BESLENMEVE DİYET UZMANI TAYLAN KÜMELİ: Koruma kalkanımız olan bağışıklık sistemimizi güçlü tutmalı ve me ve diyet uzmanı Taylan Kümeli’nin görüşlerine başvurduk
KurumsalBeslenme Danışmanlığı. Sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı P.Taylan Kümeli liderliğinde, kurumların daha sağlıklı beslenerek daha verimli bir gündelik yaşama sahip olmaları için danışmanlık veriyoruz. Kurumsal Beslenme Danışmanlığında İş yerlerinde, çalışanlara sağlıklı beslenme seminerleri verilir ve
TaylanKümeli | Sağlıklı ve Dengede Bir Yaşam İçin Diyet ve Beslenme Programları Taylankumeli.com is a relatively low-traffic website, according to Alexa, which gave it a poor rank. Moreover, Taylan Kumeli has yet to grow their social media reach, as it’s relatively low at the moment: 1 LinkedIn share and 1 StumbleUpon view.
KÜMELİDEN BESLENME ÖNERİLERİ 1-Daha fazla sebze ve meyve yemek Her öğünde en az bir ve daha fazla meyve veya sebze yemeye özen gösterin.Mutfakta görebileceğiniz yerlere doğranmış çiğ sebzeler ve meyveler koyun. Humus, yer fıstığı ezmesi ve yoğurt gibi sağlıklı dip sosları elinizin altında tutun.
Tgrt Haber TV'de 'Ercan Gürses'le Haftasonu' programına konuk olan Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli, hep zayıf kalmanın ve sağlıklı beslenmenin ilginç tüyolarını anlattı.
cash. Beslenme ve Diyet Uzmanı Prof. Dr. Taylan Kümeli, sağlıklı yaşama ve sağlıklı beslenme tavsiyelerinde bulundu. Kümeli, ekmek tartışmalarına katılarak, “Ekmek düşmanlığı saçmalıktır” Haber’in konuğu olan Kümeli, bütün ünlü diyet listelerini bir kenara atarak, “Önceliklte diyet düşüncesini hayatımızdan çıkarmalıyız ve sağlıklı yaşama alışkanlıkları kazanmalıyız” dedi.’Dukan, Atkins, Sentez, protein diyetleri. Hangisi faydalıdır?’ sorusunu cevaplayan Kümeli, "21’inci yüzyılda artık, en başta; ’diyet’ sözcüğünü bir kenara bırakıp ’sağlıklı yaşam’ demeliyiz. Hep bir zaman dilimi içerisinde algılıyoruz beslenmenin düzeltilmesini; hâlbuki, hayata yayılmış, doğru beslenme alışkanlıkları kazanmalıyız" dedi."DİYETLER, ’PARMAK İZİ’ GİBİ OLMALI"Kümeli, popüler kültürün insanları sonuç odaklı yaşamaya ittiğini belirterek, "Atkins Diyeti, Beverly Hills Diyeti, bikini diyeti, zon diyeti ve bir sürü diyet türleri, dünyanın her yerine aynı olan genelgeçer beslenme doğrularından çok; sadece insanların verdikleri kiloya şartlanmış. 3 kilo, 5 kilo, 10 kilo, 20 kilo verdiren diyetler konuşuluyor. Oysa ’Sentez Diyeti’ adı altında ele aldığımız öğünler bütünü; sağlıklı beslenmeyi hayatımıza en doğru şekilde geçirmeyi öneriyor. Öncelikle insanların, obezitenin artış oranının farkına varmasını sağlamalıyız. Her 100 kişiden 30’u fazla kilo problemi yaşamaktadır. Obezite, dünyanın en ciddi problemlerinden biri olarak algılanıyor. Sentez Diyeti’nde kişilerin biyokimyasal özelliklerini kenara bırakmamalarını sağlayan bir norm ile kilo verilmesini amaçlıyoruz. Karbonhidrattan, proteinlere; yağdan, hormonlara ve enzimlere kadar kişinin vücut haritasından yola çıkıyoruz. Nasıl glikozunuz var, insilüniniz ne alemde, demir minareliniz nasıl, üre ve ürik asitiniz nasıl, bunları öğreniyor; kendi vücudunuz tanıyorsunuz. Parmak izleri gibi; herkesin ayrı bir diyeti olması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu."EKMEK DÜŞMANLIĞI SAÇMALIKTIR"’Diyet yapmanın da bir felsefesi olmalı’ diyen Taylan Kümeli, pragmatik diyetlerden uzak durulması tavsiyesinde bulunup, "Akdeniz ikliminden etkilenen insanlar olarak 12 maddelik bir Akdeniz tarzı beslenme önerebiliriz. Bu diyetin en önemli özelliği, günlük ihtiyacınız olan kaloriyi; sebze, meyve, kurubaklagil, ekmek, badem, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlardan edinmenizi sağlar. Elbette kırmızı et var; ama haftada iki kez... Elbette katı; yani doymuş yağlar vardır; ancak beslenmenizin yüzde 20’sinde. Esas öz; bütün beslenmenizi hazırlarken, zeytinyağı kullanmaktır. Peynir ve süt ürünleri kullanılacaksa, az yağlı olanları tercih edilmelidir. Mümkün olduğunca; balığa öğünlerde yer verilmelidir. Sağlıklı beslenmek varken; hayvansal gıdalara sabitlenmek tehlikelidir. Bu arada ekmek, enerji kaynağının özüdür. Ekmek düşmanlığı da saçmalıktır. Akdeniz beslenmesi, yüzde 65 karbonhidrat, yüzde 30 protein, yüzde 5 yağ kaynaklıdır. Dolayısıyla ekmek, olmazsa olmaz diyet öğesidir. Ekmeksiz, sağlıklı beslenme olamaz" dedi."BÜTÜN BEYAZLAR TEHLİKE SAÇIYOR"Sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı Kümeli, "Vücudumuz çok mükemmel organize edilmiş bir mekanizma... Vücudumuz ne kadar doğal ürün ile karşılaşırsa, o kadar rahat hareket ediyor. Eğer biz, vücudumuza alacağımız herhangi bir besini ne kadar işlenmiş olarak alırsak; o kadar zararlıdır. Buğdayı işleyip işleyip beyazlatırsanız, o ölçüde tehlike saçar. Şeker de öyle... O yüzden beyaz ekmek yenmesin! Beyaz ekmek, çok hızlı kana karışarak, tokluk hissinin daha çabuk gitmesine ve acıkmamıza yol açıyor. Beyaz ekmek tukaka değil; ama onun yerine çok tahıllı ekmek daha faydalıdır" tavsiyesinde bulundu."YEMEYİ DÜŞÜNMEKTEN VAZGEÇİN"’Kendini yemekten alıkoyamayanlara’ uyarılar yapan Kümeli, "Önce yemeyi düşünmekten vazgeçmek ile başlayabilirsiniz. Elbette hepimiz boğazımı doyurmak üzere hareket ediyoruz, ’ekmek parası için çalışmak’ diye bir de deyim bile var. Hepimiz için beslenmek, doymak, tokluk hissetmek mutluluk kaynaklarından bir tanesi; ama en önemlisi hayatımızı yemek dışında başka pencereler de açmak gerekir. Yemek yemenin dışında hayatta daha güzel şeyler olduğunu; sağlıklı olmanın, daha iyi görünmenin, vücudun hareket ederken daha rahat olduğunu hissetmeyi fark etmeliyiz. Aç karnına alışveriş yapıyorsanız, sakız çiğneyin yoksa zarar edersiniz. Doymuş yağdan uzak durun ve posalı gıdalarla beslenin" diye konuştu.
Taylan Kümeli, ekmek tartışmalarına katılarak, “Ekmek düşmanlığı saçmalıktır” dedi. TGRT Haber’in konuğu olan Kümeli, bütün ünlü diyet listelerini bir kenara atarak, “Önceliklte diyet düşüncesini hayatımızdan çıkarmalıyız ve sağlıklı yaşama alışkanlıkları kazanmalıyız” dedi. "DİYET YOK; SAĞLIKLI YAŞAMAK VARDIR" 'Dukan, Atkins, Sentez, protein diyetleri... Hangisi faydalıdır?' sorusunu cevaplayan Kümeli, "21'inci yüzyılda artık, en başta; 'diyet' sözcüğünü bir kenara bırakıp 'sağlıklı yaşam' demeliyiz... Hep bir zaman dilimi içerisinde algılıyoruz beslenmenin düzeltilmesini; hâlbuki, hayata yayılmış, doğru beslenme alışkanlıkları kazanmalıyız" dedi."DİYETLER, 'PARMAK İZİ' GİBİ OLMALI" Kümeli, popüler kültürün insanları sonuç odaklı yaşamaya ittiğini belirterek, "Atkins Diyeti, Beverly Hills Diyeti, bikini diyeti, zon diyeti ve bir sürü diyet türleri, dünyanın her yerine aynı olan genelgeçer beslenme doğrularından çok; sadece insanların verdikleri kiloya şartlanmış. 3 kilo, 5 kilo, 10 kilo, 20 kilo verdiren diyetler konuşuluyor. Oysa 'Sentez Diyeti' adı altında ele aldığımız öğünler bütünü; sağlıklı beslenmeyi hayatımıza en doğru şekilde geçirmeyi öneriyor. Öncelikle insanların, obezitenin artış oranının farkına varmasını sağlamalıyız. Her 100 kişiden 30'u fazla kilo problemi yaşamaktadır. Obezite, dünyanın en ciddi problemlerinden biri olarak algılanıyor. Sentez Diyeti'nde kişilerin biyokimyasal özelliklerini kenara bırakmamalarını sağlayan bir norm ile kilo verilmesini amaçlıyoruz. Karbonhidrattan, proteinlere; yağdan, hormonlara ve enzimlere kadar kişinin vücut haritasından yola çıkıyoruz. Nasıl glikozunuz var, insilüniniz ne alemde, demir minareliniz nasıl, üre ve ürik asitiniz nasıl, bunları öğreniyor; kendi vücudunuz tanıyorsunuz. Parmak izleri gibi; herkesin ayrı bir diyeti olması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. "EKMEK DÜŞMANLIĞI SAÇMALIKTIR" 'Diyet yapmanın da bir felsefesi olmalı' diyen Taylan Kümeli, pragmatik diyetlerden uzak durulması tavsiyesinde bulunup, "Akdeniz ikliminden etkilenen insanlar olarak 12 maddelik bir Akdeniz tarzı beslenme önerebiliriz. Bu diyetin en önemli özelliği, günlük ihtiyacınız olan kaloriyi; sebze, meyve, kurubaklagil, ekmek, badem, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlardan edinmenizi sağlar. Elbette kırmızı et var; ama haftada iki kez... Elbette katı; yani doymuş yağlar vardır; ancak beslenmenizin yüzde 20'sinde... Esas öz; bütün beslenmenizi hazırlarken, zeytinyağı kullanmaktır. Peynir ve süt ürünleri kullanılacaksa, az yağlı olanları tercih edilmelidir. Mümkün olduğunca; balığa öğünlerde yer verilmelidir. Sağlıklı beslenmek varken; hayvansal gıdalara sabitlenmek tehlikelidir. Bu arada ekmek, enerji kaynağının özüdür. Ekmek düşmanlığı da saçmalıktır. Akdeniz beslenmesi, yüzde 65 karbonhidrat, yüzde 30 protein, yüzde 5 yağ kaynaklıdır. Dolayısıyla ekmek, olmazsa olmaz diyet öğesidir. Ekmeksiz, sağlıklı beslenme olamaz" dedi. "BÜTÜN BEYAZLAR TEHLİKE SAÇIYOR" Sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı Kümeli, "Vücudumuz çok mükemmel organize edilmiş bir mekanizma... Vücudumuz ne kadar doğal ürün ile karşılaşırsa, o kadar rahat hareket ediyor. Eğer biz, vücudumuza alacağımız herhangi bir besini ne kadar işlenmiş olarak alırsak; o kadar zararlıdır. Buğdayı işleyip işleyip beyazlatırsanız, o ölçüde tehlike saçar. Şeker de öyle... O yüzden beyaz ekmek yenmesin! Beyaz ekmek, çok hızlı kana karışarak, tokluk hissinin daha çabuk gitmesine ve acıkmamıza yol açıyor. Beyaz ekmek tukaka değil; ama onun yerine çok tahıllı ekmek daha faydalıdır" tavsiyesinde bulundu. "YEMEYİ DÜŞÜNMEKTEN VAZGEÇİN" 'Kendini yemekten alıkoyamayanlara' uyarılar yapan Kümeli, "Önce yemeyi düşünmekten vazgeçmek ile başlayabilirsiniz. Elbette hepimiz boğazımı doyurmak üzere hareket ediyoruz, 'ekmek parası için çalışmak' diye bir de deyim bile var. Hepimiz için beslenmek, doymak, tokluk hissetmek mutluluk kaynaklarından bir tanesi; ama en önemlisi hayatımızı yemek dışında başka pencereler de açmak gerekir. Yemek yemenin dışında hayatta daha güzel şeyler olduğunu; sağlıklı olmanın, daha iyi görünmenin, vücudun hareket ederken daha rahat olduğunu hissetmeyi fark etmeliyiz. Aç karnına alışveriş yapıyorsanız, sakız çiğneyin yoksa zarar edersiniz. Doymuş yağdan uzak durun ve posalı gıdalarla beslenin" diye konuştu.
Büyüme, gelişim ve sağlıklı beslenme açısından gerekli temel besin maddelerini içeriğinde bulunduran mucizevi meyve Mangosten, Alzheimer’dan tüberküloza kadar birçok hastalığın tedavisinde öne çıkıyor. Kabukları ve diğer kısımları ile de sağlık açısından önemli bir ayrıcalığa sahip olan Mangosten, özellikle Asya ülkelerinde geleneksel tıbbın bir parçası haline gelmiş durumda. İnsan sağlığı üzerinde önemli etkisi olan ve mucizevi meyvelerden biri olarak kabul edilen Mangosten, özellikle çağımızın en yaygın rahatsızlıklarından biri olan Alzheimer’ı önleyici özelliklere sahip bulunuyor. Mangosten’in, hasar gören, yaşlanmayı yavaşlatan, fiziksel ve zihinsel bozulmaların önlenmesine yardımcı olan iyileştirici özelliklere sahip olması, meyveler arasında ayrıcalıklı bir yerde konumlandırılmasına neden oluyor. Mangosten kabuğunun kurutulmuş tozu dizanteri tedavisinde, macunu ise egzamayı ve bazı deri rahatsızlıklarını tedavi etmek için kullanılabiliyor. Sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli, Mangosten’in hücre onarıcı özelliğinden diş eti problemlerini iyileştirmeye kadar birçok faydasının bulunduğunu söyledi. Koroner kalp hastalıklarına karşı koruma sağlıyor C vitamini tarafından zengin aynı zamanda düşük kalorili olması ile öne çıkan Mangosten’in kolestrolü düşürmeye yardımcı olduğunu vurgulayan Kümeli, zararlı bakterilere karşı önleyici etkisi ile de tüberküloz hastalarının iyileşme sürecinde etkili olduğunu ifade etti. Mangosten'de bulunan antioksidanların kanseri ve diğer kardiyovasküler hastalıkları önlemeye yardımcı olduğunu kaydeden Kümeli, “Mangosten ayrıca bakır, manganez ve magnezyum gibi yüksek miktarda mineral içerir. Potasyum, hücrelerin ve vücut sıvılarının önemli bir bileşeni olduğu için kalp atış hızı ve kan basıncını kontrol eden darbelere ve koroner kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar” bilgisini verdi. Siyatik ağrılarını hafifletiyor Mangosten, ilaç tedavisi ile kontrol edilemeyen siyatik ağrılardan rahatsız olanlar için de son derece yararlı özellikler içeriyor. Kümeli, Mangosten'in günde 2-3 defa tüketilmesiyle hem ağrının hem de etkilerinin hafiflemesine etki edeceğini ifade ediyor. Mangosten’in A ve C vitaminin yanı sıra demir, kalsiyum ve potasyum açısından da oldukça zengin olduğunu söyleyen Kümeli, “Baş dönmesi, ruh hali değişikliği, hipertansiyon gibi adet öncesi semptomların azaltılmasında çok yararlı olabilir. Mangosten ayrıca periodontit olarak bilinen sakız hastalığına karşı savaşmak için bir silah görevi görür. Mangosten jölesi diş eti problemlerini iyileştirmeye yardımcı olur.” Diyerek, meyvenin yaprak ve kabuklarının ishal, dizanteri, pamukçuk ve idrar yolları rahatsızlıklarını tedavi etmede etkili olduğunu dile getiriyor. Yağ yakıyor, hücreleri onarıyor, enerji veriyor Mangosten’in kabuğunda bulunan ksanton bileşiklerinin diğer meyvelere göre daha yüksek oranda bulunduğunu kaydeden Taylan Kümeli, “Bunlar cilt hastalıklarının tedavisinde vücutta hasar görmüş hücreleri onararak, korumaktadır. Mangosten, birçok yaygın cilt probleminin tedavisinde oldukça etkili olan doğal antibakteriyel özelliklere sahip bir meyvedir. Mangosten kilo vermek için de ideal bir meyvedir. Yağ yakarak, kilo alımını önlemeye yardımcı olur” dedi. Kümeli, meyvenin gün boyunca enerjik hissetmek içinde tüketilebileceğini dile getirdi.
Haberler > Taylan Kümeli'den 7 Özel Diyet Önerisi - 1716 - 1741 Taylan Kümeli'den 7 Özel Diyet Önerisi Ünlü Beslenme Uzmanı Taylan Kümeli merak ettiğiniz soruları yanıtladı ve sizler için özel 7 diyet önerisi verdi. Türkiye’nin önde gelen Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli sağlıklı beslenme ve diyet hakkında tüm soruları cevaplandırdı. Gündemde olan diyetler ne kadar doğru ve etkili? Sağlıklı beslenme için nelere dikkat etmeli? İşte sorular ve yanıtları… Doğru beslenme programlarında kilo veren kişinin vücudundan yağ kaybı fazlalığı hangi bölgede varsa, zaten kayıp o bölgeden olur. Ancak uzun yıllar belli bölgelerde fazlalık yaşayan kişilerin özelliklerine göre fiziksel aktiviteler ve bir takım yiyecek önerilerim olur. Öncelikle sağlıklı beslenmeye geçiş zaten bireyin kendini beslenerek hem kendi vücudunu estetik açıdan mükemmmellleştirir,hem de daha sağlıklı hale getirir. Ancak eski zararlı beslenme alışkanlıklarına özlem duyuyorsa haftada bir öğün çok sevdigi muzur bir yiyecek ödül gibi bu yiyecekte miktarın ne kadar önemli oldugu ödül verilirken Süt doğduğumuz andan itibaren hayatımızda varolan ve varolması gereken bir besin. Sütün türevleri de öyle..Yani yogurt peynir Ancak eğer süte karşı intoleransımız veya süt alerjimiz varsa bunu tesbit edip o şekiilde beslenebiliriz. Bu besin grubunu hayatımızdan çıkarmak sadece yine popüler kültüre inanarak sağlığımıza zarar vermektir. Sağlıklı bir bedene sahip olmak için sadece bir mevsime odaklanmamak ilk ilk başladığı andan itibaren bedenine saygı duyarak beslenmeyi kendine hatırlatmak ise ikincisi… Günde 12 bardak su içmek,yemeklerini yavaş yemek,karbonhidratı öglen yemek,haftanın üç günü 45 yapmak. Kaynak
- 1250 Güncelleme - 0955 Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli, D vitamini eksikliğinde kemik gelişimi ve bağışıklık sisteminin zayıflamasının yanı sıra enerji tüketim dengelerinin de etkilenerek yağlanmanın kolaylaştığını açıkladı Sıkı bir diyet yapıyor, ancak yine de kilo veremiyorsanız dikkat… D vitamini eksikliği kilo vermenize engel olabilir. Özellikle kadınlarda daha sık rastlanan D vitamini eksikliği kilo vermeye etki eden unsurların başında geliyor. Sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli, D vitamini eksikliğinde kemik gelişimi ve bağışıklık sisteminin zayıflamasının yanı sıra enerji tüketim dengelerinin de etkilenerek yağlanmanın kolaylaştığını açıkladı. D VİTAMİNİ KİLO VERMEYİ ETKİLİYOR Dünya genelindeki insanların yaklaşık yüzde 50’sini etkilediği tahmin edilen D vitamini eksikliği; kemik gelişimden bağışıklık sistemine, çocuklarda büyüme gelişmeden diş çıkarmada gecikmeye kadar sağlımıza birçok açıdan etki ediyor. Ancak D vitamininin etkisi tüm bunlarla sınırlı kalmıyor. Yapılan son araştırmalar kilo vermeyi etkileyen unsurların başında D vitamini eksikliğinin de yer aldığını gösteriyor. Bahar aylarının gelip yaz aylarının yaklaşmasıyla kilo vermek için diyet yapan kişilerin sayısında da artış yaşandığını belirten Sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli, “ Kilo vermek ya da mevcut kilomuzu korumak sanıldığı kadar zor değil. Önemli olan vücudumuzun ihtiyacını iyi maalesef kilo verirken eksik ya da kulaktan dolma bilgilerle hareket edebiliyoruz. Kilo verirken dikkat etmemiz gereken unsurlardan biri de D vitamini değerlerimiz. Özellikle kadınlarda sıklıkla yaşanan D vitamini eksikliği kilo vermeyi etkileyen unsurların başında geliyor. D vitamininin kalp, beyin ve pankreas gibi birçok organımızda özel reseptörleri var. D vitamini reseptörlerine sahip dokulardan biri de kaslarımız. D vitamininden mahrum kalan kaslar daha çabuk yoruluyor ve o kasların metobolizmaları bozuluyor. Bu durum da enerji tüketim dengelerini olumsuz etkileyerek, yağlanmayı kolaylaştırıyor” dedi. “KİLO VEREMİYORSANIZ D VİTAMİNİ SEVİYENİZİ ÖLÇTÜRÜN" Kümeli, kilo programına aldıkları herkesin yeterli D vitamini stoğu bulunup bulunmadığına baktıklarını belirterek, “Bir kişide D vitamini değeri 21 mg’ın altındaysa bu rakamı 50-60 mg’lara yükseltmeye bize gösteriyor ki; D vitamini seviyesi iyileşen kişilerde açlıklarını kontrol etme, daha az yeme ve daha uzun süre tok kalma belirtileri başlıyor. Kilo programlarındaki yağ yakma hızları da artıyor. Ayrıca D vitamini, aynı omega-3 yağları gibi en fazla karın- göbek bölgesindeki yağların erimesine etki ediyor. Bunu da muhtemelen kalsiyumun etkinliğini artırarak başarıyor. Avrupa Endokrin Derneği Klinik Uygulama Kılavuzuna göre D vitamini alımında günlük idame dozlar; 1 yaşından küçük bebeklere günde 400 ünite, 1-18 yaş arası çocuklara günde 600 ünite, 18 yaş ve üzeri yetişkinlerde günlük 1000 ünitedir. Piyasada farklı formlarda D Vitaminleri bulunmasına karşın katkı maddesi ve BHA içermeyen, sprey formda D vitamini seçenekleri de bulunmaktadır. Son dönemlerde sprey formu gibi kullanımı kolay, saf zeytinyağı içinde sunulan D3 vitaminleri tercih edilmektedir. “ dedi. Taylan Kümeli, özellikle kilo veremeyenlerin muhakkak D vitamini seviyelerini ölçtürmeleri gerektiğini, aksi halde kilo vermenin oldukça zorlaşabileceğini sözlerine ekledi.
beslenme ve diyet uzmanı taylan kümeli