cash. Yurt Dışına Seyahat Edeceklere Konsolosluk Rehberi ÖNSÖZ Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza yardım ve konsolosluk koruması sağlamak Büyükelçiliklerimizin ve Başkonsolosluklarımızın asli görevlerindendir. Gerek yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın sayısının beş milyona ulaşması, gerek yurt dışına yapılan turistik, ticari ve eğitim amaçlı seyahatlerdeki artış nedeniyle, yurt dışında yardım amacıyla Temsilciliklerimizce başvuran vatandaşlarımızın sayısı da her geçen gün artmaktadır. “Yurt dışında Konsolosluk Desteği” başlıklı bu kitapçıkta, yurt dışına ve/veya ikamet ettiğiniz ülkeden farklı bir ülkeye yaptığınız seyahatler sırasında dikkat etmeniz gereken hususlar ile yurt dışında güven içinde bulunabilmeniz için yapmanız gerekenler özetlenmekte ve herhangi bir zorlukla karşılaşmanız halinde tarafımızdan sağlanabilecek desteğe değinilmektedir. Yurt dışı temsilciliklerimizce düzenli olarak verilmekte olan olağan konsolosluk hizmetleri pasaport, nüfus, noterlik, vatandaşlık, askerlik, evlilik kaydı vb. bu kitapçığın kapsamı dışında tutulmuştur. Yurt dışı olağan konsolosluk hizmetlerimiz hakkındaki ayrıntılı bilgilere sitesinden ulaşmanız mümkündür. KİME YARDIM EDEBİLİRİZ? Yurt dışında bulunan Büyükelçilik ve Başkonsolosluklarımız, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ve Talep edilmesi ve yerel yasaların izin vermesi hâlinde Türk vatandaşlığının yanı sıra başka ülke veya ülkelerin vatandaşlığına sahip kişilere de yardım edebilirler. NASIL BİR DESTEK SAĞLARIZ? Olağanüstü durumlarla karşılaştığınızda 7/24 hizmet veren Konsolosluk Çağrı Merkezimizi ABD ve Kanada’dan +1 888 656 76 56, diğer ülkelerden +90 312 292 29 29 arayabilirsiniz. Konsolosluk Çağrı Merkezimiz tarafınıza gerekli bilgilendirme ve yönlendirmeyi anında yapabilmektedir. Sorununuzun takip gerektirdiği hâllerde, konu Konsolosluk Çağrı Merkezimiz tarafından yine anında en yakın dış temsilciliğimiz ve Bakanlık ilgili biriminin dikkatine sunulmaktadır. Bu bilgiyi alan temsilcilik/birim derhal devreye girecek ve tarafınızla doğrudan temasa geçecektir. Yurt dışında pasaportunuzu kaybetmeniz ya da çaldırmanız hâlinde Türkiye’ye dönüş için geçerli olmak üzere size geçici pasaport düzenleyebiliriz. Karşılaştığınız olağandışı durumla alakalı olarak yardım veya destek talebinde bulunmanız hâlinde, yerel makamlarla ve/veya Türkiye’deki ilgili kurum ve kuruluşlarla iletişiminize yardımcı olabiliriz. Yurt dışında yerel makamlarca hürriyetinizin kısıtlanması gözaltına alınma, tutuklanma, hüküm giyme gibi durumlarda, talep etmeniz hâlinde, sizinle en kısa sürede görüşebilmek/temasa geçebilmek için gerekli girişimlerde bulunuruz. Yurt dışında karşılaştığınız olağandışı durum ve/veya yerel makamlarca hürriyetinizin kısıtlanması gözaltına alınma, tutuklanma, hüküm giyme hakkında, talep etmeniz hâlinde, yakınlarınız ya da akrabalarınızla temasa geçeriz. Çocuk kaçırma olaylarında, akrabaların yurt dışında vefatı durumunda ve kayıp kişilerin bulunması amacıyla yerel makamlar nezdinde girişimler yaparız. Ülkemizde konuyla ilgili kurum ve kuruluşlar ile eşgüdüm hâlinde gerekli takibi yaparız. Bulunduğunuz ülkede savaş, iç savaş, ayaklanma, doğal afet gibi durumların ortaya çıkması ve güvenlik durumunun bunu gerektirmesi hâlinde Türk vatandaşlarının ülkeden çıkartılmaları için gerekli tedbirleri alırız. Seyahat ettiğiniz ülkede maddi açıdan zor duruma düşmeniz hâlinde yakınlarınızın size para transfer etmesine yardımcı olabiliriz. Seyahat ettiğiniz ülkedeki yerel avukatlar, hastaneler, doktorlar, yeminli tercümanlar gibi gerekli olabilecek kişi ve kurumların iletişim bilgilerini size verebiliriz. NE YAPAMAYIZ? Geçerli vizenizin olmaması ve/veya geçerli bir pasaporta sahip bulunmamanız durumunda sizin yabancı bir ülkeye girişinizi sağlayamayız. Yabancı ülkelerin sınır kabul, göç ve ikamet politikalarına karışamayız. Olağan konsolosluk hizmetlerimizde pasaport, nüfus, noterlik, vatandaşlık, askerlik, evlilik kaydı vb. mevzuatımızda yer almayan uygulama yapamayız. Şahsi anlaşmazlıklarda mülkiyet, işçi-işveren anlaşmazlıkları, ticari ihtilaflar vb. taraflardan biri lehine devreye giremeyiz. Dış temsilciliklerimizde yerel mevzuat ve uygulamalar hakkında size yönlendirmede bulunabiliriz, ancak size doğrudan hukuki danışmanlık hizmeti veremeyiz. Sizin adınıza avukat tutup doğrudan dava takibi yapamayız. Buna karşın, size yardımcı olabilecek kişilerin örneğin avukat ya da tercüman iletişim bilgilerini size verebiliriz. Suçun araştırılması sürecine dahil olamayız. Kayıp kişileri fiilen arayamayız. Sizi hapisten çıkartamayız. Ancak hakkınızdaki adli süreçle ilgili olarak şikayetleriniz varsa bunları yerel makamların dikkatine getiririz. Adli sürece yargı bağımsızlığı ilkesi çerçevesinde müdahale edemeyiz. Ancak, hakkınızdaki dava sürecini yerel makamlar kanalıyla yakından takip ederiz. Hapishanelerde, bulunduğunuz ülke vatandaşlarına sağlanandan daha iyi koşullarda kalmanıza yardımcı olamayız. Buna karşın, talebiniz hâlinde hapishanede dini koşullara uygun yemek çıkartılması ve dini vecibelerin yerine getirilmesi için gereken asgari koşulların sağlanması konularında devreye girebilir; hapishane şartlarının uluslararası standartların altında bulunduğu hâllerde yerel idare ile temasa geçerek bunlara dikkat çekebiliriz. Talep etmeniz ve yerel/fiziki koşulların elvermesi hâlinde, hapishanede sizinle yüz yüze ve/veya telefonla konsolosluk görüşmesi yaparız. Mahkûmiyetinizi tamamlamanızı müteakip hakkınızda yerel mahkemece verilmiş sınır dışı kararı varsa bunu engelleyemeyiz. Cezai ya da idari yargılama sürecine müdahil olamayız. Borçlarınızı veya faturalarınızı ödeyemeyiz. Size borç para verebileceğimiz bir kamu kaynağı bulunmamaktadır. Size yabancı ülkede iş bulamayız. Sizin adınıza iş anlaşmaları yapamayız. Sizin için seyahat planlaması yapamayız. Size özel işlerinizin takibinde yardımcı olamayız. Bankada hesap açılması, cep telefonu hattı alınması vb. özel isleriniz için dış temsilciliklerimizden bir görevlinin size eşlik etmesini sağlayamayız. Hastanelerde, bulunduğunuz ülke vatandaşlarına sağlanandan daha iyi bir sağlık hizmeti almanıza yardımcı olamayız. Reşit yaştaki çocuklarınız ve/veya yakınlarınız hakkındaki şahsi bilgileri onların izni olmadan sizinle paylaşamayız. Adınıza öğrenci yurtlarında kalmak için başvuruda bulunamaz, ev sahipleriyle kira kontratı imzalayamayız. İLKELERİMİZ Size yardım sağlarken; Nazik, yardımsever ve profesyonel olmaya; Konsoloslukla ilgili soruları, sorunun niteliğine bağlı olarak, şahsen, telefonda, posta ya da e-posta yoluyla en kısa sürede, en anlaşılır biçimde ve mevzuatımız çerçevesinde yanıtlamaya; Mevzuatımız, yerel mevzuat ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde hangi konularda size yardımcı olabileceğimizi, baştan açık ve net bir şekilde anlatmaya; Mesai saatleri içinde ve dışında karşılaşabileceğiniz ve acil yardım gerektiren durumlarda devreye girmeye; Şahsi bilgilerinizi gizli tutmaya; İstisnasız tüm Türk vatandaşlarının konsolosluk hizmetlerinden faydalanmasını sağlamaya; Konsolosluk hizmetleri ve desteğini önyargısız olarak sunmaya; Konsolosluk hizmetlerinin kalite ve etkinliğini Devletimizin imkânları çerçevesinde artırmaya çalışmaya; Konsolosluk hizmeti sunulan binalarımızın fiziki koşullarını Devletimizin imkânları çerçevesinde iyileştirmeye çalışmaya; Tarafınızdan bizlere çeşitli kanallardan iletilen yapıcı eleştirileri dikkate almaya; Şikâyetlere profesyonelce ve adilane yaklaşmaya; özen gösteririz. SİZDEN NE BEKLİYORUZ? Dış temsilciliklerimizde görevli personelimizin size karşı nazik, yardımsever ve profesyonel şekilde davranması zorunlu iken, sizlerin de dış temsilciliklerimizde görevli personelimizle temaslarınızda nezaket kuralları içinde hareket etmenizi; Konsolosluk desteğinin kamu kaynakları kullanılarak ve emek sarf edilerek gerçekleştirildiğini unutmamanızı; Gittiğiniz ülkenin kanun ve uygulamalarına riayet etmenizi; Gereksiz risklere atılmamanızı; Turist olarak gittiğiniz ülkelerde yasadışı/kaçak çalışmamanızı; Yurt dışında bulunduğunuz süre zarfında pasaport ve paranıza sahip çıkmanızı; Gittiğiniz yabancı ülkenin güvenlik durumunu önceden araştırmanızı ve Bakanlığımızca yayımlanmış olan seyahat uyarılarını dikkate almanızı; Güvenlik riski bulunan ülkelere seyahat ettiğinizde, gerektiğinde size ulaşılabilmesi ve yardım sağlanabilmesi amacıyla, kimlik ve irtibat bilgilerinizi en yakın dış temsilciliğimize mektup, faks veya e-postayla iletmenizi; Bulunduğunuz ülkede savaş, iç savaş ve doğal afet gibi olağanüstü gelişmelerin yaşanması hâlinde, gerektiğinde size ulaşılabilmesi ve yardım sağlanabilmesi amacıyla, Bakanlığımız duyuru ve açıklamalarını takip etmenizi, kimlik ve irtibat bilgilerinizi en yakın dış temsilciliğimize mektup, faks veya e-postayla iletmenizi; Gerektiğinde bulunduğunuz ülkenin yerel makamlarından güvenliğiniz konusunda tavsiye almanızı ve bu tavsiyelere uymanızı bekliyoruz. SEYAHATTEN ÖNCE Yurt dışına çıkmadan önce, pasaportunuzun geçerlilik süresinin yeterli olduğundan, pasaportunuzda herhangi bir tahrifat yırtık, kazıntı, silinme vb. bulunmadığından emin olunuz. Seyahat edeceğiniz ülkenin vize rejimini kontrol ediniz. Türk vatandaşlarının tabi olduğu vizelere ilişkin, Pasaport türlerine göre detaylandırılmış güncel listeye “ adresinden ulaşabilirsiniz. Seyahat edeceğiniz ülkenin, ülkeye girişte bir takım özel koşullar belli bir miktarda nakit para bulundurma, otel rezervasyonu, belli aşıların yapıldığına dair aşı kağıdı bulundurulması zorunluluğu gibi arayıp aramadığını araştırınız. Seyahat edeceğiniz ülke/ülkelerde belli hastalıklara karşı aşı zorunluluğu bulunup bulunmadığını araştırınız, varsa bu aşıları yaptırınız; gideceğiniz ülkelerde kalış süresinin uzun olması durumunda yapılması gerekebilecek ilâve aşılar da olabileceğini hatırınızda tutunuz. Gideceğiniz ülkenin gümrük uygulamaları hakkında bilgi edininiz. Pek çok ülkenin, ülkeye girişte belli miktarın üzerindeki para ve mücevheratın deklare edilmesini zorunlu kıldığını unutmayınız. Pasaport fotokopinizi, Kimlik Numaranızı, varsa seyahat sigortası poliçenizin bir örneğini, gideceğiniz ülkede ikamet edeceğiniz yerin adresini ve telefon numarasını, uluslararası seyahatinizi gerçekleştirirken bineceğiniz uçak, tren, otobüs veya dolmuş biletinizin birer örneğini aile bireylerinize ve yakın arkadaşlarınıza bırakınız. Cüzdanınızda ve pasaportunuzun içinde, size bir şey olması hâlinde, ulaşılabilecek iki kişinin iletişim bilgilerini bulundurunuz. Seyahat edeceğiniz ülkedeki Türk Büyükelçiliğinin, Başkonsolosluklarının ve Konsolosluk Çağrı Merkezi’nin iletişim bilgilerini kaybetmeyeceğiniz bir yere not ediniz. Yurt dışındaki Büyükelçilik ve Başkonsolosluklarımızın iletişim bilgilerine ve adreslerine Dışişleri Bakanlığının “ ” internet sayfasından ulaşabilirsiniz. Yanınızda yeterli miktarda nakit döviz bulunduğundan emin olunuz. Mümkün olduğu takdirde, yanınıza kredi kartı veya seyahat çeki de alınız. Kredi kartınızın veya seyahat çeklerinizin kaybolması ya da çalınması durumunda, başvurabileceğiniz banka telefon numaralarını ayrı bir yere not alınız. Gideceğiniz ülkenin güvenlik durumuna ilişkin bilgi edininiz. Dışişleri Bakanlığının veya seyahat edeceğiniz ülkedeki Büyükelçiliğimizin internet sayfalarında bulunan “seyahat uyarılarını” dikkate alınız. Seyahat uyarılarına Bakanlığımızın “ internet adresinden ulaşabilirsiniz. Gideceğiniz ülke hakkında bir seyahat rehberi satın alınız, yapılan güncel yayınları takip ediniz ve internette araştırma yapınız. Gideceğiniz ülkedeki kanunları ve farklı adetleri önceden öğrenmeye çalışınız. Özel seyahat sigortası yaptırmanız yararlı olacaktır. Seyahat sigortanızın bulunmaması hâlinde, yurt dışında karşılaşabileceğiniz sağlık sorunlarının tüm maliyetini tek başınıza üstlenmek zorunda kalabileceğinizi unutmayın. Seyahat sigortanızın geçerlilik süresini kontrol ediniz. Ailenizle birlikte seyahat etmeniz hâlinde, sigortanın tüm aile bireylerini kapsadığından emin olunuz. Özellikle uzun süreli seyahatlerinizden veya sağlık hizmetlerinin yeterli seviyede bulunmadığı ülkelere yapacağınız seyahatlerden en az bir ay önce sağlık kontrolünden geçmeniz yararlı olacaktır. Yurt dışında diş tedavisinin genellikle çok pahalı olduğunu unutmayınız. Uzun süreli seyahatlerinizden önce dişçinizde gerekli kontrolleri yaptırınız. Düzenli ilaç kullanma zorunluluğunuzun bulunması hâlinde, yanınıza yeterli miktarda ilaç almayı unutmayınız. Beraberinizdeki ilaçların son kullanım tarihlerine dikkat ediniz. Bazı ilaçların içerdiği maddeler nedeniyle bazı ülkelere sokulması yasak olduğundan, kullandığınız reçeteli ilacın reçetesini, tercihen İngilizce çevirisi ile birlikte, yanınızda bulundurunuz; beraberinizde götüreceğiniz ilaçların gideceğiniz ülkeye sokulması kesinlikle yasak bulunan ilaçlar arasında olup olmadığını kontrol ediniz. Kişisel güvenliğiniz için bazı basit önlemler almaktan kaçınmayınız. Örneğin, seyahat sırasında üzerinizde çok miktarda mücevher taşımayınız. Yabancı bir ülkeye giderken beraberinizde gıda maddesi götürmeyiniz. Özellikle hayvansal gıdaların et, süt, peynir vb. birçok ülkeye sokulmasının yasak olduğunu unutmayınız. Eğer arabayla yurt dışına çıkmak istiyorsanız, arabanızın bakımını yaptırınız. Arabanın evrakının ve ehliyetinizin yanınızda olduğundan emin olunuz. Gerekli sigortalı zamanlıca yaptırınız. Yurt dışına çıkmadan yanınızda götürdüğünüz mücevher ve değerli eşyanın fotoğraflarını çekiniz. Mücevher veya değerli eşyanızın çalınması durumda, sigortadan tazminat alabilmek için bu fotoğraflar delil teşkil edecektir. Ziyaret edilecek ülkelerdeki şehir cereyanı hakkında önceden bilgi alınız ve buna göre uygun özellikte cihazlarla tıraş makinesi, adaptör vb. yola çıkınız. Bulunulacak ülkedeki yol koşulları, trafik alışkanlıkları ve kurallarıyla ilgili olarak özellik arzeden hususlar hakkında bilgi edininiz ve bu çerçevede hazırlıklı olunuz. SEYAHAT SIRASINDA Türk vatandaşları açısından vize alınarak seyahat edilen bir ülke için almış olduğunuz vizenin size ve aile mensuplarınıza anılan ülkeye mutlak giriş hakkı sağlamadığını unutmayınız. Bu bağlamda, vizesini aldığınız yabancı ülkeye girişte ilgili emniyet makamları tarafından sizlere yöneltilebilecek sorulara dikkatle cevap veriniz. Muhataplarınızla gereksiz tartışmalara girmekten kaçınınız Vize başvurusu sırasında sizden istenen belgelerin örneklerini ülkeye girişte muhakkak yanınızda bulundurunuz. Yabancı ülkeye giriş sırasında ilgili yetkililerin sınır polisi, gümrük görevlileri vb. beraberinizde getirdiğiniz özel eşyayı ve bu bağlamda bavulunuzu kontrol edebileceklerini unutmayınız. Bu yönde bir taleple karşılaşılması halinde soğukkanlılığınızı koruyup, yerel yetkililerin talebi doğrultusunda hareket ediniz Hususi Pasaport veya Hizmet Pasaportu hamili iseniz seyahat etmekte olduğunuz ülke hamili bulunduğunuz pasaporta vize muafiyeti tanıyor olsa dahi, ülkeye giriş esnasında sınır yetkililerince sizden ek bilgi ve belge talep edilebileceğini hatırda tutunuz. Toplantı için geliyorsanız görev belgesi tercihan İngilizce veya Fransızca yanınızda bulundurunuz. Ayrıca söz konusu ülkede vizeden muaf olarak bulunabileceğiniz azami kalış süresini asmayınız Pasaportunuzu koruyunuz. Pasaportunuzu kaybetmeniz hâlinde Büyükelçiliklerimiz ve Başkonsolosluklarımız tarafından, Türkiye’ye dönüşünüzü teminen size geçici pasaport düzenlenecektir. Yurt dışında bulunduğunuz sürede pasaportunuzu emniyetli bir şekilde muhafaza ediniz. Ayrıca, pasaport, nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi fotokopisi gibi kimliğinizi ispat edebileceğiniz bir belgeyi yanınızda taşıyınız. Tüm belgelerinizin bir arada taşınmaması sözkonusu belgelerin çalınması veya kaybolması durumunda dış temsilciliklerimizce size sağlanacak yardımı kolaylaştıracak ve hızlandıracaktır Pasaportunuzun fotokopisini, her zaman pasaportunuzdan ayrı bir yerde bulundurunuz. Güvenliğiniz için basit bazı tedbirler almaktan kaçınmayınız. Mümkün olduğu takdirde mücevherlerinizi ve değerli eşyalarınızı görünür şekilde taşımayınız veya kaldığınız yerde emniyetli muhafaza altına alınız. Uygun koşullar mevcutsa, beraberinizde o gün için yetecek kadar para ve bir kredi kartı bulundurunuz. Paranızın kalanını ve diğer kartlarınızı otel kasanızda bırakınız. Gideceğiniz ülkelerin mevzuatını inceleyerek, ülkeye girişte üzerinizde bulunan nakit para, mücevher veya antika değeri olan eşyanızı gümrüğe beyan etmeyi unutmayınız. Bulunduğunuz ülkenin güvenlik durumunu internetten ve medyadan takip ediniz. Bulunduğunuz şehirde gideceğiniz semtlerin güvenlik durumunu araştırınız. Türkiye’de almayacağınız riskleri yurt dışında da almayınız. Bir olay tehlikeli gözüküyorsa, muhtemelen gerçekten de tehlikelidir. Ailenizle ve arkadaşlarınızla belli aralıklarla temasa geçiniz. Özellikle savaş, iç savaş, terör saldırısı gibi durumların yaşandığı bölgelerdeyseniz, yakınlarınızla her gün konuşmaya özen gösteriniz. Sizin kendinizi güvende hissetmeniz, yakınlarınızın sizin için endişelenmesini engellemez. Tanımadığınız ya da az tanıdığınız insanların kaldıkları yerlere gitmeyiniz. Bu insanları kaldığınız yere davet etmeyiniz. Tanımadığınız ya da az tanıdığınız insanlarla para ilişkisi içine girmeyiniz. Emanet kabul etmeyiniz. Bulunduğunuz yerin yasalarına saygı gösteriniz. Yasaları ihlal etmenizin ağır sonuçlar doğurabileceğini unutmayınız. Motorlu taşıt kullanıyorsanız, trafik kurallarına uymaya azami özen gösteriniz. Özellikle şehir içinde dolaşırken, aracınızın kapılarının içeriden kapalı olmasına ve camların da ancak hava girebilecek kadar açık olmasına dikkat ediniz. Kapkaç olaylarının çoğu kırmızı ışıkta bekleme anında gerçekleşmektedir. Aracınızı park ettiğinizde ise içerisinde görünür şekilde hiçbir eşya bırakmayınız. Karayolu ile yapacağınız seyahatlerde, aracınızın ağırlığına uygun otoyol geçiş bileti almayı unutmayınız ve bunu seyahatiniz boyunca muhafaza ediniz. Seyahat sırasında konaklama ihtiyacı zorunluysa güvenli bir mekân tercih ediniz. Araç içinde mümkün olduğunca gecelemekten kaçınınız Bulunduğunuz ülkedeki yasal kalış süresini ihlal etmeyiniz. İhlal neticesinde sınır dışı edilme ve geçici olarak alıkonulma gibi olumsuzluklarla karşılaşabileceğinizi unutmayınız. Kaçak olarak çalışmayınız. Kaçak çalışmanın bulunduğunuz yerin kanunlarının ihlali anlamına geleceğini unutmayınız. Kaçak çalışmanın şahsi güvenliğiniz için ağır sonuçları olabileceğini dikkate alınız. Özellikle hususi pasaport sahiplerinin hamili oldukları pasaportun gerektirdiği koşullara azami dikkat göstermesi ülkemizin yurtdışında tanıtımı açısından çok önemlidir. Yerel adetlere saygı gösteriniz. Özellikle farklı dinlere mensup kişilerin ibadet yerlerini ziyaretinizde, farklı ibadet şekilleriyle karşılaşacağınızı unutmayınız. İbadet yerlerinde, kurallara saygılı ve insanlara hoşgörülü davranınız. Yabancı ülkelerdeki giyim tarzı, sizin giyim tarzınızdan farklı olabilecektir. Farklı giyim tarzlarına karşı hoşgörülü olunuz. Bulunduğunuz ülkeye ilişkin sağlık uyarılarını dikkate alınız. Şişe suyu içmeye ve nerede ne yediğinize dikkat etmeye özen gösteriniz. Yurt dışına seyahat sırasında Türkiye’den emekli olanların sigorta kurumundan alacakları AT formunu yanlarında bulundurmaları gerekmektedir Yurt dışından satın aldığınız ve Türkiye’ye getireceğiniz mallar için gümrük vergisi ödemeniz gerekebileceğini unutmayınız. Uyuşturucu ile bağlantılı suçlar her ülkede çok ağır şekilde cezalandırılmaktadır. Yurt dışında tanımadığınız kimselerden paket ya da benzeri eşya almayınız. Tanıdığınız insanlardan aldığınız paketlerin içini mutlaka kontrol ediniz. Havaalanlarında ve kalabalık yerlerde çanta ve valizlerinize sahip çıkınız. YURT DIŞINDA YAŞAYACAKSANIZ Bu durumda gideceğiniz ülkede oturum izni almanız gerekeceğini unutmayınız. Oturum izinleri hakkında gideceğiniz ülkenin Türkiye’deki temsilciliğinden ve internetten bilgi edinebilirsiniz. Türkiye’den emekli olmayı düşünüyorsanız, Sosyal Güvenlik Kurumu ile temasa geçiniz ve Türkiye’den ayrılmadan gerekli işlemleri tamamlayınız. Gideceğiniz ülkenin sağlık hizmetleri hakkında bilgi edininiz. Sağlık hizmetlerinin pek çok ülkede ücretli olduğunu unutmayınız. Ailenizle birlikte yurt dışına yerleşmeniz hâlinde, çocuklarınızın eğitim alabileceği uygun okulların bulunup bulunmadığına dikkat ediniz. Üniversite öncesi eğitim için, belli bir bedel ödemek zorunda kalabilirsiniz. Türkiye’deki arabanızı yurt dışına götürmek istiyorsanız, gideceğiniz ülkenin araç ithal koşulları hakkında bilgi edininiz. Kendi mali durumunuzu kontrol altında tutunuz. Enflasyon, vergi yükümlülükleri, ekonomik dalgalanmalar gibi durumlara hazırlıklı olunuz. Yerleştikten sonra, uygun bir zamanda Büyükelçiliğine/Başkonsolosluğuna giderek adres beyanında bulununuz. Yerleştiğiniz yerin belediyesine ve gerekmekteyse diğer kurumlarına kayıt yaptırınız. Yurt dışında eğitim amaçlı olarak bulunmanız halinde ilgili Büyükelçiliğimiz/Başkonsolosluğumuz Eğitim Ataşeliğine uygun bir zamanda kaydınızı yaptırınız. Ayrıca, varsa, eğitim almayı düşündüğünüz şehirde faaliyet göstermekte olan Türk öğrenci dernekleriyle önceden temas kurunuz Türkiye’deki yakınlarınıza adres ve telefon bilgilerinizi veriniz. Adres değişikliklerinden yakınlarınızı haberdar ediniz. Bulunduğunuz ülkenin dilini öğrenmeye gayret gösteriniz. Bulunduğunuz ülkede, varsa bir Türk bankasında yoksa Türk bankalarıyla çalışan yerel bir bankada hesap açtırınız. Para transfer işlemlerinizi hesabınızın bulunduğu banka üzerinden yapınız. Bulunduğunuz ülkedeki, dış temsilciliklerimizce bilinen Türk dernekleri veya birlikleri gibi sivil toplum kuruluşlarıyla temasa geçiniz. YURT DIŞINDA ÇALIŞACAKSANIZ Türkiye’den çıkmadan önce işvereninizle sözleşme imzalamayı ihmal etmeyiniz. İşverenle akdedeceğiniz sözleşmenin hükümlerini şartlarınıza göre değerlendirerek, çalışma kararınızı veriniz. Sözleşmenin özellikle sizin sorumluluklarınızı belirleyen hükümleri ötesinde olası taleplerinizin ortaya çıkması halinde mağdur olabileceğinizi unutmayınız. Çalışacağınız ülkenin yerel makamlarının iş ve işveren haklarına ilişkin mevzuatı hakkında bilgi sahibi olmaya çalışınız. Gideceğiniz ülkede çalışma izni almanız gerekeceğini unutmayınız. Çalışma izinleri hakkında gideceğiniz ülkenin Türkiye’deki temsilciliğinden ve/veya internetten bilgi edinebilirsiniz. Kaçak olarak çalışmayınız. Kaçak çalışmanın bulunduğunuz yerin kanunlarının ihlali anlamına geleceğini unutmayınız. Kaçak çalışmanın şahsi güvenliğiniz için ağır sonuçları olabileceğini dikkate alınız. SİZE BİRŞEY OLURSA Kayıp / Çalıntı Pasaport veya Para Eğer pasaportunuz çalınırsa, derhal yerel polise başvurunuz ve pasaportunuzu kaybettiğinize dair bir belge alınız Bu bildirimi yapmanız pasaportunuzun üçüncü şahıslarca yasadışı kullanımı halinde haklarınıza zarar gelmemesini de sağlayacaktır. Bu belge ile en yakın Büyükelçiliğimiz/Başkonsolosluğumuza giderek yeni pasaport başvurusu yapabilir veya Türkiye’ye dönüşünüzü teminen geçici pasaport alabilirsiniz. Paranız ya da değerli bir eşyanız çalınırsa, yerel polise başvurunuz. Gerekirse bir avukat tutunuz. Bir hırsızlık olayının mağduru olmuşsanız, olayın olduğu yere en yakın polis karakoluna yazılı şikâyette bulunarak, çaldırdığınız eşya, para ve değerli kâğıtların listesini de içeren tutanağı mutlaka alınız. Bazı ülkelerde polis şikâyet almak istemeyebilir ve sizi en yakın Türk Temsilciliğine yönlendirebilir. Polisten tutanak almak konusunda ısrarcı olunuz. Kredi kartınız/seyahat çekiniz çalınırsa/kaybolursa derhal bankanızla temasa geçerek kartınızı/çeklerinizi iptal ettiriniz. Paranızın veya para yerine geçebilen kartlarınızı kredi kartı vb. kaybetmeniz veya çaldırmanız halinde Türkiye’deki yakınlarınızla temasa geçerek size para göndermelerini isteyiniz. Paranızın tamamını kaybetmeniz/çaldırmanız hâlinde yakınlarınızın size para transfer etmesine yardımcı olabiliriz, ancak size kamu kaynaklarından borç para veremeyiz. Bir Suçun Mağduru Olma Durumunda Yerel polis ve yerel kanunlar hakkında size genel bilgi verebiliriz, ancak size hukuki yardım hizmeti sağlayamayız. Herhangi bir suça ilişkin inceleme yapamayız. Delil toplayamayız. Birçok ülkede mahkemeler, davanın tarafları dışında kalan Büyükelçilikler ve Başkonsolosluklar dahil üçüncü kişilerin bilgi taleplerini reddetmektedirler. Bu nedenle, yerel makamlar ve mahkemeler önünde şahsi haklarınızı savunmak üzere avukat tutmanız gerekebilecektir. İhtiyaç duymanız hâlinde avukat ya da tercüman bulmanıza yardımcı olabiliriz. Yargı sürecine müdahale edemeyiz ve mahkemece verilen kararların sizin lehinize çıkmasını sağlayamayız. Tedavi görmeniz gereken durumlarda, sizi yerel hastane ve doktorlara yönlendirebiliriz. Ancak, hastane masraflarınızı karşılayamayız. Fiziki zarar görmeniz hâlinde, birçok ülkede maddi ve manevi tazminat davası açabileceğinizi unutmayınız. Hastane Hastaneye yatırıldığınıza ve yardıma ihtiyacınız olduğuna dair bilgininin Büyükelçiliğimize, Başkonsolosluğumuza ve/veya Bakanlığımıza ulaşmasını müteakip en kısa zaman içinde sizinle temasa geçeriz ve durumunuzla ilgileniriz. Bir suç neticesinde hastaneye yatırılmanız hâlinde durumunuzla ilgileniriz. Talep etmeniz hâlinde, sağlık durumunuz hakkında Türkiye’deki yakınlarınıza bilgi veririz. Yurt dışında seyahat sırasında karşılaştığınız sağlık sorunlarına ilişkin hastane masraflarınızı karşılayamayız. Buna karşılık yakınlarınızın size para transfer etmesine yardımcı oluruz. Yabancı ülkede aldığınız tedaviye ilişkin tüm yazılı bilgi, tahlil sonuçları ve reçeteleri saklayınız. Türkiye’ye dönüşünüzün ardından, gerekli görmeniz hâlinde, aldığınız tedavi ve kullandığınız ilaçlar hakkında, Türkiye’deki doktorlara bilgi veriniz. Yurt dışına tedavi amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu SGK onayı ile gönderilmiş olan ciddi sağlık sorunları bulunan kanser, organ nakli vb. vatandaşlarımızın durumlarıyla yakından ve hassasiyetle ilgileniriz. Gözaltı/Tutuklanma/Hapis Tutuklandığınız takdirde bu durumunuzun ilgili Türk temsilciliğine bildirilmesini şahsen talep etmeniz gerektiğini unutmayınız. Bu konuda yerel makamlar tarafından bize bilgi verilmesini takiben sizinle en kısa zamanda görüşmeye çalışırız. Personelimiz, gözaltına alınma/tutuklanma/mahkum olma gerekçeniz ne olursa olsun, önyargısız bir şekilde, sizi desteklemeye ve size yardımcı olmaya çalışır. Tutuklanmanızı, aldığınız cezaları vb. resmi kanallardan Türkiye’deki ilgili kurum ve kuruluşlara bildiririz. Yerel makamlar yasal şekilde salıvermedikçe, sizi hapisten veya tutukevinden çıkarmamız mümkün değildir. Türk vatandaşı olduğunuz için size özel muamele yapılmasını talep edemeyiz. Hapishane şartlarının uluslararası standartların altında bulunduğu hâllerde yerel idare ile temasa geçerek endişemizi dile getiririz. Hapiste/gözaltında bulunduğunuz süre zarfında sizi belli aralıklarla ziyaret ederiz. Türkiye’de olduğu gibi yurt dışında da hükümlü vatandaşlarımızın bazı ihtiyaçlarının sigara, gazete, diş macunu vb. karşılanması için özel bir kamu kaynağı veya bütçemiz bulunmamaktadır. Bununla birlikte, bu ihtiyaçlarınızı yakınlarınız ve hayırseverler kanalıyla temin etmeye de gayret ederiz. Şahsınız için avukat temin edip, dava masraflarını karşılayacak bir kamu kaynağı veya bütçemiz bulunmamaktadır. Ancak, uygun bir avukatla temsil edilmeniz için avukat tavsiyesinde bulunabiliriz. Olağanüstü Durumlar/Tahliye Bulunduğunuz ülkede savaş, iç savaş, ayaklanma, doğal afet gibi durumların ortaya çıkması hâlinde, güvenlik nedenleriyle Türk vatandaşlarının ülkeden çıkartılmaları/tahliye edilmelerini gerektiren gelişmeler olabilir. Böyle durumlarda Bakanlığımız dahil tüm ilgili kurum ve kuruluşlarımız eşgüdüm halinde hareket etmekte ve gelişmelerin anlık seyrine göre vatandaşlarımızın güvenli şekilde bulundukları yerden çıkartılmalarını teminen gerekli tedbirler alınmaktadır. Bu çerçevede; Güncel gelişmeleri basın-yayın organlarından takip etmeye gayret ediniz. İnternete erişiminiz varsa, Bakanlığımız web sitesinden duyuru ve açıklamaları takip ediniz. En kısa sürede en yakın Büyükelçiliğimiz, Başkonsolosluğumuz, Bakanlığımız ve/veya Konsolosluk Çağrı Merkezimiz ABD ve Kanada’dan +1 888 656 76 56, diğer ülkelerden +90 312 292 29 29 ile temas ediniz. Bulunduğunuz bölgede varsa diğer vatandaşlarımız ile temas hâlinde olunuz. Büyükelçiliğimiz, Başkonsolosluğumuz, Bakanlığımız ve/veya Konsolosluk Çağrı Merkezimizin yönlendirmeleri çerçevesinde hareket ediniz. Buralardan edindiğiniz bilgileri aynı bölgede temas hâlinde olduğunuz diğer vatandaşlarımızla paylaşınız. Bulunduğunuz yerde bir çatışma, saldırı vb. olayın vuku bulması hâlinde taraf olmamaya özen gösteriniz. Silahlı gruplarca gasp ve soygun eylemlerine girişilmesi hâlinde can güvenliğinizi ön planda tutacak şekilde hareket ediniz. Varsa diğer vatandaşlarımızla gruplar oluşturmaya çalışınız. Bulunduğunuz bölgede ancak yerel güvenlik koşulları mevcutsa ve gündüzleri seyahat ediniz. Güvenli seyahat ortamı yoksa bulunduğunuz yerde sabit kalınız ve varsa mevcut haberleşme kanallarından telefon, e-mail Büyükelçiliğimiz, Başkonsolosluğumuz, Bakanlığımız ve/veya Konsolosluk Çağrı Merkezimize durumunuz ve konumunuz hakkında bilgi veriniz. Tahliye operasyonları çok boyutlu planlama gerektirdiğinden sakin ve sabırlı olunuz. Tahliye edilmeyi beklediğiniz yerde kalabalık bir grup oluştuğu takdirde, organize şekilde bekleyecek düzeni almaya gayret ediniz. Grup içerisinde ekip şefleri belirleyerek, grubu daha küçük alt gruplara bölüp tahliye anında seri hareket kabiliyeti kazanmaya yönelik hazırlıklı olunuz. Bizi Nerede Bulabilirsiniz? Yurt dışındaki Büyükelçilik ve Başkonsolosluklarımızın iletişim bilgilerine ve adreslerine Dışişleri Bakanlığının adresli internet sayfasından ulaşabilirsiniz. İngilizce Ülke Tanıtım Videoları ABD – New York City Almanya Arjantin – Buenos Aires Avustralya – Sydney Avusturya Bahamalar Belarus Belçika Bolivya Bosna Hersek […] Norveç Bu video Norveç – Oslo hakkındadır. Malta Bu video Malta hakkındadır. Letonya Bu video Letonya – Riga hakkındadır. Jamaika Bu video Jamaika hakkındadır. İsveç Bu video İsveç – Stockholm hakkındadır. Yabancı ve Türk Öğretmenlerden Online İngilizce Dersleri Daha önce belirlenmiş saatlerde 1 saat boyunca,yabancı ve Türk İngilizce öğretmenleriyle İngilizce konuşma,okuma ve pratik yapma fırsatı. Birçok ülke ismine aşinayızdır, hem Türkçesine hem İngilizcesine. Ancak eminiz bu listede karşılığına, ya da açılımına yabancı olacağınız birkaç ülke vardır! Sağlam bir İngilizcenin temelini atarken hiçbir konuyu sektirmiyoruz, bu içeriğimizde en popüler ülkelerin İngilizce karşılıklarının ne olduklarını sizlere açıklayacağız…1. Amerika Birleşik DevletleriKısaca ABD dediğimiz ülke, dünyada USA olarak da bilinir. United States of America şeklinde geçer. State devlet, United birleşik ifadesini temsil ederken, America Çin Halk CumhuriyetiSeddi Ay’dan görünen, dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’in İngilizcesi China, okunuşu ise çaynadır. Birçok ürünün üzerinde gördüğünüz Made in PRC ifadesindeki PRC ise, Porto Riko değil, Public Republic of Chinadır. Yani Çin Halk RusyaRusya’nın İngilizce ifadesi Russia, telafuzu ise raşa İngiltereDili dünyanın uluslar arası dili haline gelmiş İngiltere’nin İngilizce karşılığı England’dır! Ancak bir de İngiltere ve diğer bazı ülkelerin dahil olduğu Birleşik Krallık vardır ki, bazı platformlarda GB olarak da geçer, GB’nin açılımı da Great Britaindir!5. FransaÖpücüğü, zarif dili ve Eyfel’i ile meşhur Fransa’nın İngilizce karşılığı Francedir. Fransızcanın İngilizcesi French, öpücüğün karşılığı ise French İtalyaEvet sandallarla ilerleyen mutlu insanları gördüğümüze göre Venedik’teyiz! İtalya’nın İngilizcesini de bu vesileyle tekrar etmiş olalım; Italy!7. İspanyaMatadorları, Real’i Barça’sı, Age of Empires’taki güçlü atlıları ile bilinen İspanya, İngilizce’de Spain olarak geçiyor AlmanyaAvrupa’nın en büyük ülkelerinden Almanya’yı Berlin’deki o ünlü girişi görünce hatırlamışsınızdır. İngilizcesi Germany, vatandaşının İngilizcesi ise German olan Almanya’ya, sevgilerimizi HollandaLaleleri, değirmenleri, inekleri ile, Türk asıllı eski rapçiler Dj Akman ve Son Nefes’le ünlü Hollanda’nın İngilizce karşılığı Netherlandsdır. Hollanda’ya giderseniz, i <3 amsterdam yazan yerde fotoğraf çekilirken, bu strateji bilgi lazım olabilir. Tekrar edeyim, JaponyaDünyanın en orijinal kültürlerinden birisine sahip olan Japonya’nın İngilizce karşılığı Japandır! Ama Japonca İngilizce ne demek, onu inanın HindistanHindistan, yakın gelecekte Çin’i geçip dünyanın en kalabalık ülkesi olacak. Hindistan’sız bu liste olur mu efendim! Hindistan’ın İngilizcesi Indiadır…12. BrezilyaFutbolun fenomen ülkesi Brezilya’nın İngilizce karşılığı Brazil’ AvustralyaDünyanın uzak bir köşesi, Avustralya! Opera binasını hemen herkesin görünce tanıdığı, sahillerinde köpek balıkları tehlikesinden rahatlıkla deve güreşi bile yapamadığımız o uzak ülke!Australia deyip kime sorsanız Güney AfrikaAfrika’nın en güney ucu, elması ile, zebrası ile meşhur Güney Afrika’nın İngilizcesi South Africa SuriyeBirkaç yıldır, kanlı bir iş savaşın sürdüğü Suriye son dönemin en çok konuşulan ülkelerinden. Suriye, İngilizce’de Syria olarak geçiyor. Syrian refugees ifadesiyle de karşılaşmanız çok olasıdır, Suriyeli mülteciler anlamına Türkiye!Her ne kadar kalitesiz mizaha maruz bırakılıp, hindi’ esprisi ile kullanılıyor olsa da bazen, Türkiye’mizin İngilizcesi Turkey’dir! Turkey, aynı zamanda hindi anlamına da geliyor. Avustralya İngilizce Tanıtımı Okyanusya kıtasının en büyük ülkesi olan Avustralya’nın İngilizce ve Türkçe tanıtımı adlı … Avustralya İngilizce Tanıtımı Devamını Okuyun By Last updated February 9, 2019 Çok Sayıda İngilizce Kelimenin Başka Dillerden Gelen İngilizce Yabancı Kelimeler Olduğunu Biliyor muydun? “Vay canına, İngilizcede ne kadar çok sözcük var!” Daha önce hiç böyle düşünmüş müydün? Bu doğru olabilir, peki ama çok sayıda İngilizce sözcüğün başka dillerden geldiğini biliyor muydun? Doğru duydun—geçen yıllar içerisinde İngilizce konuşan kişiler diğer dillerden sözcükler “araklamış” ve bunları İngilizceye dahil etmiştir. Özellikle İngilizceye yakın zamanımızda girmiş olmaları halinde bu sözcüklere ”loanwords-ödünç alınmış sözcükler” adı veriliyor. “loan” sözcüğü, başka birine geçici olarak vermek anlamına gelir. Aslında, muhtemelen senin anadilinden de İngilizceye girmiş sözcükler vardır! Bu da, bunları öğrenmenin gerçekten kolay olacağı ve İngilizce kelime dağarcığını hızla genişletebileceğin anlamına gelmektedir. Ve bu listedeki diğer sözcükler öğrenerek İngilizce konuşan arkadaşlarını etkileyebilirsin. Bu sözcüklerden birini bir daha duyduğun zaman arkadaşlarına bunun aslında hangi dilden geldiğini söyle! Peki, hazır mıyız? Şimdi İngilizcenin diğer dillerden “almış” olduğu yaygın kullanılan İngilizce yabancı kelimeleri keşfedelim. Bu listeyi okumadan önce ya da okuduktan sonra, dilin nasıl geliştiği hakkında daha fazla bilgi almak için “İngilizce Nereden Geliyor?” adlı videoyu FluentU üzerinden izleyebilirsin. FluentU gerçek dünyada yayınlanan videoları alıyor—film fragmanları, müzik videoları, haberler ve ilham verici konuşmalar gibi—ve bunları kişiselleştirilmiş dil derslerine dönüştürüyor. Eğer hala bir hesap açmadıysan bu İngilizce öğrenmek için harika bir araç. Sitemize kaydolarak ücretsiz deneyebilir ya da iOS veya Android uygulamamızı indirebilirsin. Download This blog post is available as a convenient and portable PDF that you can take anywhere. Click here to get a copy. Download Fransızcadan Bazı açılardan İngilizce, Fransızca ve Almanca neredeyse birlikte büyümüş üç kardeş gibidir. Bu dillerin her biri bir diğerinden bir şekilde etkilenmiştir, ancak İngilizceyi en fazla etkilemiş dillerin başında Fransızca gelir. Aslında, 9. yüzyıl ile 14. Yüzyıl arasındaki dönemde İngiltere saraylarının “resmi” dili Fransızcanın bir çeşidiydi! Bu yıllar içerisinde halk arasında asiller değil İngilizcenin daha eski bir çeşidi konuşulurken, krallar, kraliçeler ve saray mensupları Fransızca konuşurdu. Ve durumu daha da karmaşık hale getirmek istercesine, çoğu belge Latince dilinde yazılmıştı. Tahmin edeceğin üzere bu diller arasında bol miktarda alışveriş gerçekleşti. Şimdi, hala “Fransızca gibi gözüken” bazı ilginç İngilizce sözcüklere bir göz atalım. Unutmadan Aslı Fransızca olan bu sözcüklerin telaffuzlarını dinlemeyi unutma. Bunların çoğu, tahmin ettiğinden çok daha farklı şekilde okunuyor! 1. Ballet Bale Dünyanın büyük bölümünde popüler bir dans çeşididir. Bu dans çeşidinin Fransa’da geliştirilmiş olması nedeniyle, insanların baleden bahsederken kullandıkları sözcüklerin çoğu Fransızca kökenlidir. Balet ya da balerin olmayan dansçılar muhtemelen bu uzun listeden sadece “balerin” ve “tutu” söcüklerini bilecektir. “Ballet” sözcüğünün nasıl telaffuz edildiğine dikkat et. Burada, sözcüğün sonundaki “t” harfi telaffuz edilmez. Bunun yerine ikinci hece, tıpkı “a ey” sesinde olduğu gibi “lay ley” şeklinde okunur. Fransızcadan ödünç alınmış bu sözcüklerin ilginç yanlarından biri de budur Bazıları tıpkı diğer İngilizce sözcükler gibi telaffuz edilir, ama bazıları da daha ziyade Fransızcada olduğu gibi telaffuz edilir. İşte “-et” ile biten ama sonu “a ey” sesiyle telaffuz edilen Fransızca kökenli sözcüklerin bazı örnekleri “buffet büfe,” “gourmet gurme,” “filet fileto,” “chalet dağ evi” ve hatta bir otomobil firması olan “Chevrolet.” Örnek My niece and nephew are in ballet class, so I watched their 5-hour ballet performance on Saturday. It was pretty long. Yeğenlerim bale dersi alıyorlar, bu yüzden Cumartesi günü 5 saatlik bale gösterilerini izledim. Oldukça uzundu. 2. Cafe Kafe İngilizcede küçük ve genellikle gayriresmi restorana bu ad verilmektedir. Sıklıkla küçük masaları vardır ve bazen de mekanın dışında masalar olur. İngilizcede hem aksan işaretiyle “café” hem de aksan işareti olmadan “cafe” yazımı doğrudur. “Cafe” sözcüğü Fransızcada “kahve” için kullanılan sözcükten geliyor ve birçok diğer dilde kahve ile ilgili diğer sözcüklere benzerlik gösteriyor. Kafeler çoğunlukla kahve servisi yapar. Ama bir mekan sadece kahve servisi yapıyorsa ve yiyecek servisi yoksa o halde bu mekana normalde “coffee shop” kahvehane adı verilir. Ayrıca, benzer bir sözcük olan “cafeteria” kafeterya da bir miktar kafa karışıklığına neden olabilir. Genel olarak kafeterya, belirli bir grup insana özel küçük bir restorandır. Kafeteryalar genellikle okullar veya büyük şirketlerde bulunur. Bu kafeteryalar o binada çalışan ya da okuyan kişiler için ayrılmıştır. Örnek I’ve only got about 20 minutes for lunch, so I’ll just stop at a cafe for a quick sandwich. Öğle yemeği için sadece yaklaşık 20 dakikam var, bu yüzden atıştırmalık bir sandviç için bir kafeye uğrayacağım. 3. Croissant Kruvasan Başka dillerden ödünç alınmış en yaygın ve en iyi! sözcüklerin bazıları yiyeceklerle ilgilidir. Bu da birçok yiyeceğin belirli bir kültür ile özdeşleşmiş olması ve diğer dillerde bu kültürlerden gelen yiyecekler için her zaman bir sözcük bulunmamasından kaynaklanır. Kruvasan, hafif ve gevrek bir çeşit hamur işi ya da ekmektir. Burada “gevrek” dediğimiz zaman kruvasan yediğin zaman tabağında bol miktarda kırıntı kalacağı anlamına geliyor. İngilizcedeki benzer bir ekmek çeşidi “ay çöreği”dir. “Çörek,” küçük bir ekmek parçasına verilen isimdir. Örnek Tina really loves to make croissants because they taste better than other types of bread. Tina, diiğer ekmek çeşitlerinden daha lezzetli olduğu için kruvasan yapmayı gerçekten seviyor 4. Entrepreneur Girişimci Bu sözcük, anadili İngilizce olanlar için dahi biraz zor olması nedeniyle telaffuzunu kesinlikle duyman gereken sözcüklerden biri. Girişimci, kendi işini kuran kişidir. Bu sözcüğün çekim eki almış halleri arasında “entrepreneurship” isim-girişimcilik veya “entrepreneurial” sıfat-girişim ile ilgili örnek gösterilebilir. Örnek Elon Musk, the man who started SpaceX and Tesla Motors, is one of the most famous entrepreneurs in the world. SpaceX ve Tesla Motors kurucusu Elon Musk dünyanın en tanınmış girişimcilerinden biridir. 5. Faux pas Gaf Bu sözcük grubu sosyal bir hatayı tanımlamaktadır. Telaffuzunu buradan dinle, “x” ve “s” de dahil olmak üzere birden fazla sessiz harf içeriyor. Eğer bir gaf yaparsan, bu hata genellikle çok büyük değildir ve kimseyi fiziksel olarak etkilemez, ama insanların rahatsız olmasına neden olabilir. Örnek I committed a pretty big faux pas last night. I kept trying to offer Maria beers, but I completely forgot that she stopped drinking alcohol three years ago! Dün gece çok büyük bir gaf yaptım. Maria’ya sürekli bira ısmarlamaya çalıştım, üç yıl önce alkolü bıraktığını tamamen unuttum! 6. Genre Tür Fransızcada bu sözcük “tür” ya da “stil” anlamlarına gelir. Telaffuzunu buradan dinle. İngilizcede bu sözcük özellikle eğlence alanında bir şeyin kategorisini tanımlamak için kullanılır. İnsanların bu sözcüğü sıklıkla kitaplar, filmler ve müzik hakkında konuşurken kullandığını duyacaksın. Örnek Roy likes many types of music, but his favorite genre is heavy metal. Roy çok sayıda müzik türünü beğeniyor ama en sevdiği tür heavy metal. 7. Hors d’oeuvre Ordövr Bunlar, başta partiler olmak üzere özel etkinliklerde servis edilen tek lokmalık yiyeceklerdir. Bunlar aperatiflere oldukça benzer ama aperatifler genellikle ana öğünden önce servis edilir. Bu sözcüğün telaffuzunu kesinlikle dinle. Ayrıca, yazılışı da oldukça zor. Anadili İngilizce olan çoğu kişi bu sözcüğü genellikle sadece konuşurken kullanır. Şimdi buraya yazarken bile nasıl yazıldığını üç defa kontrol etmem gerekti! Örnek We were invited to Tina and Roy’s engagement party. We expected a big meal, but there were only hors d’oeuvres. That was okay, though, since we weren’t that hungry. Tina ve Roy’un nişanına davet edildik. Büyük bir yemek bekliyorduk ama sadece ordövrler vardı. Ama o kadar da aç olmadığımız için bu sorun olmadı. 8. Lingerie Kadın iç çamaşırı Bu sözcük kadınların giydiği ve genellikle seksi ya da bir şekilde özel olan iç çamaşırı ya da gecelikleri tanımlamak için kullanılır. Bu sözcüğün de telaffuzu zordur. Örnek These days, before some women get married, their friends give them a “lingerie shower.” That’s when the woman’s friends all get together and give her lingerie as a wedding gift. Günümüzde, bazı kadınlar evlenmeden önce arkadaşları onlara bir “iç çamaşırı partisi” düzenliyor. Bu partide kadının arkadaşları bir araya gelerek ona evlilik hediyesi olarak iç çamaşırı veriyorlar. 9. Renaissance Rönesans Fransızcada bu sözcüğün anlamı “yeniden doğuştur” ama İngilizcede sıklıkla sanat ve bilim alanlarında büyük gelişmeler yaşanmış olan 1300 ile 1600 yılları arasındaki tarihi dönemi ifade etmek için kullanılır. Ayrıca, bir kişi, bir şirket ya da ülkenin zorlu bir dönem sonrasında yeniden popülerliğini kazandığı bir dönemi tanımlamak için de kullanılabilir. Bunun komik örneklerinden biri de birçok sanat eleştirmeninin aktör Matthew McConaughey’nin “Rönesansını” “Mcconaissance” olarak adlandırması olmuştur. Örnek I don’t know much about art, but I do know that Michelangelo and Raphael were two of the most famous artists from the Renaissance. Sanattan fazla anlamam ama Michelangelo ve Raphael’in Rönesans döneminin iki önemli sanatçısı olduğunu biliyorum. 10. Rendezvous Buluşma İngilizcede bu sözcük, ya insanların buluşmayı planladığı yer ya da belirli bir saatte bir kişi ile buluşma eylemini tanımlamak için kullanılır. Örnek We’re in a new city, and I’m sure you all want to explore it a bit. It’s 200 now, so let’s rendezvous back here at 600. Then we’ll go to dinner. Yeni bir şehirdeyiz ve eminim ki hepiniz bu şehri biraz keşfetmek istiyorsunuz. Saat şimdi 200, o halde saat 600’da yine burada buluşalım. Eğer Fransızca kökenli daha fazla İngilizce sözcük öğrenmek istiyorsan bu ilginç yazıya bir göz at. Yapılan açıklamalar Fransızca öğrenenlere yönelik, ama makale İngilizce dilinde yazılmış ve bazı mükemmel ve önemli Fransızca kökenli sözcüklere yer veriyor. Almancadan Tıpkı biraz önce Fransızca için vermiş olduğuma benzer şekilde, işte İngilizcede kullanılan 33 Almanca sözcük ile ilgili bir makale. Bu yazı ise Almanca öğrenmekte olan İngilizce konuşan kişiler için hazırlanmış. Aynı zamanda İngilizce ve Almanca arasındaki tarihsel bağlara da biraz değiniyor. Ve eğer daha fazlasını istersen bu makalede Almancadan ödünç alınmış 76 sözcük yer alıyor. Yazının devamında bu Almanca sözcüklerin telaffuzları için bağlantılar da ekleyeceğim. Genel olarak bunların telaffuzu Fransızca kökenli sözcükler kadar zor değildir. 11. Delicatessen Şarküteri Şarküteri İngilizcede “deli” olarak kısaltılır sandviç, kahve ve diğer küçük yiyecekler bulabileceğin gayrıresmi bir restorandır. Bu sözcüğün kökeni, Almancada “iyi/lüks gıdalar” anlamına gelen Delikatessen sözcüğüdür, ancak İngilizcede bu gibi gıdaları satın alabileceğin yeri tanımlamaktadır. En ünlü şarküterilerin bazıları Katz’s Delicatessen de dahil olmak üzere New York’ta bulunmaktadır. Web sitelerinde yer alan resimler, bir şarküteride tipik olarak bulabileceğin devasa sandviçler hakkında sana fikir verebilir. Örnek Delicatessens used to be more common in New York, but many are going out of business since many people seem to prefer more formal restaurants. Eskiden New York’ta daha fazla şarküteri bulunurdu, ama insanların artık daha resmi restoranları tercih etmesiyle pek çoğu kepenk kapatıyor. 12. Fest Festival Fest’ bir çeşit parti, kutlama ya da festivaldir. Hem İngilizce hem de Almancada sıklıkla bir sonek kelimenin sonuna eklenen ek olarak kullanılır ve bunların en yaygını Oktoberfest’tir. “Resmi” Oktoberfest Ekim Festivali her sene Almanya’nın Münih kentinde düzenlenir ama pek çok diğer şehrin kendi Oktoberfest’leri vardır. Örnek We visited the Oktoberfest in Munich, but it was crazy. There were so many people, and all of them were drunk! Münih’teki Oktoberfeste gittik ama çok çılgıncaydı. Çok kalabalıktı ve hepsi de sarhoştu! 13. Gesundheit Çok yaşa İster inan ister inanma ama anadili İngilizce olanlar bu sözcüğü kullanıyor! Almancada bu sözcük “sağlık” anlamına geliyor. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde birisi hapşırdığı zaman insanlar “Gesundheit!” diyerek tepki verir diğerleri ise sıklıkla “bless you” der. ABD’ye yerleşmiş olan Alman göçmen sayısının İngiltere’ye yerleşenlerden daha fazla olması nedeniyle bu sözcük muhtemelen ABD’de daha yaygın kullanılmaktadır. Örnek When I sneezed, my aunt said “Gesundheit!” Hapşırdığım zaman teyzem “Çok yaşa” dedi. 14. Kindergarten Anaokulu Birebir çevrildiği zaman bu sözcük “çocuk bahçesi” anlamına gelir. Dünyanın birçok yerinde yaygın olarak bulunan bir okul tipidir. Çocuklar genellikle 5 yaşına geldikten sonra ilkokula başlamadan önce bir ya da iki sene boyunca anaokuluna gider. Örnek Our daughter is going to turn 5 next year, so we’ve been trying to find a good kindergarten for her. Kızımız önümüzdeki sene 5 yaşına basacak, bu nedenle bir süredir onun için iyi bir anaokulu bulmaya çalışıyoruz. 15. Waltz Vals Vals resmi bir dans çeşididir. Bu sözcük aynı zamanda bu dans esnasında çalan müzik türünü tanımlamak için de kullanılır ve bir fiil olarak da bu dansı icra etme eylemini tanımlamak için kullanılabilir. Örnek My friends say that dancing the waltz is easy, but I can’t do it. I’m just not coordinated, and everyone says I have “two left feet.” Arkadaşlarım vals yapmanın kolay olduğunu söylüyorlar ama yapamıyorum. Koordinasyonum yok ve herkes “iki sol ayağım” olduğunu söylüyor. 16. Rucksack Sırt çantası Rucksack’ sırt çantası için kullanılan başka bir sözcüktür. “Ruck” sözcüğü Almanca kökenli Rücken geri sözcüğünden ve Sack sözcüğü de ya “çanta” ya da tahmin edeceğin üzere “çuval” sözcüğünden gelmektedir. Örnek Alan is going to travel to Europe this summer, but he’s planning on only taking one rucksack. He’ll have to pack carefully if he wants everything to fit! Alan bu yaz gezmek için Avrupa’ya gidiyor, ama yanında sadece bir sırt çantası götürmeyi planlıyor. Her şeyin sığmasını istiyorsa çantasını toplarken çok dikkatli olmalı! Yidişten Yidiş dilini daha önce duymamış olabilirsin ama bu özellikle Doğu Avrupa kökenli Yahudiler arasında sıkça konuşulan Alman dillerinden biri. Günümüzde sıklıkla İsrail, Doğu Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde Yahudi ailelerin yerleşmiş olduğu bölgelerinde konuşulmaktadır. Tarihteki göç hareketleri nedeniyle bazı Yidiş sözcükler İngiliz İngilizcesinden ziyade Amerikan İngilizcesinde daha yaygın olabilir. Ayrıca bunun Almanca dil ailesinden olması nedeniyle birçok Yidiş sözcük Almanca sözcüklerle ya benzer ya da özdeştir. 17. Glitch Problem Glitch küçük bir problemi ifade eder ama bu problem genellikle bir şeyi tamamlamayı imkansız hale getirmeyen bir problemdir. Örnek I planned to go downtown to meet with Betty, but I ran into a glitch The bus wasn’t running because it was a holiday. So I just took a taxi instead. Betty’yi görmek için şehir merkezine gitmeyi planlamıştım ama bir problemle karşılaştım Tatil olduğu için otobüs seferi yoktu. Ben de bunun yerine bir taksiye bindim. 18. Klutz Sakar Klutz son derece koordinasyonsuz ya da sakar bir kişiyi ifade etmektedir. Diğer bir deyişle klutz olarak tanımlanan kişilerin başına kazalar gelir ve bir şeyleri kırarlar. Örnek My cousin Charlotte is a real klutz. Every time she goes into a souvenir shop, she always seems to break two or three things, and then she has to pay for them! Kuzenim Charlotte tam bir sakar. Ne zaman bir hediyelik eşya dükkanına girse iki ya da üç şeyi kırıyor ve sonra da bunların parasını ödemek zorunda kalıyor! 19. Spiel Konuşma Yidişte ve Almancada bu sözcük “oyun” anlamına gelebilir ama İngilizcede defalarca söylenmiş/anlatılmış bir konuşma ya da hikayeyi ifade etmektedir. Bu konuşma genellikle seni bir şeye ikna etmeye çalışır. Örnek My uncle Thomas believes a lot of conspiracy theories. When we ate Thanksgiving dinner, he did his whole spiel about how the government is controlled by lizard people! Amcam Thomas birçok komplo teorisine inanıyor. Şükran Günü yemeğinde konuşmasını tamamen hükumetin kertenkele insanlar tarafından kontrol edildiğine ayırdı! 20. Schmooze Dedikodu yapmak Bu sözcük oldukça samimi bir şekilde ve sıklıkla çıkar sağlamak üzere birisiyle konuşmak anlamına gelmektedir. Örnek At the meeting, the professors were schmoozing with the president of the club. They want his club to donate money to the university. Toplantıda profesörler kulüp başkanı ile dedikodu yapıyordu. Bu kulübün üniversiteye bağış yapmasını istiyorlar. İspanyolcadan Tıpkı Fransızca gibi İspanyolca da İngilizceyi etkilemiş olan Latin kökenli bir dil. Bu İspanyol etkisi özellikle Amerikan İngilizcesinde hissedilmektedir, bu sözcüklerin birçoğu İngiliz İngilizcesinde yaygın olarak kullanılmıyor olabilir. 21. Guerrilla Gerilla İspanyolcada bu sözcük “küçük savaş” anlamına gelir. Hem İspanyolca hem de İngilizcede, hükumetle çatışan resmi olmayan bir grup insanı tanımlamak için kullanılabilir. İngilizcede “guerrilla warfare” çete savaşı veya “guerrilla marketing” gerilla pazarlama gibi ifadelerde olduğu gibi sıklıkla bir sıfat olarak kullanılır. İspanyolcada “ll” sesinin İngilizceden farklı telaffuz edildiğini unutmayalım. Bunun sonucunda İngilizcede bu sözcük “gorilla” goril ile neredeyse aynı şekilde telaffuz edilir. Örnek The guerrilla fighters took control of the capital of the country, which gave them control of the government. Gerilla savaşçılar ülkenin başkentinin kontrolünü ele geçirdi, bu da onlara hükumet üzerinde kontrol verdi. 22. Macho Maço Bu sözcük oldukça güçlü ya da erkeksi bir kişiyi tanımlar. Ayrıca, erkekliği ile ilgili olarak ukala davranan bir kişiyi tanımlamak için de kullanılabilir. Bir profesyonel güreşçi bunu isminde kullanmıştır ve 1970’lerden popüler bir disko şarkısıdır. Örnek Peter is a real macho guy, but that’s annoying sometimes. He says that “real men don’t cry,” but I think he’s wrong. Peter gerçek bir maço ve bu bazen sinir bozucu oluyor. “Gerçek erkekler ağlamaz” diyor ama bunun yanlış olduğunu düşünüyorum. 23. Patio Taraça İngilizcede “patio” genellikle masa ve sandalyeler bulunan ama çatısı olmayan ve bir evin dışındaki bir alanı tanımlar. Örnek It was very hot today, so we decided to go out to the patio to drink a cold glass of lemonade. There are some trees there, too, so the sun wasn’t as bad. Bugün çok sıcaktı, biz de taraçaya çıkarak soğuk bir limonata içmeye karar verdik. Orada ağaçlar da var, bu yüzden güneş o kadar kötü değildi. 24. Plaza Merkez Plaza bazen “square” olarak da anılan, bir şehirdeki kamuya açık alanı tanımlar. “Plaza” aynı zamanda birçok alışveriş merkezi, kurumsal bina alanı ya da diğer geniş ve açık alanların isimlerinde geçmektedir. Anadiliniz İspanyolca ise bu sözcüğün İngilizce telaffuzunda yumuşak bir “s” sesi yerine titreşen bir “z” sesi olduğuna dikkat edin. Örnek Victoria needed to buy some Christmas presents for her friends, so she went downtown to the new shopping plaza to check out some of the stores that were recently opened. Victoria’nın arkadaşları için Noel hediyeleri laması gerekiyordu, be nedenle yeni açılan mağazaları görmek için şehir merkezindeki yeni alışveriş merkezine gitti. 25. Piñata Bu sözcük, içi şekerleme dolu bir oyuncağı tanımlayan mutlu bir sözcük. Partilerde şekerlemelerin dökülmesi için çocuklar sırayla buna bir sopayla vurur. Örnek We had a birthday party for our 3-year-old boy, but we thought he was probably too young for a piñata. We thought all the kids would get hit in the head with the stick. 3 yaşındaki oğlumuz için bir doğum günü partisi düzenledik ama piñata için çok küçük olduğunu düşündük. Bütün çocukların kafalarına sopa darbesi alacaklarını düşündük. 26. Siesta Siesta, “nap” şekerleme için kullanılan diğer bir sözcüktür ama sıklıkla kişinin yemekten sonra ya da işe mola verdiği zaman gün ortasında yaptığı bir şekerlemeyi ifade eder. Sıcak ülkelerde gün ortasının en sıcak saatler olması nedeniyle bu ülkelerdeki insanlar sıklıkla siesta yaparlar. Bu nedenle evde kalıp uyumak için iyi bir zamandır! Örnek Wow, since I ate that big plate of spaghetti, now I’m feeling super tired. I think I’ll take a quick siesta before I get back to work. Vay canına, koca bir tabak makarna yedikten sonra şimdi acayip yorgun hissediyorum. Sanırım işe dönmeden önce kısa bir siesta yapacağım. Japoncadan 27. Karaoke Karaokenin ne olduğunu muhtemelen biliyorsun. Karaoke, popüler bir şarkının sözlerini ekrandan okurken o şarkının ezgisine eşlik etmektir. ABD ve İngiltere gibi birçok ülkede karaoke barları bulunuyor ama bunlar genellikle Japonya ile bağdaştırılır. Örnek Mitch really likes singing karaoke, even though he doesn’t have an amazing voice. But that doesn’t matter—the important thing is to have fun with friends! Mitch harika bir sesi olmasa da karaoke söylemeyi gerçekten seviyor. Ama bunun bir önemi yok—önemli olan arkadaşlarla iyi vakit geçirmek! 28. Karate Tıpkı karaoke gibi bu sözcüğü de muhtemelen tanıyorsun. Kökenleri Japonya’dan gelen popüler bir dövüş sanatını tanımlıyor. Japonya’da “karate” sözcüğü “eli boş” anlamına geliyor, çünkü bu sporu yapmak için herhangi özel ekipman ya da silah kullanılmıyor. Örnek Lisa has a black belt in karate, so you’d better not try to steal her things. Lisa karatede siyah kuşak sahibi, bu yüzden onun eşyalarını çalmasan iyi edersin. 29. Ninja Bu sözcüğün Japoncadaki anlamı “casus” ama İngilizcede sessiz bir şekilde, kimseye görünmeden hareket edebilen ve saldırı yapabilen bir kişiyi tanımlamak için kullanılıyor. Her ne kadar bu tarihsel olarak doğru olmasa da insanlar aynı zamanda maske takan ve simsiyah giyinmiş dövüşçüleri de ninjalarla bağdaştırıyor. Modern kullanımıyla ise, bir şeyi aşırı derecede iyi yapan kişilere sıklıkla “ninja” deniliyor. Bu söylem özellikle teknolojik alanlarda geçerli. Örnek You should try Karl’s cookies—they’re delicious! Karl is a real baking ninja! Karl’ın kurabiyelerini denemelisin—onlar çok lezzetli! Karl gerçek bir mutfak ninjası! 30. Origami Origami, küçük kağıt parçalarından ilgin şekiller elde etmek için yapılan kağıt katlama sanatıdır. Bazı origamiler gerçekten çok detaylı ve olağanüstü olabilir! Örnek If you want to try origami, it’s very easy to start. You just need some small pieces of paper. But if you want to become an expert, it could take years of practice. Eğer origami yapmayı denemek istersen bu oldukça kolay. İhtiyacın olan tek şey birkaç parça kağıt. Ama eğer bir uzman olmak istiyorsan bu yıllarca alıştırma yapmanı gerektirebilir. 31. Tsunami Bu, sıklıkla bir depremin neden olduğu devasa çok büyük bir deniz dalgasıdır. Ne yazık ki, tsunami sözcüğü 2004 Güneydoğu Asya tsunamisi ve 2011 Japonya tsunami ile daha bilinir hale gelmiştir. Bu felaketlerde yüz binlerce kişi hayatını kaybetti. Örnek Those recent tsunamis were terrible, but at least they made people more aware of the dangers of tsunamis. Yakın zamanda yaşanan tsunamiler korkunçtu ama en azından insanların tsunamilerin tehlikeleri hakkında bilinçlenmelerini sağladılar. Amerikan Yerlisi Dillerinden Avrupalılar Amerika’yı keşfettikleri zaman milyonlarca yerli ile karşılaştılar. Bu yerli gruplarının kendi dilleri vardı ve bunların birçoğu İngilizceyi etkiledi. Amerikan Yerlilerinin kullandığı birçok sözcük yer isimlerinde kullanıldı ve diğerleri İngilizcede daha kolay telaffuz için adapte edildi ve değiştirildi. Bu sözcüklerin Amerikan Yerlisi dillerinden gelmesi nedeniyle, yerli halklarla daha fazla etkileşim olan yerlerde daha yaygın olmaları normaldir. Bu nedenle de bu sözcükler, İngiliz İngilizcesinden ziyade Amerikan İngilizcesinde daha yaygın kullanılmaktadır. 32. Chocolate Çikolata Bu sözcük İspanyolca yoluyla İngilizceye yerleşti ama sözcüğün aslı, günümüz Meksikasında bir zamanlar kullanılan Nahuatl dilinde xocolatl şeklindeydi. Örnek If you don’t know what chocolate is, then I feel very sad for you. Eğer çikolatanın ne olduğunu bilmiyorsan senin için çok üzgünüm. 33. Moccasin Mokasen Kime sorduğuna bağlı olarak mokasenin ne olduğuna dair muhtemelen farklı yanıtlar alırsın. Ama en azından bunların hepsi bunun bir çeşit ayakkabı olduğu konusunda hemfikir olacaktır. Örnek I don’t like the cold winter weather in general, but I do enjoy wearing my warm moccasins when I’m inside. Genel anlamda soğuk kış havasını sevmiyorum ama evdeyken sıcak mokasenlerimi giymeyi seviyorum. Çinceden İngilizcede “Çince” sözcüğü her ne kadar “Mandarin” konuşan kişi sayısı en yüksek olsa da Çin ve Tayvan’da konuşulan farklı lehçeleri ifade etmek için kullanılır. Eğer yakından bakacak olursan, İngilizcenin Çinceden bazıı harika sözcükler almış olduğunu göreceksin. 34. Dim sum Çin mantısı Dim sum Çin’in güneyinde özellikle Hong Kong’da ve yakınlarında yaygın olan bir çeşit yiyecektir. Dolayısıyla da aslında Çincenin Kanton lehçesinden gelmektedir. Bu sözcüğün orijinal anlamı “kalbine dokun” şeklindedir, ancak günümüzde sadece misafirlerin küçük tabaklarda servis edilen pek çok seçeneğe sahip oldukları bir restorandaki bir yemeği ifade etmek için kullanılmaktadır. Bu yemeklerin birçoğu bambu sepetler içerisinde buğuda pişirilir ve çorba ve kızarmış ekmek gibi yemekler de bulunur. Eğer daha önce dim sum denemediysen, mutlaka denemelisin! Çok lezzetli! Örnek Tony invited us to eat dim sum and we had a wonderful time! The food was delicious, and the little pieces were actually easy to eat with chopsticks. Tony bizi Çin mantısı yemeye davet etti ve harika zaman geçirdik! Yemekler lezzetliydi ve küçük lokmaları çubuklarla yemek gerçekten kolaydı. 35. Gung-ho Çincede bu ifade “birlikte çalışmak” anlamına gelmektedir ama İngilizcede gündelik dilde bir şey için heyecanlı ya da istekli olduğunu ifade etmek için kullanılır. Bunu genellikle bir sıfat olarak kullanırız. Örnek I was really gung-ho to eat dim sum, but when we got to the Chinese restaurant it was closed for a holiday! We were all really disappointed. Çin mantısı yiyeceğim için gerçekten gung-ho hissediyordum ama Çin lokantasına vardığımız zaman tatil nedeniyle kapalıydı. Hepimiz büyük hayal kırıklığına uğradık. 36. Kung fu Tıpkı “karate” gibi dünyanın pek çok dilinde yaygın olduğu için bu sözcüğü de muhtemelen biliyorsundur. Kung fu da başka bir dövüş sanatları tarzıdır. Kung fu kapsamında dövüşçüler genellikle sadece ellerini ve ayaklarını kullanır ve silah kullanmazlar. İngilizcede çok sayıda film, televizyon dizisi books ve şarkıya konu olmuştur. Örnek I’m tired of bullies beating me up. I’m going to learn kung fu so I can defend myself if they attack me again! Magandalar tarafından itilip kakılmaktan bıktım. Bir daha bana saldırırlarsa kendimi korumak için kung fu öğreneceğim. 37. Tofu Bu sözcüğün kökenleri Çinceye dayanmaktadır “dou fu” olarak. Ama İngilizceye geçmeden önce Japoncaya geçmiş ve “tofu” halini almıştır. Çincede “dou” anlamı “fasulye” ve “fu” anlamı da “çürük” ya da “ekşi” şeklindedir. Böyle baktığımız zaman kulağa iğrenç geliyor ama tofu son derece lezzetli olabilir. Eğer daha önce denemediysen, hemen denemelisin. Örnek I know you’re vegetarian, but this restaurant has lots of great options! For many of the dishes you can just substitute the meat with tofu or another vegetarian option. Vejetaryen olduğunu biliyorum ama bu restoranda birçok harika seçenek var! Birçok yemeğin et malzemesini tofu ya da başka bir vejetaryen seçenekle değiştirebilirsin. 38. Typhoon Tayfun Bu sözcüğün kökenleri aslında oldukça karmaşık, ama bazıları bu sözcüğün Çincede “büyük rüzgar” anlamına gelen “taifeng” sözcüğü ile pekiştirildiğini söylüyor. Ayrıca Yunanca, Arapça ve Portekizce gibi diğer dillerden de olası etkileşimler mümkün! Tayfun, bir kasırga ya da siklonun diğer adıdır. Eğer Asya yakınlarında Pasifik Okyanusunda gerçekleşirse bunun adı tayfundur. Bu sayfadaki harita daha net bilgi veriyor, bir göz at. Örnek In 2014 Typhoon Haiyan hit the Philippines and caused a lot of damage. It was one of the biggest typhoons ever recorded. 2014 senesinde Haiyan Tayfunu Filipinleri vurdu ve büyük yıkıma neden oldu. Bu şimdiye kadar kaydedilmiş en büyük tayfunlardan biriydi. 39. Yin and yang Yin ve yang Çincede, yin feminen, karanlık ve gece vaktini temsil ederken yang bunun tam tersini yani maskülen, aydınlık ve gün içindeki şeyleri temsil eder. İngilizcede bu sözcükler birbirine zıt herhangi iki şeyi ifade etmek için kullanılır. Örnek Mary is the yin to Peter’s yang. They’re complete opposites, but they have a happy marriage. I guess it’s true that “opposites attract”! Mary yin ise Peter da yang. Birbirilerine tam olarak zıtlar ama mutlu bir evlilikleri var. Sanırım “farklı kutupların birbirini çektiği” doğru! Diğer Altı Dilden Bonus İngilizce Yabancı Kelimeler İngilizce büyük dillerin neredeyse hepsinden en azından birkaç sözcük almış ve bunların hepsini burada listelemek imkansız olurdu. Bu nedenle bu bölümde, öncekilere ek olarak bazı favori sözcüklerimi vurgulamak istedim. 40. Babushka Babuşka-Rusçadan Rusçada bu sözcüğün anlamı “büyükanne” ama İngilizcede genellikle tahmin edeceğin gibi yaşlı bir Rus kadınının takacağı bir şal ya da başörtüsünü ifade ediyor. Dolayısıyla, eğer bir kız ya da kadın başını sıcak tutmak için bir şal taktığı zaman insanlar şakayla karışık ona “babuşka” diye hitap ederler. Örnek I saw an old lady wearing a babushka walking down the street. She was carrying many shopping bags and having trouble walking, so I offered to help her carry her bags. Başına babuşka sarmış yaşlı bir kadının aşağı doğru yürüdüğünü gördüm. Elinde çok sayıda alışveriş torbası vardı ve yürümekte zorlanıyordu, ben de ona torbaları taşımakta yardımcı olmayı teklif ettim. 41. Bossa nova Portekizceden İngilizceye Portekizceden giren çok sayıda ödünç alınmış sözcük var. Brezilya Portekizcesinde “yeni akım” anlamına gelen bossa nova favorilerimden biri. Brezilyada doğmuş bir çeşit rahatlatıcı müziği tanımlıyor. Piyasada bazı mükemmel bossa nova müzisyenleri var ama aynı zamanda modern şarkıların bossa nova tarzında “yorumları” da mevcut ve bunlar o kadar da harika olmayabiliyor. Örnek You may think that you don’t know any bossa nova songs, but you almost certainly have heard a version of the “The Girl From Ipanema.” It’s a great bossa nova song, but it’s also the stereotypical example of “elevator music.” Hiçbir bossa nova şarkısı duymadığını düşünüyor olabilirsin ama “The Girl From Ipanema’nın bir versiyonunu kesin duymuşsundur. Bu harika bir bossa nova şarkısı ama aynı zamanda “asansör müziğinin” de tipik bir örneği. 42. Moped İsveççeden “Moped” iki heceyle telaffuz edilir “mo-ped” iki İsveççe sözcüğün yani “motor” ve “pedaler” sözcüklerinin bir kombinasyonudur. Bu iki sözcük İngilizce karşılıkları “motor” motor ve “pedals” pedallar ile neredeyse aynıdır. Bu, motorlu bisiklet anlamına gelmektedir. Çoğu kişi scooter ya da küçük motorsikletlere “moped” adını vermektedir ama teknik olarak bu doğru değildir. Örnek When I got my driver’s license, I really wanted a car. But cars are too expensive, so I bought a moped from my friend Ronnie instead. Ehliyetimi aldığım zaman gerçekten bir araba istedim. Ama arabalar çok pahalı, ben de bunun yerine arkadaşım Ronnie’den bir moped satın aldım. 43. Paparazzi İtalyancadan “Paparazzi” aslında İtalyanca paparazzo sözcüğünün çoğuludur. İngilizcede, ünlülerin fotoğraflarını çeken fotoğrafçı ya da fotoğrafçıları tanımlamak için kullanılır. Bu kişiler daha sonra bu fotoğrafları dergi veya gazetelere satarlar. Bu çok sevilen bir meslek değildir, çünkü bu kişiler ünlülerin mahremiyetini ellerinden alırlar ve birkaç sene önce popüler bir şarkıya konu olmuşlardı. Örnek When Princess Diana died in 1999, many people believed that the paparazzi were responsible for her death. Those photographers were constantly following her everywhere. Prenses Diana 1999’da öldüğü zaman herkes onun ölümünden bir paparazzinin sorumlu olduğunu düşündü. O fotoğrafçılar sürekli olarak onu her yerde takip ediyorlardı. 44. Sheikh Şeyh-Arapçadan Bir şeyh Arap kültürlerinde bir grup insanın hükümdarı ya da lideridir. İngilizcede ise bazı ülkelerin hükümdarları için “kral” ya da “başkan” yerine bir unvan olarak kullanılır. Örneğin, Dubai’nin mevcut lideri Mohammed bin Rashid al Maktoum bir şeyhtir. Örnek When meeting sheikhs, many foreign leaders hold hands with them as a sign of respect or friendship. Şeyhlerle bir araya geldikleri zaman birçok yabancı lider, bir saygı veya arkadaşlık göstergesi olarak onların elini sıkar. 45. Taekwondo Tekvando-Koreceden Son sözcüğümüz olarak başka bir dövüş sanatları terimini ele alacağız. Korecede “taekwondo” sözcüğü “tekme yumru sanatı” anlamına gelmektedir çok havalı, değil mi?! ve İngilizcede bu popüler dövüş sanatını tanımlamak için kullanılır. Örnek After writing this article, I now want to learn a martial art. I’d like to learn taekwondo, but I want to learn how to use swords and other weapons, so it might not be the best option for me. Bu yazıyı yazdıktan sonra artık bir dövüş sanatı öğrenmek istiyorum. Taekwondo öğrenmek isterdim ama kılıç ve diğer silahların nasıl kullanıldığını öğrenmek istiyorum, bu nedenle de benim için en iyi seçenek olmayabilir. Vay canına! Çok sayıda sözcüğü ele aldık, ama eminim ki bunları öğrenmekte hiçbir sıkıntı yaşamayacaksın. Aslında muhtemelen bu yabancı İngilizce kelimelerin bazılarını şimdiden tanımışsındır. Bir dahaki randevumuza kadar yeni İngilizce sözcükler öğrenmek için gung-ho kalacağını umarım. Adios, amigos! Ryan Sitzman Kosta Rika’da İngilizce ve bazen de Almanca öğretmenliği yapmaktadır. Öğrenmek, kahve içmek, seyahat etmek, diller, yazmak, fotoğrafçılık, kitaplar ve filmler onun ilgi alanları arasındadır, tabi bu sırayla olması şart değil. Web sitesinden hakkında daha fazlasını öğrenebilir veya onunla iletişime geçebilirsin Sitzman ABC. Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu. Ücretsiz Kaydol!

yabancı bir ülkeyi ingilizce tanıtımı