cash. Şimdi gemiler geçer uzaklardanGönlüm güvertede geceler,saz sesleri, peynir ekmekNe biletim ne param ne dostum varPır pır eder yüreğim bakındıkça...-Uyan Turgut um, garibim, uyanBura Terme' köprüsünden kamyonlar geçer,Irgatlar üç orada beş burada konuşurlarBir gece başlar, yarı siyah, yarı kırmızıCigaramı yakar evime dönerim...-Gidin gemiler, gidinVardığınız yerlere selam edinGün olur bütün kaygılardan uzakBen de gelirim... Acıyor 11364 kez okundu Akşam Üstü Rüyası 2094 kez okundu Arz-ı Hal 8995 kez okundu Bıktım Böyle 1420 kez okundu Binlerce 1583 kez okundu Bir Gün Sabah Sabah 2039 kez okundu Bir İntihar Akşamı Üstüne Söylenti 1547 kez okundu Denizi Anlatıyor 1674 kez okundu Federico Garcia Lorca İçin Üç Şiir 1334 kez okundu Göğe Bakma Durağı 12618 kez okundu Hazırlandın Diyelim 1731 kez okundu İlkin 1123 kez okundu Kan Uyku 1232 kez okundu Şaşıyorum Gözyaşına 1288 kez okundu Senfoni 1773 kez okundu Sulardan Türkü 1217 kez okundu Tut Ki Ben 2057 kez okundu Uzak Kaderler İçin 1770 kez okundu Henüz kimse tarafından yorum yapılmamış. Şiir ve gemi ilişkisindeki algılar, hayaller ne kadar çeşitli olursa olsun, gemi, her zaman bir yolculuğu akla getirir. O, bazen ruhun bedenden ayrılışı, bazen şairin zihinsel yolculuğunun nesnesi, bazen de ölüme götüren vasıtadır. Kimi zaman da gemi, içerisinde kaçış duygusunu barındırır. Gemi, içerisinde çok farklı anlamlar barındıran bir mecaz olarak şiir tarihindeki yerini alır. 1. Yahya Kemal Beyatlı – Sessiz Gemi Josef Koudelka – Boat Artık demir almak günü gelmişse zamandan, Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol. 2. Ahmet Hamdi Tanpınar – Selam Olsun Henri Cartier-Bresson – Torcello, 1953 Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan, Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan, Dönmeyen gemiler olduk açıktan, Adımızı soran, arayan var mı? 3. Cahit Sıtkı Tarancı – Batan Gemi Ara Güler – Beylerbeyi İskelesi, 1960 İnsanlar dalgasına tutulmuş bir gemiyim! Sağa sola sallanıp, bakın, çırpınıyorum; Fakat bilmem ki sarhoş onlar mıdır, ben miyim; İnsanlar dalgasına tutulmuş bir gemiyim! 4. Ahmet Kutsi Tecer – Deniz Alex Majoli – Kongo, 2003 O yandan bir vapur, bu yandan yelken, Kimi dün kalkmıştır, kimi bu sabah. Kim bilir nereye doğru giderken Onları burada topluyor Allah. Ey şimdi hepsinin ardımda kalan Yüzleri dağılmış, solgun birer iz, Hemşirem teselli, kardeşim yalan, Gidiyorum artık çağırıyor deniz; 5. Munis Faik Ozansoy – Gurbet Türküsü Leonard Freed – Düsseldorf, 1957 Ey yol hazırlığıyla, sabırsızlanan gemi, Sen bari anla derdimi, üzgün düşüncemi Al, durmadan götür beni sonsuz denizlere, Mehtabı, fecri, akşamı bambaşka bir yere… 6. Attila İlhan – Karantinalı Despina Abbas Attar – Mali, 1994 Gemi sinyallerinin gece bahçelere yansıması Havuzda samanyolunun hisarbuselik şarkısı Demlendikçe yalnızlığı aydınlanıyor muammer bey Olmayacak şey bir insanın bir insanı anlaması 7. Nazım Hikmet – Hasret Werner Bischof – Hong Kong, 1952 Gemiler gider aydın ufuklara gemiler gider! Gergin beyaz yelkenleri doldurmaz keder. Elbet ömrüm gemilerde bir gün olsun nöbete yeter. Ve madem ki bir gün ölüm mukadder; Ben sularda batan bir ışık gibi sularda sönmek istiyorum! Denize dönmek istiyorum! Denize dönmek istiyorum! 8. Özdemir Asaf – Pay Herbert List – Hamburg, 1933 Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden. İnanırdım saadetli yolculuklara. Adalar var zannederdim güneşli, mavi, dertsiz. Bütün hızımla koşardım dalgalara. O zaman beni görseydiniz. Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden. Beni o zaman görseydiniz Siz de gelirdiniz peşimden 9. Orhan Veli Kanık – Ayrılış Trent Parke – Sidney, 1999 Bakakalırım giden geminin ardından; Atamam kendimi denize, dünya güzel; Serde erkeklik var, ağlayamam. 10. Oktay Rifat – Duvar Jean Gaumy – Normandiya, 1994 Kireç badanalı duvara, Kömürle adını yazdım. Bir gemi resmi çizdim üstüne, Balıklarını dizdim. Gemi aldı götürdü seni, Tükürdüm mavisine.. Sildim denizlerini bozdum. 11. Turgut Uyar – Akşam Üstü Rüyası Elliott Erwitt – New Orleans, 1954 Şimdi gemiler geçer uzaklardan Gönlüm güvertede sereserpedir. Işıklı geceler,saz sesleri, peynir ekmek Ne biletim ne param ne dostum var Pır pır eder yüreğim bakındıkça 12. Edip Cansever – Bu Gemi Ne Zamandır Burda David Seymour – İspanya, 1936 Bu gemi ne zamandır burada Çoktan boşaltmış yükünü Gece de olmuş, rıhtım da bomboş Mavi bir suyun düşünü uyutur bir tayfa Arkada, güvertede Ah, neresinden baksam sessizlik gene. 13. Gülten Akın – Ayrılanlar Gemisi Elliott Erwitt – Amerika, 1950 Bunlar en mutlu günleri ayrılığımızın Yanaşmadan özleminin limanlarına Bir uzun hava içinde kendimiz kendimizin Uzasın dönmenin saçları, çağırma uzasın 14. Cemal Süreya – Bir Çiçek Sergio Larraín – Paris, 1959 Bir gemi bembeyaz teniyle açıklarda, Güverteleri uçtan uca orman; Aldım çiçeğimi şurama bastım, Bastım ki yalnızlığımmış. 15. Fazıl Hüsnü Dağlarca – Gönlümün İntihar Arzusu Herbert List – Fransa, 1932 Sükun bir gemi olur, gece bir deniz şimdi Ki yelken gibi açmış yasını gençliğimin. Sükun bir gemi olur, gece bir deniz şimdi Ki geçer dalgaları içimden serin serin. Kaynak 1. Akşamüstü Rüyası – Turgut Uyar Şimdi gemiler geçer uzaklardan Gönlüm güvertede sereserpedir. Işıklı geceler,saz sesleri, peynir ekmek Ne biletim ne param ne dostum var Pır pır eder yüreğim bakındıkça... -Uyan Turgut um, garibim, uyan Bura Terme'dir. Terme köprüsünden kamyonlar geçer, Irgatlar üç orada beş burada konuşurlar Bir gece başlar, yarı siyah, yarı kırmızı Cigaramı yakar evime dönerim... -Gidin gemiler, gidin Vardığınız yerlere selam edin Gün olur bütün kaygılardan uzak Ben de gelirim... 2. Bir Gün.. – Edip Cansever O 'bir gün' Yuvalanmış sanki içinizde Buğulu cam tıpkı Hiçbir şey görünmüyor Besbelli dışınızdan bakıyor size. Yokuş aşağı, yokuş yukarı Düzlerde, eğrilerde Yansır ondan size her ışık Bırakılmış bir bıçaktan döğüşte. Beklemek, avuntu-bir silah patladı uzakta- Yakında bir tel koptu Durmanın durgunluğu-yeterse- Sürsün bir süre böyle-ne çıkar- Emzirsin içnizi o sonbahar bulutu. Gelecekte, dediniz-ama ne zaman- Kim bilir, belki de geçmişte Yağmurlardan kalan kimsesizliğin Saklıdır acısı o 'bir gün' de 'Bir gün' buluşuruz-çok iyi- Bir gün' dü, hani nasıl-silinti- Gerisi döküntü günler Ola ki beslemekte 'bir gün'ü hepsi. Seni – Can Yücel Özledim seni... Ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir. Beynimi uyuşturuyor özlemin... Çok sık birlikte olmasak bile Benimle olduğunu bilmenin Bunca zamandır içimi ısıttığını Yeni yeni anlıyorum Yokluğun, Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp mütemadiyen bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları Aksamları her isi bir kenara koyup Seninle baş başa konuşmaları özlüyorum; Oynaşmalarımızı, Yürüyüşlerimizi, Sevimli haşarılığını, Çocuksu küskünlüğünü... Nasılda serttin başkalarına karşı Beni savunurken; Ve ne kadar yumuşak Bir çift kısık gözle kendini Ellerimin okşayışına bırakırken Gitmeni asla istemediğim halde Buna mecbur olduğunu görmek Ve sana bunları söylemeden ''Git artık'' demek ''Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk Kavuşacaksın mutluluğa'Demek sana nede zor Seni görmemek ve belki yıllar sonra Karsılaştığımızda Bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden... Yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek.... de Yorulur – Cahit Zarifoğlu Bir adam bir kadın var içimde iyice anladım Bana bunu sessizce anlatıyorlardı Bir yerde onların yönlerinden alımlı bir zarf katlanmıştı uzaktaki bulvarların geceye vurdukları çağırmasız kır günlerini zararsız akrepleri uzunlamasına yaşayıp yatay bir çocukla kalkan bir sürü alışkanlıklar taşıyan insanlığımızı gülüşü yalnızlar çarşısında çağrılmış gümüş seslerini aynadaki yüzlerin başkası sevsin diye en seçkin yerine bir şal gezdirirdi İnsanlığımıza bir şey getirirdi yalnızlarla Bir sen varsın hep saçların ağzın Bir merdiven hücresinde uzak çağrışımlarla koşardın ya bensem seni sonsuz gelişinle saçından tanıyor gülüşünden kaçıyor eğilip başını içlerimden geçtiğin zaman uzağa bir yolcuya karşı çıkar gibi Artık gecikmiş alışıldığım gidişinle davranılmaz üstünde durulmaz hiçbir tüfeğe gelmez bir kekliksem Yüzün soygundan geçmiş öyle bir yerde durmuş ki bakışın boynun bozgun üstünden bir nehir geçer gibi ya gecedir ondan ya bulanık sudan bir hasta gibi ağrımaktasın Gelişini aldım onu nasıl harcadım Denizden bunalıp okyanusa Selâm çakan vapurun Sevindik adımına birden parka çekildik Ve birden nasıl bayram bıyıklı Bir yaylım herkesin yaydığı bir merhabayla Eğip başını içlerimden gittiğin zaman Uzağa bir yolcuya çıkar gibi Selini üstüme çektin önce camdan bir mektup dolabının üstüste sayısız koridorunu yüzüme yakın başını duvara değdirmiş bir benzetişle josef ka benzeri bir bakışındı ya da konuşmayı kesip aman sen öyle bir gittin ki benimle Piknik beni sana verdi önce Gelişen güneş yalnızlıktan bir göze Eski ellerin Ve çağlarınla bir şeye uzanmış etin Ve hançerinle zamana saf durmuş Son gidişindir bu Bunların hepsi beni çağırıyorlar sevinçlerimden Biri denizdir uzun boylu gürültüsüyle zaten hangisi kavak zürafası değil biri bütün yan odaları bekler kuşkulu geçer camlardan ve bırakır yerini bir koridor bekçisine Haydi sen bütün onlara git benimle Son sigaramdın Gidişin antinikotin Birden bir şey mutlu eşit piyano çalıyor Elleri iki çeşit durgun Gerçi çıkmıyor gelenlerin karanlığa duranların Suya inen sesleri Tam şimdi denizinle bir çakıl taşına yaklaşıyor kuma çok yakın bütün kesitlerinle bakıyor ve bunalıyorsun Tam şimdi ipe koşan beni elleriyle alkışlayan ağrıyan bir gün geliyor . Ben-Nazım Hikmet Belki ben o günden çok daha evvel, köprü başında sallanarak bir sabah vakti gölgemi asfalta salacağım. Belki ben o günden çok daha sonra , matruş çenemde ak bir sakalın izi sağ kalacağım... Ve ben o günden çok daha sonra sağ kalırsam eğer, şehrin meydan kenarlarında yaslanıp duvarlara son kavgadan benim gibi sağ kalan ihtiyarlara, bayram akşamlarında keman çalacağım... Etrafta mükemmel bir gecenin ışıklı kaldırımları Ve yeni şarkılar söyleyen yeni insanların adımları... – Yahya Kemal Beyatlı Ülfet belâlı şey, fakat uzlet sıkıntılı, Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı? İnsanlar anlaşıldı. Cihânın da sırrı yok, Kalsaydı terkeşimde bugün tek bir altın ok En tatlı bir hayâl için atmazdım ufkuma. Dalsın yakında gözlerim artık son uykuma! "Yalnız duyan yaşar" sözü, derler ki, doğrudur "Yalnız duyan çeker" derim, en doğru söz budur. Gördüm ve anladım yaşamak mâcerâsını, Bâkiyse rûh eğer dilemezdim bekasını. Hulyâsı kalmayınca hayâtın ne zevki var? Bitsin, hayırlısıyla, bu beyhûde sonbahar! Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi, Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi. 7. Anneciğim – Necip Fazıl Kısakürek Ak saçlı başını alıp eline, Kara hülyalara dal anneciğim! O titrek kalbini bahtın yeline, Bir ince tüy gibi sal anneciğim! Sanma bir gün geçer bu karanlıklar, Gecenin ardında yine gece var; Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar, Yaşlı gözlerinle kal anneciğim! Gözlerinde aksi bir derin hiçin, Kanadın yayılmış, çırpınmak için; Bu kış yolculuk var, diyorsa için, Beni de beraber al anneciğim! ... 8. Aşk İki Kişiliktir – Ataol Behramoğlu Değişir rüzgarın yönü Solar ansızın yapraklar; Şaşırır yolunu denizde gemi Boşuna bir liman arar; Gülüşü bir yabancının Çalmıştır senden sevdiğini; İçinde biriken zehir Sadece kendini öldürecektir; Ölümdür yaşanan tek başına Aşk iki kişiliktir.” 9. Hasretinden Prangalar Eskittim – Ahmed Arif “Seni anlatabilmek seni. İyi çocuklara, kahramanlara. Seni anlatabilmek seni, Namussuza, halden bilmeze, Kahpe yalana. Art arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu Dışarda gürül gürül akan bir dünya… Bir ben uyumadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım, Bir o yana Bir bu yana…” Değildim – Özdemir Asaf Bir akşamüstü pencerenden bakıyordun Ağır ağır, yollara inen karanlığa. Bana benzeyen biri geçti evinin önünden. Kalbin başladı hızlı hızlı çarpmaya.. O geçen ben değildim. Bir gece, yatağında uyuyordun.. Uyanıverdin birden, sessiz dünyaya. Bir rüyanın parçasıydı gözlerini açan, Ve karanlıklar içindeydi odan… Seni gören ben değildim.” En iyi 10 şairi sizler için şairlerimiz şiirlerinde hep bizi bu tarz şiirlerde şairlerin şiirlerini okumanızı tavsiye ederim. Akşam Üstü Rüyası / Turgut Uyarşimdi gemiler geçer uzaklardan gönlüm güvertede sereserpedir. ışıklı geceler,saz sesleri, peynir ekmek ne biletim ne param ne dostum var pır pır eder yüreğim bakındıkça... -uyan turgut um, garibim, uyan bura terme'dir. terme köprüsünden kamyonlar geçer, irgatlar üç orada beş burada konuşurlar bir gece başlar, yarı siyah, yarı kırmızı cigaramı yakar evime dönerim... -gidin gemiler, gidinvardığınız yerlere selam edin gün olur bütün kaygılardan uzak ben de gelirim... Turgut Uyar Büyük Saat yky Turgut Uyar'ın 'Akşam Üstü Rüyası' Sırdar tarafından, 07/09/2003 tarihinde gönderildi. Epigraf Online Türkçe Edebiyat Arşivi Şimdi gemiler geçer uzaklardan Gönlüm güvertede sereserpedir. Işıklı geceler,saz sesleri, peynir ekmek Ne biletim ne param ne dostum var Pır pır eder yüreğim bakındıkça… -Uyan Turgut um, garibim, uyan Bura Terme’dir. Terme köprüsünden kamyonlar geçer, Irgatlar üç orada beş burada konuşurlar Bir gece başlar, yarı siyah, yarı kırmızı Cigaramı yakar evime dönerim… -Gidin gemiler, gidin Vardığınız yerlere selam edin Gün olur bütün kaygılardan uzak Ben de gelirim…

şimdi gemiler geçer uzaklardan gönlüm güvertede sereserpedir