Sözkonusu hadiste 99 sayısının zikredilmesi, sınırlama anlamında değil, bu isimlerin Allah’ın en meşhur isimleri olması sebebiyledir. Tirmizî ve
Dilile, beden ve mal ile yapılan bütün ibadetler Allah’a dır. Ey Peygamber! Allah’ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Selam bizim üzerimize ve Allah’ın bütün iyi kulları üzerine olsun. Şahitlik ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Yine şahitlik ederim ki, Muhammed, O’nun kulu ve Peygamberidir
İslamiBilgiler. Burada İslam Dini hakkında yazılar yazabilir ve bilgilerinizi paylaşabilirsiniz. Konular. 288.
Mutluolmak ancak Yüce Allah’ı gün be gün samimi bir şekilde anmak ve O’na şükretmek ile mümkün olabilmektedir. Güç ve kudret sahibi Allah’ın Mukallib ismi hakkında daha fazla bilgi sahibi olmanız sizi Allah’a daha fazla yaklaştıracaktır. Kısacası; Yüce Allah, tüm alemlerin Rabbi olarak herşeyi sonsuz sevgisi ve
Ceylinveya Jaylin ismini koymak bir Müslüman için uygun değildir. Ceyl Farsçada 'yengeç' demek. Ceylin'in baska bir anlami: yengeç yuvasi. Ecrin Bu aralar popüler olan Ecrinin anlamı çoğu yerde Allahın hediyesi olarak geçiyor. Fakat Ecrinin anlamı Allahın hediyesi değil! Ecrin isminin kökeni Arapça olan ecr kelimesinden gelir.
cash. Er Rafi ne demek yani Er Rafi anlamı nedir? İşte Allahın 99 ismi esmaül hüsna Er Rafi ne anlama geliyor, Er Rafi arapça yazılışı ile Er Rafi Esması zikri, anlamı ve fazileti hakkında bilgi. الرافع Er Rafi; yücelten, yükselten, yukarı kaldıran, şeref veren yani dereceleri yükseltici, rızkı yükseltici anlamına gelir. Rahmeti geniş olan Rabbimiz, kullarının yükselmesini istemiş ve rızasına giden yolları bulmaları için vahiy indirmiş, resuller görevlendirmiştir. Kur’an-ı Mecid’inde hakkı, adaleti, hikmeti, güzel ahlakı vs. yükseltmiş ve bunlarla vasıflanan şahsiyetleri nasıl yükselttiğini ve nasıl yükselteceğini haber vermiştir. Cenab-ı Hak buyuruyor “Dereceleri yükselten Arş’ın sahibi Allahtır….” Mü’min, 15 Resulullah buyuruyor “Kendisine haksızlık yapılan bir kul, buna sabrederse, Allah onun izzet ve onurunu daha fazla artırır. Allah için alçak gönüllü olan kulu, Allah mutlaka yükseltir” Allah Teâlâ, dilediği kuluna şeref bahşederek yükseltir, diğer kullarından üstün kılar. Dilediğini zengin kılar, şerefli kılar, saygıdeğer kılar. Dilediğine îmân bahşeder, sâlih ameller işlemesine ve cennetine girmesine imkân verir. Bu ismi, “Hâfid” ismiyle beraber değerlendirmelidir. Râfi; dostlarının tâat ve amellerini kabul edip kendisine yaklaştıran, dünyada şerefli kılan demektir. Hâfid de; kendisine itâat etmeyenleri kendisinden uzaklaştıran, mertebelerini düşüren demektir. Allahın 99 İsmi ve Anlamları Detaylı Bilgi İçin Tıklayın! Rafi ismi değişik şekillerde Kur’an-ı Kerim’de geçer. Ancak Ebu Hureyre’nin rivayet ettiği hadis-i şerifte geçmekte olup bütün islam alimleri bunu kabul etmişlerdir. Bu dünyada ve ahirette mümin kullarını yükselten O’dur. O dilediğini yükseltir dilediğinide alçaltır. Kalpleri kendisine yaklaştırarak yükseltir, nefisleri de kendinden uzaklaştırarak alçaltır. Allah, kaderine razı olanı daha üstün makamlara yükseltir. Yükselmek; yüksek makam ve mevkilere sahip olmak, iktidar olmak, miskin ve yoksullara karşı büyüklenmek, malının çok ve işinin düzgün oluşuyla övünmek demek değildir. Bu özelliklere sahip olmak, övgüyü ve yükselmeyi hak etmek anlamına gelmez. Asıl şeref ve onur, yüksek mevki ve makam, Allah’ın başarılı kılmasıyla elde edilendir. Böyle ve onur şeref, Allah’ı tasdik etmeyi, emir ve yasaklarına uymayı, O’nun yolunda yürümeyi, kalbi arındırmayı ve O’nunla sevinmeyi sağlar. Bu onura sahip olan kimse, Rabb’inden karşılık bulur. Allah’ın insanları yükselttiğini, ahirette müminlerin derecelerini yükselteceğini, böylece onları mutlu kılacağını ve şereflerini artıracağını ifade eder. Kur’an-ı kerim’de isim olarak yer almayan Râfi, esmâ-i hüsnâyı sayan hadiste Tirmiz, Da’vaat, 82 geçmektedir. Yükselmek isteyen O’nun rızasını kazandıracak amellerle bu yoldaki özlemini ortaya koymalıdırlar. Zira O dilemedikten sonra kimse kendiliğinden yükselemez. Er Rafi Esması Zikri ve Fazileti Her gün 1251 kere “Ya Râfi, Ya Bâsit celle celâlühû” zikrine devam eden kimsenin ilmi ve malı artar. Her gün 5 vakit namazdan sonra 351 kere “Ya Râfi celle celâlühû” zikrine devam edenin rızkı artar, maddi işleri açılır, mesleğinde ve işinde ilerler. Er- Râfi esmasının önemli bir tesir gücü vardır. Dünya ve ahiret derecelerini yükseltmek isteyenler, halk arasında sevilip sayılmak, şeref ve itibar görmek ve yücelmek, Allah tarafından sevilmek isteyenler bu mübarek ismin etkisiyle istediklerine ulaşabilirler. Er-Râfi” ism-i şerifi, maddi ve manevi olarak derecelerin ve rütbenin yükselmesi ve rızkın artması için her gün 351 kere okunur. Pazartesi veya Cuma geceleri akşam namazından sonra 440 kere Ya Râfi ism-i şerifini okuyan halk arasında heybetli ve güçlü olur. Sabah namazından sonra 351 kere “Ya Râfi celle celâlühû” zikrine devam eden kimsenin maddi ve manevi dereceleri artar. Er-Râfi esmasının zikrine devam edip vird edinen kimsenin gam, kasavet ve kederi kalkar. Zulmünden korkulan bir kimsenin yanına girilmezden önce 70 kere Ya Râfi ism-i şerifini okuyan kimse, o zalimin zulmünden emin olur. Gece yarısı 351 defa Ya Râfi ism-i şerifini okuyan kimse, gönül rahatlığına ulaşır. Maddi işlerinde kolaylık görür. Rızkı ve malı artar, zenginleşir. Meşru isteklerine kavuşur. Her türlü işte başarılı olmak, makam ve mevkide yükselmek isteyenler, şeref ve itibar sahibi için Er-Râfi esmasının zikrine devam edilmelidir. Er-Râfi Esması özellikle işinde yükselmek ve iş bulmak isteyenlerin çokça okuması gereken bir esmadır..
Esmaül Hüsna Arapça Yazılışı Allahın 99 ismi Esmaül Hüsna Türkçe arapça ve anlamlarıAdil العدل Herkese hakkını veren, Afüv العفو Günahları affedip sâhibini cezâlandırmaktan vazgeçen Âhir الآخر Varlığının sonu olmadığını belirtir ve insanlara vadettiği sonsuz hayâtı veren Alîm العليم Bilgisi sonsuz olan, herşeyin farkında olup en ince noktasına kadar bilen Aliyy العلي Yüksek, büyük ve yüce, güçte, bilgide, hükümde, irâdede ve diğer bütün yetkin sıfatlarında üstün olan Allah الله Kendisinden başka ilah olmayan “O” ilah. El-İlah’dan isimleri kapsar. Azîm العظيم Çok yüce ve sınırsız ve kayıtsız büyüklük, üstünlüğün tek sâhibi, pek azametli olan, yüce. Azîz العزيز İzzet sâhibi, mağlup edilmesi imkânsız olan, her şeye galip olan. Bâis الباعث Ölüleri dirilten, her canlıyı ölümünün ardından yeniden dirilten. Bâkî الباقي Süreklilik sâhibi, sonsuza kadar kalan, sonsuz. Bâri’ البارئ Yarattıklarını temiz ve sağlam bir nizâm üzere yaratan, olgunlaştırarak birbirinden farklı niteliklerde meydana getiren, âzâ ve cihazını birbirine uygun yaratan. Basîr البصير Herşeyi her yönüyle eksiksiz gören, yarattıklarına da görme duyusunu veren. Bâsit الباسط Her hayrı veren, lütuf ve rahmetini kullarına yayan, dilediğine bolluk veren. Bâtın الباطن Gizli, cisim olarak görülmeyen, varlığı gizli olan, ancak varlığı da kesin olarak bilinendir. Bedî البديع Emsalsiz, acâyip ve hayret verici âlemler yaratan. Berr البَرّ İyilik ve güzellik, bağışta bulunma, kullarına yardımcı olma Câmi الجامع İstediğini istediği şekilde, istediği zaman, istediği yerde toplayan. Cebbâr الجبّار Azamet ve kudret sâhibi, istediğini mutlak yapan, dilediğine muktedir olan. Celîl الجليل Büyüklük ve ululuğu pek yüce güzeli. Dâr الضار Zarar verici şeyler yaratan Evvel الأوّل Herşeyden önce, öncelerin öncesi, başlangıçların yaratıcısı ve varlığının öncesi olmayan Fettâh الفتّاح Kulların her türlü güçlük ve sıkıntılarını açan ve kolaylaştıran Gaffâr الغفّار Kullarının günâhlarını tekrar tekrar affeden ve çok bağışlayan yüce varlık Gafûr الغفور Mağfiret eden, suçları bağışlayan, affeden. Ganî الغني Çok zengin, hiçbir şeye muhtaç olmayan. Habîr الخبير Her şeyden haberdâr olan, herşeyin iç yüzünden ve gizli tarafından her yönüyle bilen Hâdî الهادي Hidâyete kavuşturan, kulunu hayırla muvaffak kılan. Hâfıd الخافض Allah’ın emirlerini dinlemeyen, başkalarını beğenmeyen, büyüklenip hak ve hukuk tanımaz zorbaları; rezil, perişan eden. Hafîz الحفيظ Muhafaza eden, koruyup saklayan, yapılan işleri bütün ayrıntılarıyla saklayıp, herşeyi belli vaktinde âfet ve belâlardan koruyan. Hakem الحكم Hikmet sâhibi olan, yaptığı her işte hikmeti gözeten, hükmeden. Hakîm الحكيم Herşeyi inceliğiyle bilip buna göre emir ve yasakları vâzeden, buyrukları ve bütün işleri yerli yerinde olan Hakk الحقّ Varlığı hiç değişmeyen, hiç yok olmayan ve gerçek olan. Hâlik الخالق Yaratıcı olan Halîm الحليم Acele etmeyen, günahkârların cezâsını vermeye güç yetirdiği onlara yumuşak davranarak cezâlarını geriye bırakan, hilmi çok olan Hamîd الحميد Çok övülen, övgüye en çok layık olan. Hasîb الحسيب Herkesin yaptıklarını tâkdir eden, yapılanları bütün ayrıntılarıyla bilip her insanı hesâba çekerek yaptığının karşılığını veren Hayy الحيّ Ezelî ve ebedî diri olan, uyuklama, yorulma gibi noksanlıklardan uzak olan. Kābid القابض Herşeyi sonsuz kudreti altına alan, bu kudretiyle kuşatıp kavrayan, herşeyi emri altına alıp tutan Kādir القادر Kudret sâhibi, tükenmez kudreti olan, istediğini dilediği gibi yapmaya muktedir olan Kahhâr القهّار haddi aşanları çok şiddetli kahreden. Kaviyy القويّ Kudretli, güçlü ve sınırsız kuvvet sâhibi olan Kayyûm القيّوم Yarattıklarının işini çeviren, her işleneni bilen, evveli olmayan. Kebîr الكبير çok büyük Kerîm الكريم Cömert, kerem sâhibi; muktedirken affeden, cömertlik duygusunu veren, va’dini yerine getiren, çok ikrâm edici Kuddûs القدّوس Her türlü hatâ, gaflet ve âcizlikten, eksiklikten uzak, mutlak kemâl sâhibi Latîf اللطيف En ince işlerin bile bütün inceliklerini bilen, nasıl yapıldığına nûfuz edilemeyen en ince şeyleri de yapan Mâcid الماجد Ulu ve cömert, şânı yüce anlamlarını taşımaktadır. Kadri ve şânı büyük, kerem ve müsamahası bol. Mâlik-ül Mülk مالك الملك Mülkün ebedî ezelî sâhibi. Mâni المانع Bâzı şeylerin meydana gelmesine müsâde etmeyen, engelleyen. Mecîd المجيد Şan, şeref, büyüklük ve kudretinden dolayı yüce olan ve güzel işlerinden dolayı da sevilip övülendir. Şeref, ancak kendi emir ve yasaklarına uymakla elde edilebilir Hud, 11/73. Şanı, şerefi çok üstün olan. Melik الملك Mülkün sâhibi, mülk ve saltanatı devamlı olan. Metîn المتين Metânetli, kuvveti çok şiddetli olup hiçbir iş zor gelmeyen, pek güçlü demektir. Mu’ahhir المؤخّر Herşeyden sonra yine var olan; O’na uymayanları zelîl edip arkada bırakan, istediğini geri koyan Mucîb المجيب O’na yalvaranların isteklerine icâbet eden ve karşılık verendir, teklifleri bilen Muğnî المغني Dilediğine zenginlik veren, ihtiyaçlarını gideren, zengin kılan. Muhsin المحسن Çokça veren, sonsuz düşünülse bile herşeyin sayısını her yönüyle bilen Muhyî المحيي Dirilten, canlandıran ve hayat veren
Allah’ın isimleri ya da Allah’ın 99 ismi Arapça اَلأَسْماَءُ الْحُسْنَى, El Esmâ ül Hüsnâ/En Güzel İsimler, İslam toplumunda, Kur’an ve hadislerde Allah’a izâfe edilen fiil veya sıfatlardan türetilmiş veya doğrudan Allah’ı ifade amacıyla kullanılmış olan isimlerdir. İNANIŞ İslam mitolojisinde belirli sayıda tekrar edilerek duaların kabulü, nazar ve büyü bozma tedavilerinde kullanılır. Kuran’da rakam olarak yer almaz. İslam toplumunda Allah’ın isimleri bu 99 isimden ibaret değildir. Bunların dışında Şafi, Kafi, Hannan, Mennan,[1] Hüda, mehterde Hazret-i Yezdan, Yunus Emre şiirlerinde Çalab gibi isimler de Allah’ için kullanılırlar. Allah Yaratıcının özel ismi kabul edilir ve diğer isimler O’na izafe edilir. “Allah gafurdur, rahimdir” denildiğinde bu isim-sıfatların fiilleri de O’na isnat edilirek “Allah rahmet etti” veya etsin şeklinde kullanılır.[2] KAYNAKLARDA Kur’anda değişik ayetlerde bu deyim kullanılır; “En güzel isimler Allah’ındır. O’na o güzel isimleriyle dua edin ve O’nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın.” Âraf-180 “De ki Rabbinizi ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur.” İsra-110 “Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. En güzel isimler O’nundur.” Taha-8 “O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” Haşr-24 Hadislerde “Allah’ın 99 ismi vardır. Yüzden bir eksik. Kim bunları sayarsa cennete girer. O tektir, teki sever” [3] Tirmizi 99 ismi yazmış, hadis için de “garibtir” demiştir. 99 ismin asıl metinde bulunmadığı, metne ravi tarafından eklendiği, yani hadisin müdrec olduğu görüşünde olanlar vardır. Esma-ül Hüsna ile ilgili yazılan eserlerin hemen hepsinde bu rivayet esas alınmış ve Müslümanlar arasında meşhur olmuştur. İSİMLERİN LİSTESİ No İsim Arapçası Açıklama 1 Allah الله “O’nun zat ve özel ismidir. Diğer bütün esma ve sıfatlar, bu ismin içinde toplanmıştır. Diğer bütün isimleri bu isminin fiilleri, sıfatları ve tecellileri ile ilgilidir.” 2 Rahmân الرحمن “Dünyada bütün mahlûkata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden.” 3 Rahîm الرحيم “Ahirette, sadece müminlere acıyan, merhamet eden.” 4 Adil العدل “Adil, insaflı, her şeyi yerli yerinde yapan, her şeyi hak ve doğru olan. İslâm’da adâlete verilen önem büyüktür. İslâm kültüründeki adâlet anlayışı, kânundaki hakkın verilmesinden ibârettir. Kur’an-ı Kerim’de Cenâb-ı Allah Hayrü’l-Hâkimîn yani adâletle hükmedenlerin en hayırlısı el-A’râf, 7/87 olarak ifade edilirken, en büyük adâlet sıfatına sahip olan varlık anlamında kullanılmıştır.” 5 Afüv العفو “Affedici, günahları silip sâhibini cezâlandırmaktan vazgeçen anlamına gelmektedir” 6 Âhir الآخر “Varlığı sonrasız olan, varlığının zamansal sonu olmayan.” 7 Alîm العليم “Her şeyi çok iyi bilen. Çok bilen, bilgisi sonsuz, farkında olan, her şeyi en ince noktasına kadar bilen, ilmi ebedî ve ezelî olan demektir. Aynı zamanda bilgiç anlamınada gelir.” 8 Aliyy العلي “Ulu, yüce, üstün olan. Alî, yüksek, büyük ve yüce olan; güçte, bilgide, hükümde, irâdede ve diğer bütün yetkin sıfatlarında üstün olan anlamına gelmektedir.” 9 Azîm العظيم “Büyüklük sahibi, çok yüce ve çok büyük olan; sınırsız ve kayıtsız büyüklük, üstünlüğün tek sâhibi, pek azametli, yüce olandır.” 10 Azîz العزيز “Aziz, izzetli. Aziz; kelimeye izzetli, onurlu, mağlup edilemeyen, her şeye galip olan anlamları verilmiştir. Aziz kelimesinden ayrıca Arapça dil kalıpları kullanılarak Azze, Azize, Muiz, muazzez gibi kelimeler türetilmiştir. 11 Bâis الباعث “Ölüleri yeniden yaratan, ölüleri dirilten, her canlıyı ölümünün ardından yeniden dirilten demektir. Meselâ kışın ölmüş gibi âdetâ cansız gibi görünen bitkileri ve bâzı hayvanları baharda yeniden canlandırması ve onlarda yeni şeyler yaratması.” 12 Bâkî الباقي “Varlığının sonu olmayan, gelmeyen, süreklilik sâhibi, sonsuza kadar kalan, sonsuz. Varlığının zamansal sonu bulunmayan gelmeyen, ebedî olan demektir.” 13 Bâri البارئ “Umum kainatla münasip, tertipli, bir kalıptan döker gibi güzel yaratan, yarattıklarını temiz ve sağlam bir nizâm üzere yaratan, olgunlaştırarak birbirinden farklı niteliklerde meydana getiren, her şeyin âzâ ve cihazını birbirine uygun yaratan demektir.” 14 Basîr البصير “Gören, her şeyi her yönüyle eksiksiz gören, yarattıklarına da görme duyusunu veren demektir. İnsan ve hayvanlara çevreleriyle temasta olabilmeleri için dil, kulak, akıl, temas, görme ve diğer duyularını vermiş ve sorumlu olan yarattıklarından da kendisini eserlerinden tanıması için bu duyularla donatmıştır.” 15 Bâsit الباسط “Ferahlatan, genişleten. Bâsit, her hayrı veren, lütuf ve rahmetini kullarına yayan. Dilediğine bolluk veren, açan, genişleten demektir.” 16 Bâtın الباطن “Varlığı zâtı gizli olan, cisim olarak görünmeyen. Bâtın; gizli, cisim olarak görülmeyen, duyularla algılanamayan, varlığı gizli olan, ancak varlığı da kesin olarak bilinendir. Hayâl, duygu, akıl ve düşüncenin de görülmeyip eserleriyle varlıklarının kesin olarak bilinmesi gibi. Akılların idrâk edemeyeceği kadar yüce ve azâbı gizli olan demektir.” 17 Bedî البديع “Örneksiz yaratan, emsalsiz, acâyip ve hayret verici âlemler yaratan demektir.” 18 Berr البَرّ “İyilik yapan, iyilik ve güzellik, bağışta bulunma, kullarına yardımcı olma anlamlarında Yüce Allah’ın bir sıfat ismidir. Kullarına iyilik ve ihsanı, nimetleri bol olan demektir.” 19 Câmi الجامع “Toparlayan, istediğini istediği şekilde, istediği zaman, istediği yerde toplayan demektir.” 20 Cebbâr الجبّار “Güç kullanan. Dilediğini cebir yoluyla yapan, kayıtsız şartsız herkese cebredecek güçte olan, hiç kimse tarafından kendisine cebir olunamayan demektir.” 21 Celîl الجليل “Celalet ve celadet sahibi, azim, mertebesi yüksek, büyüklük ve ululuğu pek yüce olandır. Azamet sâhibi olan, ululuk sâhibi olan demektir.” 22 Dâr الضار “Zarar veren. Dâr, zarar verici şeyler yaratan mânâsındadır. Elem ve zarar verecek şeyleri yaratan, hüsrana uğratan demektir.” 23 Evvel الأوّل “Varlığı öncesiz olan, varlığının zamansal başı olmayan. Evvel; her şeyden önce olan, öncelerin öncesi, başlangıçların yaratıcısı ve varlığının öncesi olmayandır. Her şeyden önce var olan demektir. “ 24 Fettâh الفتّاح “Açan, genişlik verici. Fettâh, kulların her türlü güçlük ve sıkıntılarını açan ve kolaylaştıran anlamına gelir. Faydalı ilimlere karşı insanların kalbini açarak işlerini kolaylaştıran, bütün zorluklarını ortadan kaldıran yüce Allah’tır. Her işinde üstün gelen O’dur. Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, darlıktan kurtarandır.” 25 Gaffâr الغفّار “Günahları çokça bağışlayan, çokça örten. Gaffâr, kullarının günâhlarını affeden ve çok bağışlayan yüce varlık anlamına gelir. Günâh işlemek insanların özelliği olduğu gibi, onların günâhlarını örtmek ve bağışlamak da yüce Allah’ın ayrılmaz sıfatlarındandır. “ 26 Gafûr الغفور “Affeden. Gafûr, mağfiret eden, suçları çok bağışlayan, affeden, insanların beğenilmeyen taraflarını gizleyen, mağfireti çok demektir.” 27 Ganî الغني “Zengin. Ganî, çok zengin, hiçbirşeye muhtaç olmayan demektir.” 28 Habîr الخبير “Her şeyden haberdâr olan. Habîr, her şeyden haberdâr olan, her şeyin iç yüzünden ve gizli tarafından her yönüyle haber sâhibi olan, onlara yumuşak davranarak cezâlarını geriye bırakandır. Her şeyi iç yüzünden, gizli tarafından haberdâr olan demektir.” 29 Hâdî الهادي “Hidâyet verici, hidâyete kavuşturan, kulunu hayırla muvaffak kılan demektir.” 30 Hâfıd الخافض “Perişan eden. “Allah’ın, emirlerini dinlemeyen, başkalarını beğenmeyen, büyüklenip hak ve hukuk tanımaz zorbaları rezil, perişan eden” anlamına gelen bir isimdir. Yukarıdan aşağıya indiren, alçaltan, dereceleri düşüren demektir.” 31 Hafîz الحفيظ “Koruyucu. Koruyucu ve muhafaza edici olan demektir. Bu ad, Allah’ın isimleriyle ilgili meşhur rivâyetlerde aktarılmaktadır. Dolayısıyla bu rivayetlere göre Allah’ın adları’ndan biri olduğuna karar verilmiştir.” 32 Hakem الحكم “Hakem, hikmet sâhibi olan, yaptığı her işte hikmeti gözeten, hükmeden. Hikmet sâhibi olan, yaptığı her işte hikmeti gözeten, hükmeden demektir.” 33 Hakîm الحكيم “Her işi hikmetli olan, her şeyi inceliğiyle bilen, bu bilgisine göre emir ve yasakları vâzeden, buyrukları ve bütün işleri yerli yerinde olandır. Emirleri, kelâmı ve bütün işleri hikmetli, hikmet sâhibi olan demektir. “ 34 Hakk الحقّ “Varlığı zâtı hiç değişmeden duran. Hakk, varlığı hiç değişmeyen, hiç yok olmayan ve gerçek olan anlamındadır el-Hacc, 22/6. Vacib’ul vücut olan, varlığı hiç değişmeden duran demektir.” 35 Hâlik الخالق “Yaratıcı. Hâlik, Allah’ın yoktan vâr eder yaratıcılığına işâret eden sıfatıdır ve hiç benzeri olmayan bir şeyi meydana getirmek demektir. Bu anlamda Allah’tan başka hiçbir yaratıcı yoktur. Her şeyi yaratan O’dur. İnsanların ortaya koydukları şeyler yaratma değil, vâr olanlardan yeni bir şey elde etmektir. Allah yaratandır. O’nun dışındaki tüm varlıklar ise yaratılmıştır. Her şeyin varlığını ve geçireceği halleri takdîr eden, yaratan, yoktan var eden, büyüklükte eşi olmayandır. “ 36 Halîm الحليم “Yumuşak muâmele eden. Halîm, acele etmeyen, günahkârların cezâsını vermeye güç yetirdiği halde bunu acele yapmayıp, onlara yumuşak davranarak cezâlarını geriye bırakandır. Yumuşak davranan, hilmi çok olan demektir.” 37 Hamîd الحميد “Övülen. Hamîd, çok övülen, övgüyle değer sıfatlarıyla hamd edilendir. Bütün varlığın diliyle övülmeye lâyık ve her an ancak O’na hamd edilen tek yüce varlık anlamlarına gelir.” 38 Hasîb الحسيب “Hesap gören. Aynı zamanda hesap gören, muhasebeci ve sayman anlamına gelmektedir. “Kulların yaptıklarını muhasebeye tâbi tutan.” “Amellerin karşılığını verme hususunda kâfi olan.” “Onlar peygamberler Allah’ın gönderdiklerini tebliğ edenler, O’ndan korkanlar ve Allah’tan başka hiç kimseden korkmayanlardır. Hasîb olarak Allah yeter.” Ahzâb33/, 39 Hasîb, herkesin yaptıklarını tâkdir edip bütün ayrıntılarıyla bilen ve her insana yaptıklarının karşılığını veren anlamına gelir.” 39 Hayy الحيّ “Her zaman diri olan. Hayy, ezelî ve ebedî diri olan, uyuklama, yorulma gibi noksanlıklardan uzak olan. Var. Diri, tam ve mükemmel mânâsıyla hayat sâhibi demektir.” 40 Kābid القابض “Sıkan, daraltan. Kābid, Allah’ın, her şeyi sonsuz kudreti altına alan, bu kudretiyle kuşatıp kavrayan, her şeyi emri altına alıp tutan en yüce varlık olduğu anlamına gelir. Dilediğine darlık veren, sıkan, daraltan demektir.” 41 Kādir القادر “Kudretli, kudret sâhibi, tükenmez kudreti olan, istediğini dilediği gibi yapmaya muktedir olandır. Her türlü güç ve kuvvet de O’ndandır el-Bakara, 2/20. İstediğini, istediği gibi yaratmaya muktedir olan, gücü yeten demektir.” 42 Kahhâr القهّار “Kahreden. Kahhâr, Allah’ın ziyâdesiyle kahredici, yok edici yüce bir varlık olduğu anlamına gelir. Sonsuz kudretinin karşısında hiçbir kimsenin gücü ve kudreti olamaz. Ama serbest irâdeleriyle O’nun karşısına çıkma cüretini gösterenlere de lâyık oldukları cezâları tam olarak verecektir. Allah’ın kayıtsız üstünlüğüne sınır koyacak hiçbir varlık yoktur. Her şeye, her istediğini yapacak sûrette, gâlip ve hâkim demektir. “ 43 Kaviyy القويّ “Kuvvetli. Kavî, kudretli, güçlü ve sınırsız kuvvet sâhibi olan anlamına gelir. Müslümanlar, her şeyin Allah’ın kudret ve kuvveti karşısında güçsüz olduğu; Allah’a boyun eğmek zorunda olunduğuna inanırlar. Pek kuvvetli demektir. İslam inancına göre bedenen ve ruhen güçlü olmak için günde 116 kez zikrin devamı gereklidir.” 44 Kayyûm القيّوم “Ayakta tutan, yarattıklarının işini çeviren, her işleneni bilen, evveli olmayan demektir.” 45 Kebîr الكبير “Büyük, yüce anlamında olup Allah’ın kâinatı hüküm ve kudretiyle idâre eden, her şeyi hükmü altına alan olduğunu belirtir ve pek büyük demektir.” 46 Kerîm الكريم “Cömert, kerem sâhibi; muktedirken affeden, cömertlik duygusunu veren, va’dini yerine getirendir. Çok ikrâm edici, kerîmi olan demektir.” 47 Kuddüs القدّوس “Tertemiz. Kuddûs, Haşr Sûresi, son âyetler. Yeni Ahit’in Arapça çevirilerinde de yer alır. Her türlü hatâ, gaflet ve âcizlikten uzak, eksiklikten berî, mutlak kemâl sâhibi anlamına gelir. Kur’an’da Allah’ın, sonradan olma ve hiçbir tasvir kayıtlarına sığmayan, hakkında hiçbir eksiklik düşünülemeyen en mukaddes olan en yüce varlık olması, bu ismiyle de anlatılmıştır. Her türlü eksiklik ve ayıplardan münezzeh, arı olan demektir.” 48 Latîf اللطيف “İnce, letâfetli. Allah’ın güzel adlarından Esmâu’l Hüsna birisi, kelime olarak latif, ince hoş, nüfuz edici, saydam, güzel, yumuşak, gizli, derin, lütufkâr gibi anlamları dile getirir.” 49 Mâcid الماجد “Şânlı. Mâcid, ulu ve cömert, şânı yüce anlamlarını taşımaktadır. Kadri ve şânı büyük, kerem ve müsâmahası bol demektir.” 50 Mâlik-ül Mülk مالك الملك “Mülkün gerçek ezeli ve ebedi sâhibi.” 51 Mâni المانع “Engel olan. Mâni, bâzı şeylerin meydana gelmesine müsâde etmeyen, engelleyen demektir.” 52 Mecîd المجيد “Şerefli. Mecîd şan, şeref, büyüklük ve kudretinden dolayı yüce olan ve güzel işlerinden dolayı sevilip övülendir. Şeref, ancak kendi emir ve yasaklarına uymakla elde edilebilir. Şânı şerefi çok üstün olan demektir.” 53 Melik الملك “Hükümdar. Melik mülkün sâhibi, mülk ve saltanatı devamlı olan demektir. Kur’an’ın ilk ve son sûresinde Fâtiha ve Nâs sûresi Allah’tan Melik olarak söz edilir; yâni bir Müslüman için mülk sâhibi, bütün eşyânın ve yaratılanların tek mâlikidir. Bütün varlıkların üzerinde emretme, istediği gibi tasarruf etme, hiçbir şarta bağlı olmaksızın sâhip olma O’na mahsustur. Yarattıklarına emretme, sakındırma, cezâlandırma, istediğini zelîl, dilediğini de azîz etme kudretine sâhip olan yalnız Allah’tır. O, yarattığı mülkünde ve orada olanların hepsinde yegâne hükümdardır ve sonsuz kudretiyle onları idâresi altında tutan tek Allahtır.” 54 Metîn المتين “Sağlam, metânetli, kuvveti çok şiddetli olup hiçbir iş zor gelmeyen, pek güçlü demektir.” 55 Mu’ahhir المؤخّر “Geride bırakan, erteleyen, her şeyden sonra yine var olan; O’na uymayanları zelîl edip arkada bırakan, istediğini geri koyandır. Sonunda yine sadece O var olarak kalacaktır.” 56 Mucîb المجيب “İcâbet eden. O’na yalvaranların isteklerine karşılık veren, teklifleri bilendir el-Bakara, 2/186. Kendine yalvaranların isteklerini veren, duâları kabul eden, icâbet eden demektir.” 57 Muğnî المغني “Zenginleştiren, dilediğine zenginlik veren, ihtiyaçlarını gideren, müstağni kılan demektir.” 58 Muhsî المحسي “Sayan, iyilik eden, ihsan eden, hayırsever” 59 Muhyî المحيي “Canlandıran, dirilten. Muhyî dirilten, canlandıran, hayat veren, vâr ve ihyâ eden, dirilten, can bağışlayan, sağlık veren demektir.” 60 Muîd المعيد “Döndüren. Muîd, yaratılmışları yok ettikten sonra tekrar yaratandır. O’ndan başka yaratıcı olamaz. Yaratılmışları yok ettikten sonra tekrar yaratan demektir.” 61 Muiz المعز “İzzet veren. Aziz kelimesinden türetilen Muiz, izzet ve azizlik veren anlamlarına gelir. Ayrıntılı bilgi için 62 Mukaddim المقدّم “Öne geçiren. Mukaddim, her şeyden önce olan, dilediğini öne alan; dilediğine maddî ve manevî nimetler verip yükselten, öne geçiren demektir. “Takdim eden” manasına da gelir.” 63 Mukît المقيت “Besleyen, rızıkları yaratan, bilen, tâyin eden, her yaratılmışın rızkını veren demektir.” 64 Muksit المقسط “Dürüst veya tasarruflu. Muksit, “Bütün işlerini dengeli yapan” anlamına gelir. Hükmünde ve fiillerinde adâletli olan demektir.” 65 Muktedir المقتدر “İktidar sahibi. Muktedir, gücü her şeye yeten, her şeyi dilediği duruma getiren, kuvvet sahibi demektir. Kehf suresinin 45. ayetinde, Kamer suresinin 42. ve 55. ayetlerinde geçer.” 66 Musavvir المصور “Tasarımlayan, şekillendiren. Yaratmış olduğu varlıkları şekillendiren ve durumlarını tâkdir eden demektir.” 67 Mübdî’ المبدىء “Varlık veren. Mübdî, hiç yoktan ortaya koyan, vâreden, yaratandır. Allah’tan başka yaratıcı yoktur. Yaratıkları maddesiz ve örneksiz olarak baştan yaratan olan Allah’ın adıdır. “ 68 Müheymin المهيْمن “Belirleyici.” 69 Mü’min المؤمن “Güvenen. İsim Allah’a izafe edildiğinde anlam değişikliği yapılarak ismi mef’ul güvenilen şeklinde anlamlandırılır.” 70 Mümît المميت “Öldüren, can alan. Mümît, öldüren, ölümü her canlıya tâkdir edip bunu uygulayan, yaratıkların ölümünü yaratan, öldüren demektir.” 71 Müntakim المنتقم “İntikam alan. Ancak din bilginlerince intikam alma Allah’a yakıştırılamadığı için “günahkârlara adaletiyle müstahak oldukları cezayı veren” şeklinde açıklamalarla ismin antropomorfik çağrışımı yok edilir.” 72 Müteâli المتعالِ “Her şeyden yüce. Müteâli, yüksek ve yüce, bilinenlerin en üstünü demektir. Akıllı yaratılmışlarda mümkün gördüğü her şeyden çok yücedir.” 73 Mütekebbir المتكبّر “Bütün ihtişamın sahibi, Büyük ve büyüklenen.”[7] Mütekebbir, “zatının ve sıfatlarının mahiyeti bilinemeyecek kadar ulu” anlamına gelir.[8] Arapça kökünden mütefa’il vezninde türetilen bir kelimedir. Mütekebbir, kibirlenen, büyüklenen anlamına gelir. Yaklaşık olarak aynı anlama gelen Müstekbir kelimesi de aynı kökten türemiş kelimelerdendir. Aynı kökten türetilen diğer kelimeler kibir, kibriya, ekber vb. dir. Bu manalar yergi ifade etmekte olup Allah’tan başka varlıklar için söz konusudur.[8] Tanrı için kullanıldığında ululuk sahibi, her şeyde ve her hadisede büyüklüğünü gösteren anlamları verilir. İsim ayrıca antropomorfik çağrışımlar açısından dikkat çekicidir.” 74 Müzil المذل “Zillet veren. Müzil, yüce Allah’ın lâyık olanları zillete düşüren, zelîl kılan, onları hor ve hakîr eden anlamına gelen bir sıfat isimdir. Zillete düşüren, hor ve hakir eden demektir.” 75 Nâfi النافع “Faydalandıran. Nâfi, hayr ve menfaat verecek şeyleri yaratan, faydalandıran anlamına gelir.” 76 Nûr النور “Evreni nurlandıran. Nûr, rûhânî ışık, âlemleri nûrlandıran, dilediğini nûr eden, nûr olan demektir. “ 77 Râfi الرافع “Yücelten. Râfi, kaldıran, yükselten, dereceleri yükselten ve yüksek olan anlamlarına gelir. Gönülleri îmân ve irfan ışığıyla parlatan, yüksek gerçeklerden haberdâr eden yüce Allah’tır. Her yönüyle yüce ve yüksek olan O’dur.” 78 Rakîb الرقيب “Kontrol ve gözetim altında bulunduran. Rakîb, görüp gözeten, murâkebe eden, bütün varlıklar üzerine gözcü olup bütün işlerini kontrol altına alandır. Bütün varlıklar ve bütün işler murakabesi altında bulunan demektir.” 79 Ra’ûf الرؤوف “Esirgeyen. Rauf, çok şefkat ve merhamet gösteren, çok esirgeyen, kolaylık sağlayan anlamındadır. Rauf’un anlamı ilk anda Rahîm’le benzer görünse de Kur’an’da Rauf ismi berâber geçtiği yerlerde Rahîm’den önce anılmıştır. Rauf’un kolaylık sağlaması anlamına örnek yaşlılık, hastalık ve zayıflık gibi hallerde bâzı ibâdetlerden muaf olma sayılabilir. “ 80 Reşîd الرشيد “Doğru yola eriştiren. Reşîd, bütün âlemleri dosdoğru bir nizam ve hikmetle âkıbetine ulaştıran demektir.” 81 Rezzâk الرزّاق “Rızıklandıran.” 82 Sabûr الصبور “Sabırlı olan, isyankârlardan acele intikam almayan demektir.” 83 Samed الصمد “Her şey kendisine muhtaç olan, kendisi ise hiçbir şeye muhtaç olmayan. Geleneksel meâl çalışmalarında Samed kelimesine birebir tercüme şeklinde anlam verilmez ve “kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama her şey ona muhtaç olan; tüm canlıların ihtiyaçlarını gideren ve her türlü istekte doğrudan kendisine başvurulan” şeklinde açıklamalarda bulunulur.” 84 Şehîd الشهيد “Şâhit, her şeye şâhit olan, her şeyi hakkıyla gören, bilen ve muâmelesini de buna göre yapan demektir. Her zaman ve her yerde hâzır ve nâzır olan demektir. “ 85 Şekûr الشكور “Az şükredene dahi çok nimet veren.” 86 Selām السلام “Esenlik kaynağı. Selām, İslam sözcüğüyle aynı semantik kökten türer. Her çeşit âfet ve kaderlerden emin olan demektir. Selām ismiyle Allah, her türlü eminliğin, sâlimliğin aslı olup, ayıptan, kusurdan ve her çeşit eksikliklerden uzak olan yüce yaratıcı olduğunu kullarına belli etmiştir. Selam kelimesi aslında barış demektir. İbranicede karşılığı Şalom’dur. Selim, Süleyman Solomon isimleri bu kökten türemiştir.” 87 Semî السميع “İşiten, işitme kuvvetine sâhip olan ve işitme gücünü verendir. O, hiçbir şartla ve kayda bağlı olmaksızın işitir. Herşeyi işiten, kullarının niyazını kabul eden demektir.” 88 Tevvâb التوّاب “Tövbelere kucak açan. Tevvâb, tövbeleri çok kabul eden, tövbe kapısını açık tutarak tövbe etme imkânı veren, bağışlayan demektir. Buna göre Allah, samîmî olarak günahlardan dönüp tövbe edenleri bağışlayandır.” 89 Vâcid الواجد “İcâd eyleyen, varlığı kendinden olan. Vâcid, vâr olan ve her şeyi vâreden, icâd eyleyen; varlığı kendinden olan; dilediğini istediği anda var edip yaratandır. O’na karşı hiçbir şey kendini gizleyemez. İstediğini, istediği vakit bulan demektir.” 90 Vâhid الواحد “Eşi ve benzeri olmayan, zâtında tek olan. Vâhid; kendisinden başka olmamak, zâtında, sıfatlarında, işlerinde ve hükümlerinde, fiillerinde aslâ ortağı, dengi ve benzeri bulunmayan demektir. Sayılabilirlik, yâni iki değil, bir olmak demek değildir. Çünkü Allah sonsuzdur, ucu bucağı yoktur. Dolayısıyla bir sayıyla eşlemek imkânsızdır.” 91 Vâlî الوالي “Evreni ve evrende olan her şeyi yöneten. Vâlî yardım eden, destek veren, işleri düzenleyen, yöneten anlamlarını taşır. Bu muazzam kâinâtı ve bütün hâdisâtı tek başına idâre eden demektir.” 92 Vâris الوارث “Bütün servetlerin gerçek sâhibi. Vâris, bütün servetlerin gerçek sâhibi anlamına gelir. Varlığı devam eden, servetlerin hakiki sâhibi demektir. “ 93 Vâsi الواسع “Bağışlaması bol ve rahmeti çok olan. Yarattıklarına maddî ve manevî genişlik verendir. Lütfu bol olan demektir. “ 94 Vedûd الودود “Sevilen, çok şefkatli, muhabbetli, sâlih kullarını çok seven ve onlarca çok sevilen, onları rahmet ve rızâsına erdiren; sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya yegâne lâyık olandır. Sevgi ve dostluk hissini yaratandır. Kur’an’da iki sûrede Hûd90 ve Buruc14 geçmektedir.” 95 Vehhâb الوهّاب “Karşılıksız bolca veren. Vehhâb, Allah’ın karşılıksız olarak çok hîbe eden, çok fazla bağışlayan olduğu anlamına gelir. Hak sâhibi olmadıkları halde yarattıklarına çok çok verendir. Çok fazla ihsan eden, çeşit çeşit nimetleri daima bağışlayan demektir.” 96 Vekîl الوكيل “Vekil kılınan, hayatını Allah’a tevekkül ederek düzenleyen ve böylece O’na sığınanların işlerinde kendilerine yardım edendir; idâresinde hiçbir kayda ve şarta bağlı olmayandır. Tevekkül sâhiplerinin işini düzeltip onlardan daha iyi temin eden demektir.” 97 Velî الولي “Veli, dost, emir sâhibi ve iyi insanların, yâni müminlerin dostu velîsi olup onlara yardım ederek işlerini yönetendir.” 98 Zâhir الظاهر “Yarattıklarıyla varlığı aşikâr olan, görünen, varlığında hiç şüphe olmayan, varlığı her şeyden âşikâr olandır. Her yaratık, yaratanının görülen bir şâhididir.” 99 Zülcelâl-i vel-İkrâm ذو الجلال والإكرام “Şanlı ve İkrâmlı. Zülcelâl-i vel-İkrâm hem azamet, hem de fazl-u kerem sâhibi demektir.” [9] Kaynakça Karagöz, İsmail 2007. ESMA-İ HÜSNA PDF. Ankara Diyanet İşleri Bakanlığı Yayınları. s. 534. Müslim, Zikr, 5 ,II, 2063 THE FOREIGN VOCABULARY OF THE QURAN By ARTHUB JEFFEBY, Ph. D. Professor of Semitic Languages School of Oriental Studies Cairo 1938 Akademik çalışma Dr Ramazan SÖNMEZ Diller TDV İslam Ansiklopedisi, Bekir Topaloğlu Diyanet Dini kavramlar sözlüğü
Esma'ül Hüsna Allah'ın güzel isimlerini anlatmaktadır. Allah resulü Hz. Muhammed hadislerinde de belirtmiş olduğu Esma’ül Hüsna ve faziletlerinin önemli olduğu bilinmektedir. İşte Allah'ın 99 ismi olan Esmaül Hüsna...ESMAÜL HÜSNA NE DEMEK?İsmin çoğulu olan “esmâ” kelimesi ile “en güzel” anlamındaki “hüsnâ” kelimesinin oluşturduğu bir sıfat tamlaması olan “esmâ-i hüsnâ”, “en güzel isimler” anlamında Yüce Allah’ın bütün isimleri için kullanılan bir terimdir. Kur’an-ı Kerim’de, “Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır. En güzel isimler O’na mahsustur.” Tâhâ, 20/8; “...En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar O’nun şanını yüceltmektedirler. O galiptir, hikmet sahibidir.” Haşr, 52/24 mealindeki âyetlerde ifade edildiği gibi en güzel isimler Allah’a mahsustur. Çünkü bütün kemal ve yetkinliklerin sahibi O’dur. O’nun isimleri en yüce ve mutlak üstünlük ifade eden kutsal nitelemelerdir. ÖZGÜN 4 Halife kimdir? Dört Halife isimleri Allah Teala’nın Kur’an’da ve sahih hadislerde geçen pek çok ismi vardır. Kul bu isimleri öğrenerek Allah’ı tanır, O’nu sever ve gerçek kul olur. Kur’an’da, “En güzel isimler Allah’ındır. O hâlde O’na o güzel isimlerle dua edin...” Arâf, 7/180 buyrularak, esmâ-i hüsnâ ile dua ve niyazda bulunulması istenmiştir. Esmâ-i hüsnânın birden fazla olması, işaret ettiği zâtın birden çok olmasını gerektirmez, bütün isimler o tek zâta delalet ederler “De ki İster Allah deyin, ister Rahmân deyin, hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler ona aittir.” İsrâ, 17/110ESMAÜL HÜSNA İSİMLERİ VE ANLAMLARIAllah Eşi benzeri olmayan, Tek ilah, isimlerin sultanıEr-Rahman Tüm yaratılanlara merhamet edenEr-Rahim Ahirette inananlara sonsuz ihsan, ikram ve lütufta bulunanEl-Melik Tüm evrenin sahibi, saltanatı ve mülkü sürekli olanEl-Kuddüs Tüm eksikliklerden uzakEs-Selam Tüm tehlikelerden selamete çıkaranEl-Mü'min Koruyan, GüvenilenEl-Müheymin Her şeyi gören ve gözetenEl-Aziz Her şeyin galibi ve izzet sahibi olanEl-Cebbar Kudret sahibi olanEl-Mütekebbir Eşi benzeri olmayan büyüklükte olanEl-Halık YaratanEl-Bari Kusursuz ve eksiksiz yaratanEl-Musavvir Tüm varlıklara şekil verenEl-Gaffar Mağfireti bol olanEl-Kahhar Her şeye hakim olanEl-Vehhab Karşılıksız verenEl-Rezzak Rızık verenEl-Fettah Dardan kurtaranEl-Alim Her şeyi bilen ve görenEl-Kabıd Dilediğini darlık verme gücü olanEl-Basıt İstediğine bolluk verenEl-Hafıd Kafirleri alçaltan ÖZGÜN Halid bin Velid kimdir? Halid bin Velid müslüman oluşu, savaşları, hayatı Er-Rafi İnananları yükseltenEl-Mu'ız Aziz kılan, dilediğini yüceltenEl-Müzil Dilediğini değersiz kılanEs-Semi Her şeyi duyanEl-Basir Her şeyi görenEl-Hakem Mutlak hakimiyete sahip olanEl-Adl Adil olanEl-Latif Kullarına değer verenEl-Habir Her şeyi bilenEl-Halim Ceza verirken acele etmeyenEl-Azim YüceEl-Gafur Affedici olanEş-Şekur Az amelde bile çok sevap verenEl-Aliyy YüceEl-Kebir Büyük olanEl-Hafiz KoruyanEl-Mukit Yaratılana rızkını verenEl-Hasib Hesaba alanEl-Celil Yüksek sıfatları olanEl-Kerim İkram edenEr-Rakib Gören ve gözetenEl-Mucib Dualarını kabul edenEl-Vasi Rahmeti ve ilmi bol olanEl-Hakim HikmetliEl-Vedud Kullarını sevenEl-Mecid Şerefi yüksek olanEl-Bais Ölmüş olanları diriltenEş-Şehid Her zaman ve her yerde hazır olanEl-Hakk Hakkı gösteren ÖZGÜN İslam'ın 5 şartı nedir? El-Vekil Tevekkül edenlerin işlerini yoluna koyanEl-Kaviyy KudretliEl-Metin Güçlü olanEl-Veliyy İnananlara dost olanEl-Hamid Övgüye layık olanEl-Muhsi Tüm varlıkların sayısını bilenEl-Mübdi Yoktan var edenEl-Muid Öldüren ve sonrasında tekrar diriltenEl-Muhyi Dirilten, can verenEl-Mümit ÖldürenEl-Hayy Sonsuz hayata sahip olanEl-Kayyum Varlıkları ayakta tutanEl-Vacid istediğini her zaman bulanEl-Macid Şanı yüce olanEl-Vahid Eşi benzeri olmayanEs-Samed Muhtaç olunanEl-Kadir KudretliEl-Mektedir Her şeye gücü yetenEl-Mukaddim İstediğini yükseltenEl-Muahhir Dilediğini geri bırakanEl-Evvel EzeliEl-Ahir EbediEl-Zahir Varlığı açık olanEl-Batın Mahiyeti gizli olanEl-Vali Sahip olanEl-Müteali YüceEl-Berr İyiliği bol olanEt-Tevvab Günahları affedenEl-Müntekim İntikam alanEl-Afüvv AffedenEr-Rauf Merhametli olanMalik-ül Mülk Tüm varlıkların sahibi olanZül-Celali vel İkram Celal sahibiEl-Muksit Adaletli olanEl-Cami Mahşer günü bir araya toplayanEl-Ganiyy Kimseye muhtaç olmayanEl-Mugni MüstağniEl-Mani İstediği bir şeye mani olanEd-Darr istediğine zarar verenEn-Nafi istediğine fayda verenEn-Nur Alemi aydınlatanAl-Hadi Hidayet sahibiEl-Bedi Benzersiz yaratanEl-Baki EbediEl-Varis Tüm her şeyin tek sahibiEr-Reşid Yol gösterenEs-Sabur Ceza vermek için acele etmeyenESMAÜL HÜSNA FAZİLETLERİHer şeyin tek hakimi olan, herkesin O’ndan geldiği ve O’na dönecek olduğu Allah’ın 99 isminin, anlamlarının bilinmesinin önemi hem Kuran’ı Kerim’de hem de hadislerde belirtilmiştir. Mümin olan her kulun Allah’ın isimlerini dilinden düşürmemesi ve Allah’ı zikretmesi gerekmektedir. Esma’ül Hüsnaları okuyan, ezberleyen ve mümin kişiler ahirette cennet ile müjdelenmişlerdir. Allah Kuran’da her müminin kendisine Esma’ül Hüsnalar ile dua etmelerini bildirmiştir. ÖZGÜN Kenzül Arş Duası ne için okunur? Kenzül Arş Duası Arapça okunuşu ve Türkçe manası
Esma’ül-Hüsna Nedir?Allah’ın 99 ismi yani Esma’ül-Hüsna En güzel isimler Allah’a ait olan isimlerdir ve hem Kur’an’da hemde hadislerde zikredilmiştir. Allah’ı ifade amacıyla kullanılan bu isimler Allah’a izafe edilen fiil veya sıfatlardan en güzel isimlerine Esma’ül-Hüsna denir. Bu tabir yine Allah’a aittir ve Kuran’da Haşr Suresinin 24. ayetinde şu şekilde ve Latincesi هُوَ اللَّهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْأَسْمَاء الْحُسْنَى يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُHuvallâhul hâlikul bâriûl musavviru lehul esmâul husnâ, yusebbihu lehu mâ fîs semâvâti vel ardardı ve huvel azîzul hakîmhakîmu.Anlamı O Allah, yaratandır, vâredip olgunlaştırandır, sûret verendir, onundur bütün güzel adlar; tenzîh eder onu ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde ve odur üstün, hüküm ve hikmet bu güzel isimleri ile O’nu çağırmamızı ve dua etmemizi isteyerek Araf Suresinin 180. ayetinde şöyle buyurmuştur;Arapça ve Latincesi وَلِلّهِ الأَسْمَاء الْحُسْنَى فَادْعُوهُ بِهَا وَذَرُواْ الَّذِينَ يُلْحِدُونَ فِي أَسْمَآئِهِ سَيُجْزَوْنَ مَا كَانُواْ يَعْمَلُونَVe lillâhil esmâul husnâ fed’uhu bihâ ve zerûllezîne yulhıdûne fî esmâihesmâihî, se yuczevne mâ kânû ya’melûnya’melûne.Anlamı Güzel adlar, Allah’ındır, o adlarla duâ edin ona ve onun adlarını başka anlamlara çekenleri, o adları başkalarına verenleri, onu, ona lâyık olmayan adlarla çağıranları bırakın, onlar, yaptıklarının cezâsını Esma’ül-HüsnaEsma’ül-Hüsna ile ilgili olarak Buhârî ve Müslim’de“Allah’ın 99 ismi vardır. Kim bunları ezberlerse îman eder ve ezbere sayarsa Cennete girer” buyurulmuştur.“Kim bunları Esmâ-i Husnâ’yı mânâlarını anlayarak sayar, bunlarla Allah’ı zikrederse Cennete girer.”Allah’ın 99 İsmi ve Anlamları Esma’ül-HüsnaNoİsimArapçasıAnlamı1AllahاللهKesin olmamakla beraber Arapça’da yaratıcı anlamına gelen El-İlah’dan türediği sanılır. Diğer bütün isimlerini kapsar.2RahmânالرحمنRahman, rahmet merhamet sonrasız olan, varlığının zamansal sonu şeyi çok iyi yüce, üstün ortaya sonu olmayan, zâtı gizli olan, cisim olarak öncesiz olan, varlığının zamansal başı genişlik şeyden haberdâr işi hikmetli zâtı hiç değişmeden muâmele zaman diri Mülkمالك الملكMülkün gerçek ezeli ve ebedi bırakan, veya tasarruflu65Muktedirالمقتدرİktidar ve can şeyden ve gözetim altında yola şey kendisine muhtaç olan, kendisi ise hiçbir şeye muhtaç kucak eyleyen, varlığı kendinden ve benzeri olmayan, zâtında tek ve evrende olan her şeyi servetlerin gerçek bol ve rahmeti çok bolca varlığı aşikâr vel-İkrâmذو الجلال والإكرامŞanlı ve VideoAllah’ın en güzel isimleri olan 99 ismini yani Esma’ül-Hüsna’sını aşağıdaki videodan anlamları ile birlikte dinleyebilirsiniz.
allahın 99 ismi arapça yazılışı