleri çeviri eserlerde gözlemlenmiştir. Şemseddin Sâmi ’nin Taaşşuk-ı Talat
cash. Dünya edebiyatında roman türünde eserler vermiş sanatçılar Dünya edebiyatında roman türünde eserler vermiş sanatçılar 'in değerli öğretmen-öğrenci-edebiyat sever takipçileri. Her dönem olduğu gibi yeni dönemde de kitap cevepları,konu anlatımı,pdf ders notları ile sizlerin yanınızdayız.. Bu sayfamızda …Dünya edebiyatında roman türünde eserler vermiş sanatçılar kimlerdir? sorusu üzerine bir yazı yazacağız. Sizde eğer aklınıza takılan-cevabını bulamadığın-merak ettiğiniz bir soru varsa mail adresinden veya sayfa altındaki yorum kısmından ulaşabilirsiniz. onedebiyet = on numara edebiyat
TANZİMAT ANLATMAYA BAĞLI METİNLER HİKÂYE ve ROMAN TEST- TANZİMAT EDEBİYATI ROMANI TEST, TANZİMAT EDEBİYATI ROMANI TEST SORULARI, TANZİMAT ROMANI TEST, TANZİMAT ROMANI TEST SORULARI, TEST SORULARI, TANZİMAT ANLATMAYA BAĞLI METİNLER HİKÂYE ve ROMAN TEST- ………….., zamanının en büyük dil bilgini kabul edilmiştir. Türk dilinin sadeleşmesi, gelişmesi, sözlükler hazırlanması için çaba göstermiştir. Kamus-ı Türkî, Kamus-ül A’lâm bu bağlamda hazırladığı önemli sözlüklerdendir. Dil alanında bu denli önemli çalışmalar yapmasına karşın Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat adlı romanında dili kullanmada başarılı olamamıştır. Söz konusu romanında anlatım bozukluklarının sıkça olduğu, akıcı olmayan, pürüzlü bir dil parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?A Şinasi B Namık KemalC Şemsettin Sami D Nabizade NazımE Recaizâde Mahmut Ekrem sanatçılardan hangisi natüralizm akımının temsilcilerinden biri değildir?A Alphonse DaudetB Guy de MaupassantC Henrich İbsenD Emile ZolaE Arthur Rimbaud Romanda 1890’da İstanbul’da geçen olaylar anlatılmıştır. Tüccar Şevket Efendi, Zehra’yı yanında kâtip olarak çalışan Suphi ile evlendirir. Suphi’nin annesi, ev işlerinde gelinine yardımcı olması için eve Sırrıcemal adında bir cariye getirir. Sırrıcemal eve gelince evin gelinin kıskançlıkları başlar. Eşinin bu kıskanç tutumundan bıkan Suphi, eşini boşar ve cariye Sırrıcemal’le evlenir. Bu olay üzerine Suphi’nin karısı, intikam almak için kocasının evine Ürani adlı bir Rum kızını gönderir. Suphi, Ürani’nin tuzağına düşer. Huzur kaçan evde Sırrıcemal intihar eder. Suphi beş parasız kalır ve tulumbacı olarak çalışmaya başlar. Suphi, yaşadığı acı olayların etkisiyle Ürani’yi öldürür ve Trablusgarb’a sürülür. Suphi’den ayrıldıktan sonra bir başkasıyla evlenen Şevket Efendinin kızı Zehra, ikinci kocasıyla da mutlu olamaz. Yeni kocasının ölümünden sonra tek başına kalır. Bir gün Mahmutpaşa yokuşundan inerken yol ortasında Suphi’nin annesinin öldüğünü görür. Bu duruma çok üzülen Zehra hastalanır ve vicdan azabı içinde parçada özeti verilen eser aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?A Namık KemalB Samipaşazâde SezaiC Ahmet Mithat EfendiD Nabizade NazımE Şemsettin Sami “Bilmem şu benim Karabibik’im ne dereceye kadar hakiki yani makul bir roman olabildi. O hükmü siz vereceksiniz. Fakat zannederim ki onu şu hâliyle beraber ruhsuz bulmayacaksınız. Romanımın zeminini Anadolu’daki köylerimizden seçmemde bir düşüncem vardır ki, bu da köylünün, çiftçilik dünyasının yabancısı iseniz size o dünya hakkında fikir vermiş olmaktır. Hikâyemin olaylarının yaşandığı yerlerde halkın yaşamları ve uğraşları hakkında yeterli derecede bilgi bulacaksınız; dillerine aşina olacaksınız.” sözleri söyleyen aşağıdaki sanatçılardan hangisi olabilir?A Namık Kemal B Nabizade NazımC Şemsettin Sami D Ahmet Mithat EfendiE Samipaşazâde Sezai Tanzimat edebiyatının en önemli isimlerinden olan ………… , edebiyatımıza getirdiği yeniliklerle tanınmıştır. Eserlerinin edebî yönü zayıf olmakla birlikte, yaptığı yeniliklerle adını edebiyat tarihine yazdırmıştır. Batı tarzına uygun ilk tiyatroyu “Şair Evlenmesi” adıyla o yazmıştır. Aynı şekilde edebiyatımızdaki ilk makaleyi de “Tercümân-ı Ahvâl Mukaddimesi” adıyla o yazmıştır. Agâh Efendi ile birlikte “Tercümân-ı Ahvâl” adlı ilk özel gazeteyi çıkarmıştır. Bu bakımdan o, Batı etkisi altında gelişen yeni Türk edebiyatının kurucusu parçada boş bırakılan yere, aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?A Şinasi B Ziya Paşa C Muallim Naci D Namık Kemal E Ahmet Mithat Efendi Tanzimat romanında üzerinde durulan konulardan biri de “kölelik ve cariyelik”tir. Kafkaslar’dan getirilen ve konaklara hizmetçi olarak satılan köle kızlar, Tanzimat romanında kendisine yer bölmüştür. İşte Kafkaslar’dan esir olarak getirilip İstanbul’da satılan Dilber de bir romana konu olur. Dilber, İstanbul’da bir eve satılır. Orada büyük eziyetler çeker. Daha sonra yeni sahibi onu daha çok paraya satabilmek için ona ud çalmasını, şarkı söylemesini öğretir. Artık Dilber’in yeni yeri bir konaktır. Konağın sahibinin oğlu Celal Bey, Dilber’e âşık olur. Durumun farkına varan anne, oğlunun bir hizmetçiyle evlenmesine asla izin vermeyeceği için Dilber’i konaktan uzaklaştırır. Dilber’in sıkıntı dolu hayat yolculuğu Mısır’da Nil nehrinin sularında son parçada sözü edilen roman aşağıdakilerden hangisidir?A Sergüzeşt B İntibah C Aşk-ı Memnu D Araba Sevdası E Henüz 17 Yaşında Aşırı bir gerçekçilik olan …………..’in kurucusu Emile Zola’dır. Bu akıma bağlı sanatçılar soyaçekime, tiyatroda kostüm ve dekora önem verir. Yapıtlarda yönetim ve toplum baskısının yarattığı kötümserlik sezilir. Determinizm ilkesinden yararlanan sanatçılar, toplum için sanat ilkesini parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?A Klasisizm B Realizm C Natüralizm D Romantizm E Sembolizm 8. Aşağıdaki yazar-eser eşleştirmelerinden hangisinde bir yanlışlık yapılmıştır?A Füruzan - Muallim NaciB Talim-i Edebiyat - Recaizade Mahmut EkremC Macera-yı Aşk - Abdülhak Hamit TarhanD Letaif-i Rivayat - Sami Paşazade SezaiE Taaşşuk- ı Talat ve Fitnat - Şemseddin Sami Batılı anlamda ilk ... Tanzimat’la başlar. İlk örnekler Ahmet Vefik Paşa’nın Moliere’den çevirileridir. Türün ilk yerli ve Batılı anlamda örneği ... parçada boş bırakılan yerlere sırayla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?A roman - Sergüzeşt’ öykü - Araba Sevdası’ tiyatro - Şair Evlenmesi’ roman - Eylül’ tiyatro - Celalettin Harzemşah’tır. Mithat Efendi’nin, alafrangalık meraklısı, Batı hayranı, yarım yamalak bir öğrenim görmüş bir kişiyle Doğu kültürünü özümsemiş, çalışkan bir kişiyi anlattığı eleştirel parçada sözü edilen roman aşağıdakilerden hangisidir?A Hasan MellahB Dünyaya İkinci GelişC Felatun Bey ile Rakım EfendiD Henüz On Yedi YaşındaE Ahmet Metin ve Şirzâd 11. Şefika, babası Halil Bey’in öksüz bir akrabası olduğu için yanına aldığı Ata ile birlikte büyümüştür. Bir süre sonra zengin bir paşa ile evlendirilmek istenen Şefika, gönlü Ata’da olduğu için bu acıya dayanamaz ve verem olur, ölüm döşeğine düşer. Tıbbiye mektebinden izinli gelen Ata, Şefika’nın durumunu görünce zehir içer ve iki aşık birlikte özetlenen bu tiyatro eserinin adı ve yazarı aşağıdakilerden hangisidir?A Namık Kemal - Zavallı ÇocukB Abdülhak Hamit - FintenC R. Mahmut Ekrem - Afife AnjelikD Şinasi-Şair EvlenmesiE Abdülhak Hâmit - Macerayı - Aşk Mustafa Meraki Efendi’nin oğlu Felâtun Bey, giyime kuşama çok düşkün, savurgan biridir. Ona göre Batılılaşma, lüks yaşamak, şık giyinmek ve eğlence yerlerinde gezip tozmaktır. Felâtun Bey, yarım yamalak Fransızcasıyla yabancı aileler arasında dolaşmaktan zevk alır. Babasından kalan miras tükenince İstanbul’dan ayrılmak zorunda kalır. Rakım Efendi ise Felâtun Bey’in tam karşıtı bir tiptir. Çalışkan, ölçülü bir kişidir. Mutlu bir evliliği parçada sözü edilen romanın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?A Namık KemalB Nabizade NazımC Samipaşazade SezaiD Ahmet Mithat EfendiE Recaizade Mahmut Ekrem hangisi halka hitap eden, halkı okutmak ve yetiştirmek isteyen, belli bir çizginin üstüne çıkamayan, sanat endişesi yerine halkı okutmak kaygısıyla pek çok türde çok sayıda eser veren bir sanatçıdır?A Namık KemalB Şemsettin SamiC Nabizade NazımD Ahmet Mithat EfendiE Samipaşazade Sezai Pandomima, “Küçük Şeyler”de yer alan hikâyelerden biridir. Bu hikâyede ana olay İstanbul’da geçen ve intiharla biten, bir takım karşıtlıklarla örülmüş, tek yönlü bir aşktır. Hikâyede romantizmin ve gerçekçiliğin etkileri görülür. Hikâye, roman kahramanı Paskal’ın oturduğu ev ve çevresinin tasviriyle başlar. Sonra Paskal ve sanatını gösterdiği yer tanıtılır. Bu arada seyirciler arasında yer alan Eftalya’nın oyunlara gelişi sebebiyle Paskal'ın duygu yönü belirtilir. Paskal, içe dönük ve duygulu oluşuyla gerçeğe uygun ama aynı zamanda romantik bir parçada sözü edilen hikâye aşağıdaki sanatçılardan hangisine aittir?A Namık KemalB Şemsettin SamiC Samipaşazade SezaiD Ahmet Mithat EfendiE Recaizade Mahmut EkremD Haşan Mellah 15. Aşağıdaki yapıtlardan hangisi tür bakımından ötekilerden farklıdır?A Zehra B Letaif-i Rivayat C CezmiE Araba Sevdası I. Edebiyatımızda roman türünün ilk örneği Şemsettin Sami’nin “Taaşşukk-u Talat ve Fitnat’ıdırII. Nabizade Nazım’ın Batıya dönük yaşam tarzının yol açabileceği olumsuzluklar konusunda bir uyarı amacı taşıyan “Karabibik” adlı romanında natüralizmin izleri Recaizade Mahmut Ekrem’in “Araba Sevdası” adlı romanı edebiyatımızda ilk gerçekçi roman Türk edebiyatına roman, çeviri yolu ile girmiştir, ilk çeviri romanı Yusuf Kamil Paşa’nın Fenalon’dan çevirdiği Telemak’ Edebiyatımızda küçük hikâye türünün ilk örneklerini veren Ahmet Mithat Efendi’nin anlatmaya bağlı metinleri teknik yönden numaralanmış cümlelerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?A I. B II. C III. D IV. E V. I. Muhsin BeyII. Letaif-i RivayetIII. Küçük ŞeylerIV. eserlerin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?A Aynı sanatçıya ait olmalarıB Romantizm akımının etkisinde yazılmalarıC Öykü türünde yazılmış olmalarıD Yanlış Batılılaşma konusunu işlemeleriE Tanzimat Edebiyatı I. Dönemi’nde oluşturulmaları 18 ve 19. soruları aşağıdaki metne dayanarak çözünüz. Tanzimat edebiyatı romancılarımızdandır."... deyip de geçmeyelim” girişleriyle başlayan romanlarında meddah ağzı etkilidir. Bir romanında şöyle der. “Biz her romanımızda okuyucunun dikkatini, bilgisini genişletecek birkaç lakırdı söylemezsek içimiz rahat etmez.” Yine yapıtlarında “Felatun Bey’i tanır mısınız? Galiba tanımadınız...” der. Benzer örnekler çoktur; “Ey okuyucu! Bab-ı seraskeri nedir bilir misiniz? Bab-ı serasker şudur.” der ve bilgi vermeye başlar. Bu örnekler, onun roman ve öykülerinin teknik yönden çok zayıf olduğunu ortaya Bu parçada sözü edilen sanatçı ve bir eseri aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?A Namık Kemal - CezmiB Şemsettin Sami - Taaşşuk-u Talat ve FitnatC Ahmet Mithat Efendi - MüşahedatD Samipaşazade Sezai - SergüzeştE Nabizade Nazım - Zehra 19. Bu parçada sözü edilen sanatçının aşağıdaki edebî türlerin hangisinde yapıtı yoktur?A HikâyeB TiyatroC Gezi yazısıD ŞiirE Anı I. Ah ey kaari okur! Hayalen değil, hakikaten dahi imkân olabilseydi de sizi şu yazıhanenin karşısındaki yaldızlı nazik iskemlenin üzerine oturtsa idim; hanımın yazı yazışını oradan Biçare Hasan Mellah! Biçare ki biçare. Her şeyden önce, o kadar yufka yüreğe sahip olduğu içindir ki Bahçeye bakan iki penceresi olan duvarın deniz canibindeki köşesinde bir kanepe ve beriye doğru yine birkaç sandalye ile, kapı tarafındaki köşesinde bir aynalı dolap; kapının iki tarafında bahçenin sokak tarafındaki cihetine bakan iki pencere Vakıa ikiniz de taze civan. Hemen Allah birbirinize kavuştursun. Lakin niyetiniz hayır ise ne diyeyim? Yok değil ise, bu işi artık tatlı yerinde bıraksanız fena metinlerde Tanzimat romanlarında görülen aşağıdaki özelliklerden hangisi örneklenmemiştir?A Yer yer konuşma dilinin özelliklerinden Okurlara seslenilerek meddahların hikâye tekniği Eserlerde rastlantısal olaylara yer Betimlemeler bir süs ögesi olarak kullanılmış; eylem dışı, hareketsiz, cansız anlatımlarla Kahramanlara karşı tarafsız kalınamamış, yazarlar anlatıma duygularını katmıştır. yapıtlardan hangisi, tür bakımından ötekilerden farklıdır?A Henüz On Yedi Yaşında B Cezmi C Zehra D Kıssadan Hisse E İntibah I. Kişiler çoğu zaman tek yönlü olarak ele alınır. İyiler hep iyi, kötüler de hep Kahramanlar sosyal hayatın getirdiği zorunluluklar yüzünden aile çevrelerinden Olayların anlatımında nesnel bir tutum benimsenmiş; yazar kişiliğini Tasvirler, olayın akışı içinde eritilmemiş, bir süs öğesi olarak uzun uzadıya Roman ve hikâyede aydınlara ve halka seslenen iki tutum kendini gösterir. Örneğin Namık Kemal aydınlara, Ahmet Mithat Efendi halka Dönemi anlatmaya bağlı edebi metinlerle ilgili olarak numaralı cümlelerin hangisinde bir bilgi yanlışı yapılmıştır?A I. B II. C III. D IV. E V. I Tanzimat romanı, biçimsel özellikleriyle yepyeni bir tür olmasına karşın II anlatım, aslında halk edebiyatında gördüğümüz halk hikâyesiyle benzerlikler gösterir. III Anlatıcı halk hikâyesinde olduğu gibi arka planda değil okurun karşısındadır. IV Halk hikâyesinin anlatıcısı hikâyedeki kahramanları iyilikleri ve yücelikleriyle anlatır, "kötü adam"ı olabildiğince kötüler. V Tanzimat romanında da iyiler ve kötüler vardır tek farkla, kötülerin iyi yanlarından da söz parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?A I. B II. C III. D IV. E V. romanıyla ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?A Fransız yaşamından alınan özenti konular Tesadüflere dayalı olaylar yine tesadüflerle Kahramanlar genellikle yüzeysel ele Romantizmin etkisi Fransız romanından etkilenilmiş, ilk örneklerde taklit öne çıkmıştır. Tanzimat romanında daha çok toplumsal yaşamda örneği Igörülen olaylar ele alınmıştır. Batılılaşmayla başlayan IIalafrangalık, görücü usülü evliliğin yanlışlığı, kadınların III IVcariye olarak alınıp satılması, yalılardaki yasak aşklar bu Vdönemin en fazla işlenen parçadaki numaralanmış yerlerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?A I. B II. C III. D IV. E V. 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25C E D B A A C D C C A D D C B B C C D C D C E A E TANZİMAT ANLATMAYA BAĞLI METİNLER HİKÂYE ve ROMANTEST-3 yazar - eser eşleştirmelerinin hangisinde yanlışlık yapılmıştır?A Namık Kemal - İntibahB Samipaşazâde Sezai - TelamakC Ahmet Mithat Efendi - Felatun Beyle Rakım EfendiD Nabizade Nazım - KarabibikE Şemsettin Sami - Kamus-ı Türkî Babasını küçük yaşta kaybetmiş olan Talat’ı, annesi büyütmüştür. Bir kalemde çalışmakta olan Talat, işe gidip gelirken Hacı Mustafa’nın dükkânına uğramakta ve oradan tütün almaktadır. Talat, bir gün Hacı Mustafa’nın dükkânında iken evin cumbasında Fıtnat’ı görür ve ona âşık olur. Eve kapatılmış bir şekilde günlerini devam ettiren Fıtnat da Talat’ı sever. Ancak Fıtnat, evden çıkamadığı için Talat, kadın kılığında eve girer ve Fıtnat ile konuşur. Babalığı Hacı Mustafa, Fıtnat’ı Ali Bey adında zengin birisiyle evlendirir; ama Fıtnat, Ali Bey’i yanına yaklaştırmaz ve intihar eder. Ali Bey, Fıtnat’ın boynundaki muskayı açıp okuyunca öz kızıyla evlendiğini anlar ve çıldırır. Sevdiği kadının öldüğünü gören Talat da parçada sözü edilen eser aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?A Namık KemalB Samipaşazâde SezaiC Ahmet Mithat EfendiD Nabizade NazımE Şemsettin Sami Bihruz Bey, ciddi bir eğitim görmemiş bir gençtir. Özel hocalardan Fransızca ders almış; fakat onu da becerememiştir. Babası ölünce büyük bir miras kalır. Yazları Çamlıca’da, kışın Süleymaniye’de oturan Bihruz Bey’in bütün merakı pek zarif faytonuyla gezinti yerlerinde dolaşıp kendini göstermek, herkesten daha şık giyinmeye çalışmak, Türkçe cümleler arasında Fransızca kelimeler kullanarak konuşmaktır. Böylece Batılı olduğunu, alafrangalaştığını göstermek ister. Çalışmakta olduğu kaleme ise arada sırada uğrar. Bir gün arabasıyla Çamlıca’da dolaşırken, güzel bir landoda çok güzel bir kadına rastlar. Bir anda ona âşık olur. Kıza çiçekler verir, ertesi hafta arabasına bir mektup atar. Fakat o günden sonra kadını bir daha göremez. Onu çok yüksek aileden bir kadın zanneder. Bir yığın hayale kapılır. Hâlbuki bu, Periveş adlı kötü bir parçada tanıtılan roman aşağıdakilerden hangisidir?A İntibah B Zehra C Araba Sevdası D Sergüzeşt E Felatun Beyle Rakım Efendi 4. Recaizâde Mahmut Ekrem’le ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?A Tiyatro, hikâye ve roman gibi türlerde eser Araba Sevdası adlı romanında yanlış batılışmanın düşürdüğü komik durumları Araba Sevdası ile realizmin etkisinde ilk roman örneğini ortaya Hikâyelerinde natüralist bir tutum Namık Kemal’in etkisiyle Batı edebiyatına yönelmiştir. Eserlerinde toplumsal faydayı ön plana alır, olmayacak rastlantılara, olağanüstü olaylara, her zaman rastlanan tiplere çok yer verir; okuyucunun bilgisini genişletmek düşüncesiyle sık sık olay dışına çıkarak ansiklopedik bilgilerle konuyu dağıtır. Tanzimatçılar arasında halk dilini en iyi o kullanır. İstanbul halkının konuştuğu dili, hiçbir özentiye kapılmadan bir sohbet havası içerisinde verir. Edebiyat tarihimizin tanıdığı en çalışkan yazar olarak parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?A Namık Kemal B Ziya Paşa C Muallim Naci D Abdülhak Hamit E Ahmet Mithat Efendi …………….., asıl başarısını hikâye ve romanda göstermiştir. Türk hikâyesini, realizme doğru götürmekle kalmaz; edebiyatımızda ilk köy romanını yazar. Tanzimat’ın en bilinçli realist - natüralist eseri olan Karabibik’i yazmıştır. Eserlerinde; kahramanları durumlarına, yaratılışlarına uygun tarzda konuşturan hareketli, canlı, sade bir dil parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?A Nabizade Nazım B Şemsettin Sami C Namık Kemal D Ziya Paşa E Muallim Naci 7. Tanzimat edebiyatı ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?A Sanatçılar edebiyat yolu ile milleti uyandırmak, yükseltmek amacını Divan şiirinin bireyciliğine, duygusallığına karşı çıkılmış, düşünceye ve toplumsallığa önem Edebiyatımızda gerçek nesir başlamış, gazete ile birlikte Batı anlayışındaki nesir türleri de edebiyatımıza Birinci dönem Tanzimatçılar Romantizm’in ikinci dönem Tanzimatçılar Realizm’in tesiri Divan şiirinin kuralcılığına karşı çıkılmış ve şiirde Batı şiirinin nazım şekillerine geçilmiştir. 8. Aşağıdaki açıklamalardan hangisi ayraç içinde belirtilen kişiyle ilgili değildir?A Tiyatroyu halkı eğlendirmek için faydalı bir araç olarak görmüştür. Namık KemalB Edebiyatımıza getirdiği birçok yenilikle modern edebiyatın öncülüğünü yapmıştır. ŞinasiC Aruz yerine hece veznini kullanmayı savunmasına karşın aruzu kullanmayı sürdürmüştür. Ziya PaşaD “Araba Sevdası” adlı romanı ile yanlış Batılılaşmayı işlemiştir. Nabizâde NazımE Kölelik ve cariyelik konusunu “Sergüzeşt” adındaki romanı ile eleştirmiştir. Samipaşazâde Sezai 9. Aşağıdakilerden hangisi, tür yönünden ötekilerden farklıdır?A Sergüzeşt-i Ali BeyB Araba SevdasıC ZehraD Şair EvlenmesiE Eylül Gülnihal İntibah Cezmi Celaleddin Harzemşah eserlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?A Öğretici Olaya bağlı Aynı sanatçıya Türleri Romantizmin etkisinde yazılmışlardır. ... Farsça divanının ön sözünde, “İlimsiz şiir temelsiz duvara benzer.” der. ... üç ciltlik Harabat adlı antolojisinin ön sözünde, “İlim olmasa şair olmaz insan.” demektedir. görüşleri ileri süren şairler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?A Şinasi - Namık KemalB Fuzûlî - Ziya PaşaC Ziya Paşa - Recaizade Mahmut EkremD Şinasi - Muallim NaciE Namık Kemal - Abdülhak Hâmit Tarhan açıklamalardan hangisi ayraç içinde belirtilen kişiyle ilgili değildir?A İlk çeviri roman olan Telemak dışında değişik yazarların romanlarını dilimize kazandırmıştır. Yusuf Kâmil PaşaB Çevre betimlemesi kadar kişi analizlerine de önem verdiği için Zehra adlı romanı ile psikolojik romanın ilk denemesini yapmıştır. Nabizade NazımC Edebiyatı halkı eğlendirmede ve eğitmede bir araç olarak gördüğü için olay akışını keserek okura bilgi vermiştir. Ahmet Mithat EfendiD Romantizm akımının etkisiyle İntibah’ı iyi-kötü çatışması üzerine kurgulamıştır. Namık KemalE Realizmin etkilerinin görüldüğü Sergüzeşt adlı romanıyla cariyelik kurumunun eleştirisini yapmıştır. Recaizâde Mahmut Ekrem yazar - eser - akım eşleştirmelerinden hangisinde yanlışlık yapılmıştır?A Nabizade Nazım - Karabibik - realizmB Ahmet Mithat Efendi - Müşahedat - natüralizmC Namık Kemal - İntibah - romantizmD Samipaşazâde Sezai - Araba Sevdası - realizmE Recaizâde Mahmut Ekrem - Zehra - klasisizm. Sezai ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?A Edebiyatımızdaki ilk telif hikâyeleri Sergüzeşt adlı romanında kölelik ve cariyelik kurumunu Yazı yaşamını Servet-i Fünûn topluluğunda Roman ve hikâyelerinde realizmin Tanzimat edebiyatının ikinci dönem sanatçılarındandir. eserlerden hangisinin türü roman değildir?A Sergüzeşt B Küçük ŞeylerC Telamak D Araba SevdasıE Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat sanatçılardan hangisi edebiyatı toplumu eğitmek için kullanılan bir araç olarak görmüş, eserlerinde tarihten astronomiye, kimyadan biyolojiye kadar her konuyu işlemiştir?A Recaizade Mahmut Ekrem B Ziya PaşaC Şemseddin Sami D Ahmet Mithat EfendiE Ahmet Vefik Paşa İlk yazısı 1880’de Vakit gazetesinde A. Nazım imzasıyla yayımlanan, Esaret başlıklı denemesidir. 1880-1890 yılları arsında çok verimli bir yazın adamı konumundadır. Daha çok Romantik etkiler taşıyan şiirlerini bilimsel konuları işleyen makalelerini, öykülerini Hazine-i Evrak, Rehber-i Fünun gibi dergilerle Tercüman-Hakikat, Servet gibi gazetelerde yayımlamıştır. Romanlarında realist-natüralist bir çizgisi olan sanatçının en önemli eseri “Zehra” adlı parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?A Şemseddin Sami B Ziya PaşaC Ahmet Mithat Efendi D Muallim NaciE Nabizade Nazım ……….. , bir asrı dolduran düşüncedir. Osmanlıların Diderot’su, daha doğrusu PierreLarousse’udur. Fikirlerin özüne inmeye çalışan dürüst ve şatafatsız bir yazardır. Hepimizin o büyük yol göstericiden öğreneceğimiz çok şey var. Hace-i Evvel’e sataşanlar onun yüzeyselliğini dile dolarlar. Oysa o, ele aldığı bir düzine ilimde üniversite hocalarımıza diz çöktürecek kadar bilgi sahibidir. Tarih, coğrafya, felsefe, dinler tarihi ve bütün şubeleriyle şarkiyat hâlâ onun kabına varacak bir kalem sahibi yetiştirememiştir.. parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?A Şinasi B Recaizade Mahmut EkremC Samipaşazade Sezai D Ahmet Mithat EfendiE Muallim Naci 19. Aşağıdaki sanatçılardan hangisinin roman türünde eseri yoktur?A Namık Kemal B Şemseddin SamiC Ahmet Mithat Efendi D Abdülhak Hamit TarhanE Nabizade Nazım I. Dönem romancılığı ile II. Dönem romancılığının karşılaştırılmasıyla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?A I. Dönemde romantizm, II. Dönemde realizmin etkisi I. Dönemde rastlantısal olaylara yer verilirken II. Dönemde rastlantısal olaylara yer I. Dönemde yazar kişiliğini gizlemezken II. Dönemde yazar tarafsızlığını I. Dönemdeki abartılı tasvirler, II. Dönem romanlarında I. Dönem romanlarının dili, II. Döneme göre daha ağırdır. Mithat Efendi’nin edebi kişiliğiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?A Meddahların hikâye anlatma yöntemini kullanarak romanlarında okurlara Edebiyat, tarih, coğrafya, ziraat, iktisat alanlarında eserler Sanat yapmak için değil, okuma zevki aşılamak ve halkı eğitmek amacıyla İlk romanlarında romantizm akımının etkileri açıkça Kahramanlarının ve olayların gerçeğe yakın olmasına özen göstermiştir. Tanzimat romanı, Fransız yazarlardan etkilenmenin enbelirgin örneğidir. Bu ilk romanlarda yazarların Batılıyazarlardan esinlendiklerini kendileri de itiraf Mithat Efendi "Hasan Mellah" adlı romanında IAlexandre Dumas'ın "Monte Kristo"sundan, Çengi'de ise II IIIVoltaire'nin "Don Kişot"undan etkilenmiştir. "Müşahedat" IVromanında Emile Zola'ya neredeyse nazire Kemal'in ”İntibah”ında Alexandra Dumas'ın V"Kamelyalı Kadın" romanının etkileri parçada numaralanmış yerlerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?A I. de B II. de C III. De D IV. de E V. de 23. Aşağıdakilerin hangisinde Tanzimat romanıyla ilgili bilgi yanlışı yapılmıştır?A Eserlerinde toplumsal gerçekliği esas alan Ziya Paşa, öykülerinde daha Ahmet Mithat roman ve öyküyü halkı bilinçlendirmenin bir aracı olarak görmüş, sanat kaygısını arka plana Âli Bey, ilk mizah sözlüğünü hazırlamış olmanın yanında tiyatroya çeviri ve adapte yoluyla yaptığı katkılarla da Namık Kemal, döneminin öncü şair ve romancısıdır; eserlerinde sözünü sakınmamış, toplumsal düzeni ve mutlakiyetçiliği Şinasi, Tanzimat Dönemi'nin fikir babasıdır, yenilikçi ve toparlayıcı kişiliğiyle gençlere ön ayak olmuştur. Bihruz Bey, bir Osmanlı paşasının oğludur. Evde özel hocalardan yarım yamalak bir eğitim görmüştür. Alafrangalığa düşkün, sokakta karşılaştığı insanlarla Fransızca konuşmak için çabalayan, gösteriş budalası biridir. Bihruz Bey bu yönleriyle ................. romanındaki ................ benzer. O da tıpkı Bihruz gibi Avrupalı görünmenin Fransızca bilmek, bol para harcamak olduğunu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygun olur?A İntibah - Ali Bey'eB İntibah - Mahpeyker'eC Felatun Bey ve Rakım Efendi - Felatun'aD Sergüzeşt - Dilber'eE Hasan Mellah - Hasan'a Şu hikâyeyi teşkil eden vekâyi ve ahvâlin zaman-ı cereyanı olan bundan yirmi beş, otuz sene mukaddemeleri Avrupa görmüş bazı gençlerden ibtidâ Zaraet-ı pervan-ı kibarzadegâna ve sonraları hâl ve vakitleri ikinci derecede bulunan ricâl evladının kabiliyetine sirayet eden alafrangalık illetine hasb'el - istidad Keşfi Bey dahi düçâr olmuş ve ... Mahmut Ekrem'in "Araba Sevdası" adlı eserinden alınmış bu parçadan Tanzimat romanıyla ilgili aşağıdaki özelliklerden hangisine ulaşılabilir?A Roman tekniği gelişmemiş, yazarlar ilk olmanın acemiliklerini Eserlerde Batı romanlarının etkisi Dil Arapça, Farsça terkiplerle yüklü, dönemin halk diline göre Toplumu eğitme, bilinçlendirme amacı Şiire göre roman daha fazla ilgi görmüş, okunmuştur. 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25B E C D E A E D D A B E E C B D D D E E E D A C C
Roman sanatı, kendisinden daha önce gelişmiş sanat üsluplarının Bizans Dönemi, Karolenj Dönemi, Otto Dönemi sentezi olarak kabul edilen sanat sanatı, Orta Çağ Avrupası’nda 9 ve 12. yüzyıllar arasında özellikle mimarlık alanında etkili olmuştur. Bu usluba “Roma üslubunu andıran” anlamında romanesk de denir. Ayrıca bu üslup Almanya, İspanya ve Fransa’nın yanı sıra Avrupa’nın değişik bölgelerinde yeni bir canlanış dönemi Sanat deyince ilk akla gelen, Orta Çağ’ın büyük manastır yapılarıdır. Bunlar yalnız dinsel değil sosyal ve kültürel etkinliklerin de yapıldığı kompleks yapılardır. Ayrıca “kardinal makamı” anlamına gelen katedraller yapılmıştır. Katedraller kentin büyük kiliseleridir. Almanya’daki Worms ve Speyer Katedralleri, Roman mimarisinin anıtsal mimarlığı sadece dinî yapılarla sınırlı değildir. Avrupa’nın birçok yerinde yerel idarecilere ait çok sayıda şato, kale, saray, anıtsal mezar gibi görkemli yapılar inşa örnekleri 11. yüzyıldan sonra verilen Roman üslubu, 13. yüzyıldan itibaren Gotik üslup içinde Sanatında MimariPek gösterişli olmayan boyutları ve sade tarzlarıyla öne çıkan Roman dönemi mimarisi bölgelere göre farklılık gösterir. Masif kalın duvarlar, yuvarlak kemerler, çan kuleleri, kemer sıraları ile süslenmiş cepheler, simetrik düzenlemeler, transeptli bazilika plan tipleri bu dönem mimarisinin karakteristik ya da kiliseler genelde üç nefli olup orta nef diğerlerinden daha geniştir. Apsislerin yarım daire ya da yarım çokgen şeklinde çoğu tonozla örtülü bölüm veya koro yerlerinin altına önemli kişilerin mezarlarının veya kiliseye ait değerli eşyaların bulunduğu kriptalar eklenmiştir. Sütunlarda Yunan ve Roma sütun başlıklarından farklı olarak korint başlıklar üzerine kabartma insan veya hayvan figürleri eklenmiştir. Yuvarlak kemerler, tonoz, çapraz haç tonoz ve küçük pencerelerle tanımlanan Romanesk yapılar, adeta savunma amaçlı binalar gibi sağlam ve masif duvarlarla inşa Sanatında Mimari Resim ve HeykelRoman sanatında resim ve heykel sanatı mimariye bağlı olarak gelişmiştir. Bu dönemde resim sanatı örnekleri oldukça az olup örneklerin büyük bölümünü fresk, minyatür el yazması kitap resmi ve ikona oluşturur. Daha çok geniş kilise duvarlarına yapılan resimlerde İncil ve Tevrat sahnelerinin yanı sıra sütunların üzerine de renkli motifler resmedilmiştir. Roman üslubunda resimler, süslemeden ziyade öğretici amaçla yapılmıştır. Bizans sanatının ve Antikite’nin etkisi görüldüğü bu resimlerde basit ve çizgisel bir anlatım dili kullanılmıştır. Çoğunlukla dinî konuların işlendiği resimlerde önemli figürler diğerlerinden daha büyük olarak yapılmıştır. Figürlerin konturları kalın bir çizgiyle belirtilmiştir ve renkler daha çok toprak tonlarındadır. 1123 tarihli bir duvar resminde Hristiyan dünyasının tek hakimi anlamında betimlenmiş İsa figürü bu özellikleri en iyi yansıtan örneklerden biridir. Kitap resmi fresklerle üslup ve figür açısından benzer olup daha sıkı kalıplara, daha belirgin şemalara bağlı bir anlatıma sahiptir. İnce kazınmış buzağı, keçi veya koyun derisinden yapılan parşömen el yazmaların minyatürlerinde dinî konular sembolik olarak tasvir edilmiştir. Her şeyden önce ifadeyi ön plana çıkartan ve hareketlere öncelik veren Roman resim geleneğinin en ilgi çekici özelliği renklerin çarpıcı ve yoğun etkisine verilen önemdir. Ayrıca resimlerde, çizgilerin renkleri destekleyecek biçimde kullanıldığı üsluplu kabartma ve heykeller yerel beğenilere göre değişen biçimde, sembolik anlatımla üç boyut kaygısı olmadan betimlenmiştir. Romanesk heykel, yalnız cephelerde değil, iç mekânda da mimari organlara bağlı olarak geniş yer tutar. Kimi sütun başlıkları da neredeyse birer heykele dönüşmüştür. Bu özelliği en iyi gösteren örneklerden biri de Saint Pierre Sen Piyer Kilisesi’nde bulunan sütun başlığıdır. Dönemin heykel ustaları yalnız yapı cephelerinde değil alınlıklarda, silmelerde, tunç ve ahşap kapı kanatlarında da Tevrat ve İncil’de anlatılan olayları ve kişileri betimlemişlerdir. Bu kabartmalar süs amaçlı değil halkı aydınlatmak, dini öğretmek için kullanılan bir Sanat Tarihi, MEB, 2018.
Neoklasizme tepki olarak doğan ve 1750’lerde başlayarak 19. yüzyıl boyunca süren, önceleri İngiltere, Almanya ve Fransa ardından da bütün Avrupa’yı etkisi altına alan bir akımdır. Romantizmde duygusallık, heyecan, özgürlük, doğa sevgisi, yurtseverlik, geçmişe özlem, ütopya gibi konular ön plana çıkarılmıştır. Bu yönüyle de günümüz modern sanat anlayışına geçilmesinde bir köprü işlevi üstlenmiştir. İlk belirtilerinin İngiltere’deki bahçe mimarlığında görüldüğü romantizmin oluşmasında yazar ve şairlerin eserleri ile birlikte Avrupa’nın tarihini değiştiren siyasal, toplumsal ve ekonomik değişimler de çok etkili olmuştur. a. Genel Özellikleri Romantizmde sanatçılar düşlerini, özlemlerini özgür biçimde ifade edebilmek için ortaya koydukları eserlerinde kişiliklerini ve iç dünyalarını yansıtmayı seçmişlerdir. Romantik eğilimler ilk olarak 18. yüzyılın sonlarında İngiltere’de ortaya çıkmıştır. Romantik dönemde manzara resmi konulara fon olmaktan çıkıp figürlerin önüne geçmiştir. Manzara resimleri görenleri kendi iç dünyasına ve duygularını açıklamaya yöneltmiştir. b. Sanatçılar FRANCISCO GOYA 1746-1828 Saray ressamı olarak tanınan İspanyol Goya, romantik akımın en başta gelen sanatçısıdır. Meslek yaşamına çeşitli kiliseler için freskler yaparak başlayan Goya, saray ve gündelik yaşam sahnelerini resimlemiştir. Ancak toplumsal çalkantıları, savaşların korkunçluğunu oluşturan olayları da yansıtmaktan çekinmemiştir. Bir halk ayaklanmasını tuvaline aktardığı “Kurşuna Dizilenler” Resim adlı tablosu en tanınmış eseri sayılmaktadır. Fransız işgaline karşı İspanyol direnişini belgelediği bu dramatik eseri saray ressamlığının ilk dönemindeki tasasız ve neşeli üslubundan çok farklıdır. Resim. Kurşuna Dizilenler, Francisco Goya Resimleriyle yaşadığı koşullar arasında büyük paralellikler olan Goya, eserlerinde gerçekçi savaş sahnelerini, boğa güreşlerini, engizisyonu, karnavalları, portreleri çalıştı. Kullandığı gümüş ve gri tonlar nedeniyle “gümüş dönem” diye adlandırılan döneminde en güzel eserlerini yapmıştır. Nü resimleri de bulunan Goya’nın diğer önemli çalışmaları içinde“Çıplak Maya”, “Giyinik Maya”,“Köyde Boğa Güreşi”, “Şemsiye”, “Alba Düşesi”, “Kendi Portresi”, “Cadılar Bayramı”, “Balon” ve “Sardalyanın Gömülme Töreni” adlı eserleri bulunmaktadır. CASPAR DAVİD FRİEDRİCH Friedrik 1774-1840 Romantik manzara resminin en önemli temsilcilerinden ressamın eserlerinde yer alan manzaralarında doğup büyüdüğü Dresden ve yöresinden seçilmiştir. Genellikle alacakaranlık, ay ışığı, sis, sonbahar ve kış ressamın en çok sevdiği konulardır. Bir fotoğraf gerçekliği içinde yansıttığı doğayı melankolik ve neredeyse insansız bir biçimde resmetmiştir. Işığın ve mevsimlerin etkisini eserlerinde yansıtmayı seven Friedrich, “Umudun Enkazı” adlı tablosunda kaşif William Parry’nin Kuzey Kutbu na yaptığı araştırma gezisinde batan gemisini küçük olarak göstererek doğanın büyüklüğünü, üstünlüğünü vurgulamıştır. “Sabah Işığı”, “Mehtabın Güzelliğine Hayran Olmuş Kadın ve Erkek”, “Rügen Adası’nda Peyzaj”, “Meşe Ormanındaki Manastır”, “Dağ Manzaraları”,”Greifswald Limanı”, Markt Meydanı ve “Kuğular” sanatçının diğer önemli eserleridir. EUGENE DELACROIX Ojen Dölakruva 1798-1863 Renk, biçim ve konulara yaklaşımıyla romantizmin en dikkat çeken sanatçısıdır. Resimlerinde tarihi konulara daha çok yer veren Delacroixnın en önemli resmi olan“Halka Önderlik Eden Özgürlük” de 1830 Devrimi yansıtılmıştır. Delacroıx, bu resimde zenginlerin iktida ra gelmesini sağlayan halk desteğini dramatik bir biçimde ele almıştır. Özgürlüğün simgesi genç kız elinde Fransız bayrağı ile gösterilmiştir.“Dante’nin Kayığı”, “Cezayirli Kadınlar”, Taillebourg Savaşı Resim Delacroix’nın önemli eserleri arasındadır. Resim. Savaşı, Delacroıx Resim. Eskiz, Delacroıx JOHN CONSTABLE Con Kanstıbıl 1776-1837 İngiltere’nin 19. yüzyılda yetişen en büyük manzara ressamı olan John Constable, doğayı olduğu biçimiyle resmetmiştir. Kesik fırça vuruşlarıyla kullanmayı sevdiği sıcak renklerini tuvaline taşıyan Constable’ın konularını bulutlar, gökyüzü, çayırlar, tepeler ve kır evleri oluşturmuştur. Resim yapmaya çok küçük yaşlarda doğduğu kenti kuşatan güzel doğa görünümlerine çalışarak başlamıştır. İngiliz manzara resminin tarihinde en önemli rolü oynayan ressam, tablolarında açık havada değişen ışığı, bulutların hareketlerini büyük bir ustalıkla tablolarına yansıtmıştır. John Constable, eserlerinde yer alan konuları, sahneleri anında tuvale geçirildiği izlenimi yaratan bir ressam olma özelliğine de sahiptir. Yaptığı birbirinden büyük büyüleyici manzaralarında doğa, resme dönüşmüştür. Doğayı gizlemek yerine onu yeniden ortaya koymaya çalışan sanatçının “Havuz” adlı eserinde kullandığı zengin renklerle doğanın güzelliğini gün yüzüne çıkarmıştır. Hızlı fırça darbeleriyle oluşturduğu bu tablosunda kanalın havuzunu açmaya çalışan bir adam ve arkasındaki mavnayı akıntı yüzünden belli bir yerde tutmaya çalışan yardımcısı betimlenmiştir. “Eğer doğa önüne bir taslak yapmak için oturursam yaptığım tek şey, eski resimleri unutmaktır.” diyen, sulu boya çalışmaları da bulunan ressamın; “Beyaz At”, “Mısır Tarlası”, “Arabanın Dereden Geçişi”,Stonehenge Resim Şatosu” ve “Flatford Değirmeni” eserlerinden bazılarıdır. Resim. “Stonehenge”, John Constable WILLIAM TURNER Törnır 1775-1851 19. yüzyıl İngiltere’sinin farklı bir renk duyarlığı ile çalışan manzara ressamlarından biri de William Turner dır. Eserlerinde her şey ince bir tül tabakasıyla kaplıdır. Çalışmalarında sisli bir denize, kadırgalara, batan güneşe, tren dumanlarına sıkça rastlanır. Doğanın büyük gücünü tuvaline aktarmak için olağanüstü yeteneklerini kullanan Turner, inanılmaz yoğunlukta görüntüleri içeren manzara resimleri ortaya koymuştur. Turner, deniz ya da kar fırtınası sahnelerini, ışık oyunları ve derece derece değişen ton farklarıyla oluşturduğu sis manzaralarım hep atölyesinde yapmıştır. Suluboya ve yağlı boya resimlerinde ışık, renk ve hareketi solgun ve parlayan renklerle bir arada yansıtan “Denizde Kar Fırtınası” Resim “Londra Lordlar Kamarası Yangını”, “Güneşin Doğuşu ve Deniz Canavarı”, “Trenin Köprüden Geçişi” Resim önemli eserlerindendir. Turner, ev içi tablolarında da usta bir ressam olarak karşımıza çıkar. “Petworth’ta Ev İçi”, “Konser”, “Gece Toplantısı”, “Yatak Odası” bunlardan bazılarıdır. Resim. Denizde Kar Fırtınası Wıllıam Turner Resim. Trenin Köprüden Geçişi” William Turner
10. Sınıf Roman Yaşanmış ya da yaşanabilecek olayların, insanlar arasındaki ilişkilerin, insan psikolojisinin uzun bir şekilde yer ve zaman bağlamında anlatıldığı edebi türdür. 10. SINIF ROMAN Roman Nedir? Roman Yaşanmış ya da yaşanabilecek olayların, insanlar arasındaki ilişkilerin, insan psikolojisinin uzun bir şekilde yer ve zaman bağlamında anlatıldığı edebi türdür. Roman; insanı en iyi anlatan, tanıtan ve insanın psikolojisini en ayrıntılı yansıtabilen bir türdür. Roman Türünün Tarihi Gelişimi Miguel de Cervantesin 17. yüzyılda yazdığı Don Kişot, roman türünde yazılan ilk eserdir. Eser roman türnün ilk başarılı örneği olarak kabul edilir. 17. yüzyılda İngiltere’de Daniel Defoe “Robinson Kruze” yu, Jonathan Swift “Guliver’in Gezileri” bu türün ilk örnekleri arasındadır. Roman türünün yetkin örnekleri 19. yüzyılda verilmeye başlanır. Roman türü karakteristik özelliklerini romantizm ve realizm akımları sayesinde 19. yüzyılda kazanmıştır. Bu tür özellikle 18. ve 19. yüzyılda gelişmiştir. Bu yüzyıllarda İngiltere, Fransa ve Rusya romanın en geliştiği ülkeler olmuştur. ÜlkeYazarEser✔️İspanyol EdebiyatıCervantesDon Kişot✔️Fransız EdebiyatıVictor HugoBalzacFlaubertSefillerVadideki ZambakMadam Bovary✔️Alman EdebiyatıGoetheGenç Werther’in Acıları✔️İngiliz EdebiyatıDaniel DefoeRobinson Kruze✔️Rus EdebiyatıDostoyevskiTolstoyGogolSuç ve CezaSavaş ve BarışÖlü Canlar✔️Amerikan EdebiyatıJack LondonJohn SteinbeckBeyaz DişFareler ve İnsanlar✔️Kırgız EdebiyatıCengiz AytmatovGün olur Asra Bedel, Beyaz Gemi Türk Edebiyatında Roman Türk edebiyatında roman, Tanzimat dönemiyle birlikte görülmeye başlar. Çünkü Tanzimat dönemiyle birlikte Batı etkisine girmeye başlamıştır. Roman Batı etkisinde gelişen bir tür olduğu için bizde de Batı etkisinde gelişen ilk dönem olan Tanzimat döneminde görülmüştür. Tanzimat’tan önce roman ve hikâye gereksinimini karşılayan halk hikâyeleri, mesneviler ve meddah hikâyeleri gibi nazım ve nesir halinde eserler vardı. 💥Edebiyatımızda ilk roman çeviri eseri Kamil Paşanın Fenelon’dan çevirdiği “Telemak“tır. 💥Edebiyatımızda ilk yerli roman, Şemsettin Saminin “Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat” adlı eseridir. 💥Edebiyatımızda ilk edebi roman, Namık Kemalin “İntibah” adlı eseridir. 💥Edebiyatımızda ilk tarihi roman, Namık Kemalin “Cezmi” adlı eseridir. 💥Edebiyatımızda ilk köy romanı ve ilk natüralist roman, Nabizade Nazımın “Karabibik” adlı eseridir. 💥Edebiyatımızda ilk realist roman, Recaizade Mahmut Ekremin “Araba Sevdası” adlı eserdir. 💥Edebiyatımızın ilk psikolojik roman denemesi ve tezli roman, Nabizade Nazımın “Zehra” adlı eseridir. 💥Edebiyatımızda ilk psikolojik roman, Mehmet Rauf’un “Eylül” adlı eseridir. 💥Edebiyatımızda ilk polisiye roman, Ahmet Mithat Efendinin “Esrar-ı Cinayat” adlı eseridir. 💥Batılı anlamda ilk roman, Halit Ziya Uşaklıgilin “Mai ve Siyah” adlı eseridir. 💥Edebiyatımızda ilk kadın romancı Fatma Aliyedir. 💥En başarılı psikolojik romanımız Peyami Safanın “9. Hariciye Koğuşu“ 💥Kurtuluş Savaşı’nı doğrudan işleyen romanımız Halide Edipin “Ateşten Gömlek” adlı eseridir. 💥İç monolog tarzıyla yazılmış ilk roman Adalet Ağaoğlunun “Bir Düğün Gecesi” adlı eseridir. Roman türünün Özellikleri Nelerdir? 📌Olay çevresinde oluşan anlatmaya bağlı bir türdür. 📌Kişi sayısı çoktur. 📌Olmuş ya da olabilecek olaylar anlatılır. 📌Kahramanların özellikleri ayrıntılı anlatılır. 📌Kişilerin fizyolojik, psikolojik ve sosyal özellikleri ayrıntılı olarak anlatılır. 📌Kahramanlar genellikle insandır ancak hayvanların da kahraman olduğu romanlar da vardır. George Orwell’in yazdığı Hayvan Çiftliği romanı ; Abbas Sayar’ın Yılkı Atı romanı vb. 📌Geniş bir zaman diliminde olaylar geçer. 📌Romanın temel ögeleri; olay, kişi, zaman ve mekândır. 📌Olaylar genellikle ilahi bakış açısıyla anlatılırken bazen de kahraman bakış açısıyla anlatılır. 📌Betimlemelere ağırlık verilir. 📌Serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşur. Romanın Yapı Unsurları Nelerdir? 📍Olay 📍Kişi 📍Mekân 📍Zaman Olay/Olay Örgüsü Metindeki kahramanlar arasında geçen her şey olaydır. Edebi metinlerde, eseri oluşturan bütün ögelerin, bir ana tema etrafında bir araya gelerek belli bir sistem, düzen oluşturmasına olay örgüsü denir. Olay örgüsü, Okuyucuda ya da dinleyicide estetik bir haz uyandırmak için sanatçı tarafında tasarlanmış bir kurgudur. Gerçek hayattan yararlanılsa bile gerçek olaylardan farklı kurmaca bir örgüdür. Romanda her olay ve olgu, eyleme dönüşmüş istekler, tutkular, özlemler, düşler, … şeklinde görürüz. Kişi Olaylar belirli kişiler çevresinde anlatılır. Olaylar sırasında her kahramanın belli bir rolü vardır. Roman kişileri kadro olarak eserde oldukça zengindir. Kahramanlar genellikle insanlardan oluşur. Bazı eserlerde hayvan kahramanlara da rastlayabiliriz. Tip Anlatmaya bağlı metinlerde olayın merkezinde bulunan, ait olduğu toplumsal sınıfın veya zümrenin ayırıcı özelliklerini üzerinde taşıyan kişidir. Karakter Bir varlığın, kişinin kendine özgü yapısı; onu benzerlerinden ayıran temel özelliğidir. Olay içinde olumlu veya olumsuz yönleriyle verilen belli bir tip özelliği göstermeyen kişilerdir. Karakter kimseye benzemez, kendisiyle sınırlıdır. ⚠️Tip ile Karakter Arasındaki Fark⚠️ 🔆Tipin toplumsal boyutu vardır. Karakter, bireydir. 🔆Toplumsal sorunlar tip üzerinden işlenir. Karakter ise kendine ait olaylarla anlatılır. 🔆Tip belirli ayırıcı özellikler sergiler. Karakter, olaylara bağlı olarak değişken özellikler gösterir. Mekân Olayların geçtiği sahnedir. Kişi ve nesnelerin birbirine olan konumunu gösterir. Metindeki her mekânın mutlaka bir fonksiyonu ve kişileri etkileyecek düzeyi vardır. Mekânın betimlenmesi hem okurun olayı iyi kavraması hem de anlatının bütünlük içinde olması açısından çok önemlidir. Zaman Anlatmaya bağlı metinlerde olayın gerçekleştiği vakittir. Bu metinlerin hiçbiri zaman kavramından bağımsız düşünülemez. Yapıt içerisinde geçen ve zaman anlamı taşıyan sözler, olayların gerçekleştiği zamanı ifade eder. Anlatıcı ve Bakış açıları için tıklayınız❗️ Roman Türleri Nelerdir? 👉Macera RomanıHeyecanlı ve merak uyandırıcı olaylar anlatılır.👉Tarihi RomanTarihi olayları ve kişileri anlatır.👉Psikolojik Romanİnsanın iç dünyasını, bilinçaltını anlatır.👉Sosyal RomanToplumsal sorunları ve töreleri anlatır.👉Bilim Kurgu RomanıYakın ya da uzak gelecek ile ilgili öykülerin bugün olası olmayan bilim ve teknoloji unsurlarını kullanarak oluşturulan romanlar.👉Fantastik RomanGerçeküstü olay ve kişileri anlatır.👉Polisiye RomanPolisiye olaylar işlenir.👉Tezli RomanToplumsal ya da siyasal bir konuyu tez içererek anlatır.👉Egzotik RomanUzak ve yabancı ülkelerin doğa-insanlarını anlatır. Tanzimat Dönemi’nde Roman İlk roman örnekleri 1860 yılından sonra yazılmaya başlamıştır. Bir süre Fransız edebiyatından romanlar çevrilmiştir. İlk yerli romanımız Şemsettin Sami tarafından yazılmış Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnattır. Eserin özellikleri dönemini yansıtır. Tanzimat edebiyatı, Tanzimat’ın ilânından yirmi yıl kadar sonra 1860’ta Şinasi’nin Agâh Efendi ile Tercümân-ı Ahvâl gazetesini çıkarmasıyla başlayan ve 1895’e kadar süren edebî dönemin adıdır. Gazetenin gelişiyle birlikte roman, hikâye, deneme, makale gibi türlerde önemli değişimler gözlenmiştir. Türk edebiyatında önemli bir anlatım birikimi ve geleneği olmakla birlikte roman türünün ilk örnekleri önce çeviri, sonra da Batı romanlarının taklit edilmesi yoluyla bu dönemde oluşturulmuştur. Şemsettin Sami’nin ilk yerli roman olan “Taaşşuk-ı Tal’at ve Fıtnat” adlı eserinden sonra ilk edebî roman Namık Kemal’in “İntibah” adlı eseridir. Halka yönelme, halkı aydınlatma ve eğitme görevini üstlenen Ahmet Mithat, Namık Kemal gibi sanatçılar; günlük yaşamı konu edinen, sosyal yaşamla ilgili sorunları yanlış ve mutsuz evlilikler, esaret, Batılılaşmayı yanlış yorumlayan gençler vb. dile getiren romanlar yazmışlardır. Romantizmin etkisindeki bu eserlerde olayların kuruluşunda rastlantılara çok yer verilmiş, tasvirler eseri süslemek için kullanılmıştır. Kişiler çoğu zaman tek yönlüdür. Genellikle bir ibretle son bulan eserlerde yazar, roman tekniğine aykırı olarak yer yer olay ve düşüncelere karışır. İlk çeviri eserimiz Yusuf Kamil Paşanın Franszı yazar Fenelondan tercüme ettiği “Telemak” adlı eserdir. Bu dönemde verilen eserlerde “romantizm akımı”nın etkisiyle daha çok sosyal konular işlenmiştir. Sosyal konuların yanında günlük yaşam, kadın-erkek ilişkileri, esaret, yanlış Batılılaşma vb. konular da işlenmiştir. Tanzimat edebiyatının I. dönem sanatçıları Şinasi Klasisizm, Namık Kemal, Ahmet Mithat ve Şemsettin Sami romantizm akımının etkisinde kalmıştır. Tanzimat edebiyatının II. dönem sanatçıları R. Mahmut Ekrem, Samipaşazâde Sezai, Nabizâde Nazım ise realizm akımının etkisinde eser yazmıştır. Romanlarını realist ve natüralist etkilerle daha gerçekçi bir zemine taşımak isteyen Recaizade Mahmut Ekrem Araba Sevdası, Sami Paşazâde Sezâî Sergüzeşt ve Nabizâde Nazım Karabibik, Zehra bu dönemin diğer önemli sanatçıları arasında yer alır. Servetifünun Dönemi’nde Roman Servetifünun topluluğu 1896-1901 yılları arasında Servetifünun dergisi etrafında toplanan edebiyatçılardan oluşmuştur. Edebiyatıcedide adıyla da anılan bu topluluk Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın, Süleyman Nazif, Ahmet Şuayp, Hüseyin Suat Yalçın gibi sanatçılardan oluşmuştur. Toplumsal konular yerine bireysel konulara yönelme vardır. Oldukça ağır ve süslü bir dil kullanılmıştır. Türk edebiyatında Batı tekniğine uygun ilk romanlar bu dönemde verilmiştir. Bu dönem romanlarında realizm akımının etkisi vardır. Realizm akımının etkisiyle güçlü bir ruhsal ve gerçekçi mekân betimlemeleri romanların belirgin özelliklerindendir. Eserlerde mekân olarak İstanbul tercih edilmiştir. Kahramanlar genellikle seçkin ve aydın kişilerdir. Servetifünun edebiyatının geliştiği dönem II. Abdülhamit Dönemi’dir. Bu dönemdeki siyasi ve sosyal koşullar sebebiyle Servetifünun topluluğu içe dönük ve karamsar bir yapıyla Türk edebiyatındaki yerini almıştır. Servetifünun sanatçılarının birçok eserinde görülen “hayal kırıklığı, kaçış” konusu öne çıkmıştır. Servetifünun sanatçılarından Hüseyin Cahit Yalçın tarafından çevrilen “Edebiyat ve Hukuk” adlı makale, Servetifünun dergisinin kapatılmasına ve bu topluluğun dağılmasına neden olmuştur. Servetifünun döneminde yazılmış romanlar ✧Halit Ziya Uşaklıgil🌹Mai ve Siyah🌹Aşk-ı Memnu🌹Kırık Hayatlar🌹Nemide✧Mekmet Rauf🌹Eylül🌹Ferda-yı Garam🌹Bir Aşkın Tarihi✧Hüseyin Cahit Yalçın🌹Nadide🌹Hayal İçinde Milli Edebiyat Dönemi’nde Roman Millî Edebiyat Dönemi, 1911’den 1923 yılını Cumhuriyet’in ilanına kadar geçen süreyi- kapsayan edebî dönemdir. II. Meşrutiyet’in ilan edilmesiyle başlayan “Türkçülük” akımı, “edebiyatta millî kaynaklara dönme” fikrini beraberinde getirmiştir. Bu anlayış doğrultusunda eserler veren sanatçılar, sade dil kullanmaya ve eserlerinde yerli hayatı konu edinmeye başlamışlardır. Bu amaçla Arapça-Farsça kelimelerden uzak, saf Türkçe kelime kullanımını benimsemişlerdir. Milli edebiyat romanlarında bireysel temalardan çok “Türkçülük, Milli Mücadele, yanlış Batılılaşma, çağdaşlaşma, yoksulluk, cehalet, gerilik” gibi konular öne çıkar. Toplum için sanat anlayışıyla birlikte dilde sadeleşme başlamış ve romanlar günlük konuşma diliyle yazılmıştır. Yerli hayatı ele alma konusunda Mehmet Emin Yurdakul, Mehmet Âkif Ersoy gibi şairler ile Refik Halid Karay, Reşat Nuri Güntekin gibi roman ve hikâye yazarları ön plana çıkmışlardır. Tanzimat ve Servetifünun dönemlerinde hikâye ve romanda konu edilen olaylar için mekân İstanbul iken Millî Edebiyat Dönemi’nde İstanbul’un dışına çıkılmıştır. Yurdun her bir köşesi mekân olarak kullanılmış, köy ve taşra hayatı da edebiyattaki yerini almıştır. Böylelikle her tabakadan insanın yaşantısı, roman ve hikâyede konu olarak kullanılmıştır. Halide Edip’in Ateşten Gömlek, Vurun Kahpeye; Yakup Kadri’nin Yaban; Samim Kocagöz’ün Kalpaklılar; Kemal Tahir’in Yorgun Savaşçı; Tarık Buğra’nın Küçük Ağa gibi eserleri Kurtuluş Savaşı’nın işlendiği eserlerden bazılarıdır. Millî Edebiyat Dönemi roman ve hikâye yazarları arasında Ömer Seyfettin, Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halid Karay, Aka Gündüz gibi isimler yer alır. Bu dönemde yer alan sanatçıların büyük bir kısmı Cumhuriyet Dönemi’nde de eserler vermiştir. Halide Edip Adıvar💥Ateşten Gömlek💥Sinekli Bakkal💥Vurun KAhpeyeYakup Kadri Karaosmanoğlu💥Kiralık Konak💥Nur Baba💥Sodom ve Gomore💥Hüküm GecesiReşat Nuri Güntekin💥Çalıkuşu💥Yaprak Dökümü💥Yeşil Gece💥Gizli El💥Damga Yıldız vermeyi unutmayın 😉
roman türünde eseri olmayan sanatçılar